İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Abdest

Soru

Ağız dolusu kusmak abdesti bozar mı?

Cevap

Görüntülenme:10
Ağız dolusu, su olsun yemek olsun veya acı su olsun kusulduğunda abdesti bozulur.
Bir kimse su içse arkasından ağız dolusu kussa yine abdesti bozulur.
Ağız dolusunun ölçüsü şudur, sahih olan görüşe göre, kusuntuyu zorlanmadan ve meşakkat çekmeden ağızda tutamamaktır.
Bir kimse ağız dolusu balgam kussa, İmam-ı Âzam ve İmam-ı Muhammed’e göre abdesti bozulmaz, İmam-ı Ebu Yusuf’a göre karnından gelmişse bu durumda bozulur.
Bir kimse yemek ve suyla karışık balgam yutsa, ağız dolusu olursa yine abdesti bozulur. Az olursa abdesti bozmaz.
Bir kimse baştan inen kan kussa, âlimlerin ittifakıyla akıcı olursa bozulur, pıhtı olursa bozulmaz.
Bir kimse karnından kan kussa, eğer pıhtılaşmış ise, ağız dolusu olmadıkça bozmaz. Akıcı kan olursa, ağız dolusu olmasa dahi muhtar olan görüşe göre bozulur.
Bir kimse azar azar kussa, eğer kusma sebebi bir ise, toplandığında ağız dolusu olursa, İmam-ı Muhammed’e göre, abdesti bozulur. Az olursa bozulmaz. Esah olan görüşte budur.
Sebebin bir olduğu nasıl anlaşılır?
Bir kimse, heyecan ve böğürtü ile kusar ve sakinleşmeden önce yine kusarsa, sebeb bir demektir. Fakat sakinleşti, sonradan bir daha kusarsa, bu drumda da sebeb muhtelif demektir.

Kaynaklar

لَوْ قَلَسَ مِلْءَ فِيهِ مُرَّةً أَوْ طَعَامًا أَوْ مَاءً نَقَضَ. كَذَا فِي الْمُحِيطِ وَالْحَدُّ الصَّحِيحُ فِي مِلْءِ الْفَمِ أَنْ لَا يُمْكِنَهُ إمْسَاكُهُ إلَّا بِكُلْفَةٍ وَمَشَقَّةٍ.
وَلَوْ شَرِبَ مَاءً ثُمَّ قَاءَ صَافِيًا انْتَقَضَ الْوُضُوءُ
وَإِنْ قَاءَ مِلْءَ الْفَمِ بَلْغَمًا إنْ نَزَلَ مِنْ الرَّأْسِ لَمْ يَنْتَقِضْ وَإِنْ صَعِدَ مِنْ الْجَوْفِ لَمْ يَنْتَقِضْ عِنْدَهُمَا خِلَافًا لِأَبِي يُوسُفَ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - هَذَا إذَا قَاءَ بَلْغَمًا صِرْفًا فَإِنْ كَانَ مَخْلُوطًا بِشَيْءٍ مِنْ الطَّعَامِ وَغَيْرِهِ فَإِنْ كَانَ الطَّعَامُ مِلْءَ الْفَمِ يَكُونُ حَدَثًا وَإِلَّا فَلَا
وَإِنْ قَاءَ دَمًا إنْ كَانَ سَائِلًا نَزَلَ مِنْ الرَّأْسِ يَنْقُضُ اتِّفَاقًا وَإِنْ كَانَ عَلَقًا لَا يَنْقُضُ اتِّفَاقًا وَإِنْ صَعِدَ مِنْ الْجَوْفِ إنْ كَانَ عَلَقًا لَا يَنْقُضُ اتِّفَاقًا إلَّا أَنْ يَمْلَأَ الْفَمَ وَإِنْ كَانَ سَائِلًا فَعَلَى قَوْلِ أَبِي حَنِيفَةَ يَنْقُضُ وَإِنْ لَمْ يَكُنْ مِلْءَ الْفَمِ كَذَا فِي شَرْحِ الْمُنْيَةِ وَهُوَ الْمُخْتَارُ. كَذَا فِي التَّبْيِينِ وَصَحَّحَهُ عَامَّةُ الْمَشَايِخِ. هَكَذَا فِي الْبَدَائِعِ
وَإِنْ قَاءَ قَلِيلًا لَوْ جُمِعَ يَبْلُغُ مِلْءَ الْفَمِ قَالَ مُحَمَّدٌ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - إنْ اتَّحَدَ السَّبَبُ جُمِعَ وَإِلَّا فَلَا وَهَذَا أَصَحُّ كَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ
إذَا قَاءَ ثَانِيًا قَبْلَ سُكُونِ نَفْسِهِ مِنْ الْهَيَجَانِ وَالْغَثَيَانِ كَانَ السَّبَبُ مُتَّحِدًا وَإِنْ كَانَ بَعْدَهُ كَانَ السَّبَبُ مُخْتَلِفًا. كَذَا فِي الْكَافِي الشاملة الهندية 1/11

Abdest konusunda diğer sorular