İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Talak (Nikah Akdinin Belirli Sözlerle Bozulması)

Soru

Ben karıma sakin bir haldeyken “git” dedim. Bu sözü hanımımı üç defa boşamaya niyet ederek söyledim. Aynı sözü, birkaç yerde aynı niyetle tekrar ettim. Hanımımı boşamış olur muyum?

Cevap

Görüntülenme:15
Talak, lügat olarak bağı çözmek, serbet bırakmak demektir. Fıkıh da ise, talak ve benzeri lafızlarla nikah akdinin halde (bain talakla) ve ileride (ric’î talakla ) kaldırılmasıdır.
Şâfîlere göre talak, talak ve benzeri lafızlarla nikah akdini kaldırmak, Mâlikîlere göre, bağı çözmek ve nikahı salıvermek, Hanbelilere göre, nikah akdini veya bazısını çözmek demektir.
Hanefîlere göre talak, açık ve kinâye olmak üzere iki türlü sözcüklerle yapılır:
1-Sarih talak:Sadece talak da kullanılan sözcüklerle yapılan talaktır. Yani, niyetsiz açık sözlerle hükmü sabit olan boşamadır. Örneğin; seni boşadım, sen boşsun, vs. gibi açıkça talak sözcükleri kullanılarak yapılır.
2-Kinaye talak:Kinaye kelimesi lügat olarak kapalı manasına mastardır. Istılahta, boşamak için konulmamış fakat hem talaka hem de başkasına ihtimali olan sözcüklerle yapılan boşamadır. Diğer bir ifade ile talaktan başka şeye de yorumlanması mümkün olan ve halkın arasında talak vermede alışmadığı bir ifade ile verilen talaktır.
Bu sözcüklerle talaklar niyet bulunmadıkça veya öfke ve talak müzakeresi hali gibi bir karine bulunmadıktan sonra talak gerçekleşmez.
Fakat kinayelerin bir kısım sözcükleri halk arasında boşamada kullanıldığı bilindiğinden bunlar da sarih hükmünde olup niyete muhtaç değildir. Örneğin “sen bana haramsın” gibi. Bu konuda aşağıda daha geniş açıklama gelecektir.
Kinâye talaklarda kullanılan lafızlar üç kısımdır.
1-Boşamaya ihtimali olduğu gibi, karısı tarafından boşama talebini redetmeye de ihtimali olan sözcüklerdir. Örneğin hanımı “beni boşa” demesine karşılık beyi “kalk, git” demesi gibi. Beyin bu cevabında “seni boşadım, git” manası anlaşıldığı gibi “kalk da kötülük bitsin, git de aramızdaki anlaşmazlık ortadan kalksın” manası da anlaşılabilir. Redde veya cevaba ihtimal olan diğer sözler şunlardır; çık, git, kalk, baş örtünü takın, örtün, gurbete git, uzaklaş gibi.
2-Boşamaya ihtimali olduğu gibi, şetme (sövme) ve siteme ihtimali olan sözcüklerdir. Örneğin karısına sitem eden bir beyin “sen ayrılmışsın” demesi gibi. Bu sözcük “nikah kaydından ayrılmış” veya güzel ahlaktan ayrılmış” manasına da gelebilir. “Sen bâinsin” sözüde böyledir. Çünkü bu sözle de nikah bağından veya hayırdan ayrılmış manasına da gelebilir.
3-Redde, ve şetme (sövme) ihtimali olmayan, sadece talaka elverişli olan sözcüklerdir. Aynı zamanda bu sözcükler talak isteğine cevab da teşkil eder. Örneğin “rahmini temizle, iddet bekle, sen birsin, sen hürsün, seni serbest bıraktım, seç, emrin elindedir…” gibi. Bu sözlerden mesela, “sen birsin” sözü “bir talak boşsun” veya “kavminin içinde biriciksin” manalarında kinaye olabilir.
Bir kimse kinâye sözcüklerini söylerken üç hal içerisinde olur:
1-Rıza hali, bu öfke ve talakı müzakere kaydı olmayan haldir.
2-Öfke hali ki, kocanın kızgın veya dargın olduğu haldir.
3-Talakı müzâkere hali ki, koca ile hanımı arasında boşamadan bahsedildiği haldir.
Rıza halinde, üç çeşit kinâye sözcüklerinden ne kastedildiği kişinin niyetine bağlıdır. Eğer niyeti hanımı boşamaksa hanımı boş olur. Değilse boş olmaz. Çünkü bu lafızlarla hem talakı hem de başka bir şey kasdetmesi ihtimali vardır.
Öfke halinde, red ve cevap, sövme ve sitem olabilen sözcüklerle yapılan kinaye boşamalar niyete bağlıdır. Yani niyeti hanımını boşamayı kastetmişse hanımı boş olur, değilse olmaz. Sadece talaka elverişli olan sözler niyete bağlı değildir. Çünkü, her ne kadar bu sözler talaktan başka manaya da gelse, bu sözlerin redde ve şetme ihtimalleri olmayınca talak gerçekleşmiş olur. Bu durumda kazaen talak hükmü gerçekleşir. Burada boşadığına dair zahiri hal daha kuvvetlidir. Niyet ise gizli bir iştir. Bu durumda diyaneten kişi kendi haline yani niyetine bakar. Niyeti boşamaksa karısı boş olur, değilse olmaz.
Talakı müzâkere (boşamadan bahsettikleri) halinde, redde ihtimali bulunan lafızlarla talakın olabilmesi niyete bağlıdır. Niyeti boşama ise, hanımı boş, değilse olmaz. Talakı müzakere halinde şetme ve sadece talaka elverişli olan sözlerle talakın olması niyete muhtaç değildir. Bu halde bu sözlerle yapılan kinaye talaklar boşama niyetinde olmasa dahi hanımı boş olur.
Kinâye sözcüklerle kimi zaman ric’î kimi zamanda bâin talak vaki olur.
Boşamaya niyet edildiği takdirde ric’î talakın vaki olduğu Kinâye sözler şunlardır:
“İddet bekle, rahmini temizle, sen birsin, sen boşanılmışsın, talakının yolunu yolunu açtım, talak üzerine olsun, talakını sana borç verdim, talakını diledim, Allah talakını diledi, Allah talakına hükmetti, talak sanadır, ben senin talakından beriyim, sen falanın karısından daha taliksin gibi sözler. ‘Talakını sana sattım’ dediğinde hanımı buna karşılık “bedelsiz satın aldım’’ dese bir ric’î talak vaki olur. Sen benim karım değilsin, ben senin kocan değilim gibi tabirler, kimi âlime göre ric’î talak ve kimine göre de bâin talak vaki olur.
Kinaye sözcüklerle yapılan boşamalarda üçe niyet edilmişse üç defa boş olur. Bundan “İddet bekle, rahmini temizle, sen birsin, kendini seç” sözleri müstesnadır. Bunlar sarih hükmünde olup, iki üç talaka niyet edilse de bir ric’î talak vaki olur.
Boşamaya niyet edildiği takdirde bâin talakın vaki olduğu Kinâye sözler şunlardır:
“Sen benden ayrısın, sen ayrılmışsın, sen benden uzaksın, seni ayrı kıldım, sen salıverilmişsin, senden ayrıldım, seni terk ettim, seni serbest bıraktım, yolunu açtım, talakını terk ettim, benden halas oldun, benden uzak ol, benden git, muradına er, aramızda nikahı fesh ettim, aramızda nikah yoktur, karımdan başka oldun, seni bıraktım, kalk, git, çık, cehenneme git, örtün, başını ört, evlen, ehline katıl, şimdiden sonra anam ol, seni istemem kime istersen var, hangi yola istersen git, hür ol, azad ol, sen hürsün, sen azadsın, seni azadladım, bana yabancı ol, benim için üzerinde nikah yoktur, benim için üzerinde mülk yoktur, sen bâin talaksın gibi sözler. “Git evlen, git de evlen” bu iki tabirle boşanmaya niyet edilmese dahi boşamanın gerçekleşeceği görüşü tercih edilen görüştür. ‘’Dört yol sana açıktır’’ deyip ‘’hangi yolu istersen tut” sözleri ilave edilmediği takdirde talak gerçekleşmez. “Senden geçtim” sözü, bulunulan beldede “senden ayrıldım” manasında kullanılırsa bâin talak vâki olur. “Sen bana hınzır gibisin, sen bana meyte gibisin, sen bana şarap gibisin” sözleriyle boşamaya niyet edilirse bâin talak, “bin kere git” sözüyle şayet boşamaya niyet edilirse üç talak vâki olur.
Niyet olmadan halk arasında boşamada kullanıldığı bilinen şu tabirlerle de bâin talak meydana gelir: “ Sen haramsın, sen bana haramsın, ben sana haramım, sen bana nâ mahrem oldun, bana haram lazım gelir, üzerime haram olsun, helâlim haram olsun"
Boşamaya niyet edilse de talak olmayan sözler şunlardır:
“Ben senden beriyim, ben senin talakından beriyim, talakından beri oldum, talakından yüz çevirdim, talakını sevdim, talakını arzu ettim, talakına razı oldum, seni murat etmem, seni seni mübah kıldım, sen bana yaramazsın, benim sana ihtiyacım yoktur, seni sevmem, benim sana rağbetim yoktur, sana iştahım yok, seni istemem, Allah sana mübârek etsin, ben senden talikim, ben seninle evlenmedim, vallâhi sen benim karım değilsin, vallâhi sen benim karım olmadın, bana faydalı değilsin”.
Talaka ihtimal olmayan her lafızla niyet olsun olmasın talak vaki olmaz.
Fakat talaka ihtimali olan ve olmayan lafızları birlikte söylerse, örneğin “git ve ye” veya “git ve satın al” gibi lafızlarla İmam Ebu Yusuf’un görüşüne göre talak vaki olmaz. İmam Züfer’e göre talak vaki olur.
Şâfîlere göre, talak sarih ve kinaye lafızlarından birisiyle oluşur.
Sarih lafızlar, niyete muhtaç olmayan serah, (yolunu serbest bırakma) talak ve ayrılık kelimelerinden ve bu kelimelerin müştaklarından oluşur.
Kinaye lafızları, bu lafızlarla talakın oluşması niyete bağlıdır. Halin delaletine itibar olunmaz. Yani öfke ve rıza haline bakılmaz. Niyet bulunursa bir ric’î talak oluşur. İki veya üçe niyet edilmişse niyeti gibi olur. Kinaye lafızları şunlardır: “Sen ayrılmışsın, sen ayrısın, sen benden beri oldun, ben senden beriyim, sen benden bâin oldun, git, çık, benden uzak ol, git evlen istediğinle evlen, sen bâinen taliksin, sen benden boş oldun, benim sana hacetim yoktur, sana veda ettim, iddet bekle, elbette taliksin, sen bana haramsın”.
Mâlikilere göre, kinaye lafızları gizli ve açık olmak üzere iki kısımdır.
Gizli kinaye lafızlar, talaka delaleti açık olmayanlardır. Bu da üç kısıma ayrılır.
1-İçinde talak harflerinin bulunduğu fakat talakın oluşmasında örfte kullanılmayan lafızlardır.
2-Talak üzerine delaleti muhtemel olan lafızlarıdır. Git, ayrıl, seninle evlenmedim, sen hürsün, ehline katıl, bir şahsın “senin bir zevcen var mı?” sualine o şahsın “hayır” veya benim bir zevcem yok” gibi lafızlardır.
3-Talak ile lafız arasında bir alaka olan, Örneğin, “ye ve iç”, “gir”, “beni sula” gibi karısını boşamayı kast ettiği lafızlardır.
Gizli kinaî talaklarının hükmü, niyete tabidir. Niyet yoksa bir şey lazım gelmez. Talaka niyet etmişse talak vaki olur. Talaka niyet ederek bir talaka niyet etmiş ise, bir talak, birden fazlaya niyet etmişse, niyet ettiği aded talak vaki olur. Şayet bir kimse karısına “eve gir” dese ve üç talaka niyet etse üç talak vermiş olur. Eğer talaka niyet edip, niyetinde aded yok ise, bazı âlimler üç talak vaki olur, bazıları da, eğer zifaf yapılan kadın ise bir bâin talak, değilse bir ric’î talak vaki olur, demişlerdir.
2-Açık kinaye talakları beş kısma ayrılır:
1-Niyetindeki adede bakılmaksızın kendisiyle üç talakın vaki olduğu lafızlardır. Bu çeşit sözlerde kadın ister zifaf yapılsın ister yapılmasın fark etmez. Bu lafızlar ikidir. “nikahtan kesiksin” ve “ipin boynundadır (dilediğin yere git)” Bu iki lafız halkın arasında talak için kullanılması âded haline gelmişse durum bu şekildedir. Değilse bu lafızlar, gizli kinaye lafızları cümlesinden sayılır. Ve hükmü de o şekilde olur.
2-Kadın eğer zifaf yapılmışsa kendisine üç talakın vaki olduğu, zifaf yapılmamışsa ve adede niyet edilmemişse bir talakın vaki olduğu kısımdır. Bu da üç kısımdır:
a) Şu lafızla olur “sen bir bâin talaksın”. Bir kimse karısına bu lafzı dediği takdirde üç talak vaki olur. Karısıyla sadece nikah yaptırıp zifaf olmamışsa bir talak vaki olur.
b) Niyetinde bir bâin talakla boşama olduğu halde talak lafzını söylemesi. Eğer karısıyla zifaf yapmışsa bu türlü boşamada da üç talak vâki olur. Zifaf yapmamışsa bir talak, niyetinde iki üç talak var ise niyetindeki gibi talak vâki olur. Örneğin “sen tâliksin” demesi gibi.
c)Gizli kinaye lafızlarını söyleyerek niyetinde de bir bâin talaka niyet etmesi. Bu durumda da karısını bir bâin talakla boşamış olur. Örneğin, bir bâin talaka niyet ederek karısına “eve gir” demesi gibi. Bu halde karısı zifaf yapılmışsa üç talak, değilse bir, yahut adede niyet etmişse niyeti gibi talak vâki olur.
3-Zifaf yapılsın yapılmasın kendisiyle üç talakın vâki olduğu açık kinaye lafızlarıdır. Bir iki talaka niyet edilse bile üç talak vâki olur. Bu çeşit talaklarda niyete bakılmaz. Zifaf yapılmayan kadınlarda bir ve ikiye niyet edilmişse, niyeti gibi olur. Bunlar da şu lafızlarla olur: “sen meyte gibisin, sen hınzır eti gibisin, sen kan gibisin, seni ehline hibe ettim, seni nefsine hibe ettim, sen boşsun, sen beriesin, ben senden boşum, ben senden beriyim, sen bâinesin, ben senden bâinim (ayrıyım)” Bu lafızlarla niyet olsun olmasın zifaf yapılan kadında üç talak vaki olur. Zifaf yapılmayan kadında üçten aza niyet edildiği takdirde niyet kabul olunur. Ancak bu durum talakı istemediği üzere bir karinenin delalet ettiği zamanda geçerlidir. Şayet boşamaya niyeti olmadığını iddia etse sözü yemini ile beraber, kazaen ve diyâneten kabul edilir.
Mâlikilerde bu lafızlarla talakın vaki olması için, bulunulan beldede bu lafızlarla talakın geçerli olduğu, örfen kullanıldığının bilinmesi lazımdır. Değilse bu lafızlar gizli kinaye lafızları kısmına girer. Ve hükümde ona göre olur.
4- Üçten aza niyet edilmesi müstesna kendisiyle üç talakın vâki olduğu lafızlar. Örneğin karısına “yolunu boşalttım (açtım)” demesi gibi. Bu durumda üç talaka veya bir şeye niyet etmese üç talak vâki olur. Bir veya ikiye niyet etmişse niyeti gibi olur.
5-Birden fazla talaka niyet edilmediği takdirde kendisiyle bir talakın vaki olduğu lafızlar. Örneğin, “uzaklaş, seni terk ettim” gibi.
Hanbelilere göre, kinaye lafızlar iki gruba ayrılır.
1-Açık kinaye lafızları: Ayrılık için konulan lafızlardır. Bunlar da: “sen boşsun, sen beriesin, sen bâinsin, sen ayrılmışsın, sen hürsün, sen haramsın, sen günahsın, ipini boynuna astım, kiminle istersen evlen, kocalara helal kıldım, senin üzerine hiçbir yolum veya tasarrufum yoktur, seni azad ettim, başını ört, örtün, işin elindedir”
Bu mezhepte meşhur olan görüş, zahir kinaye lafızlarıyla ister bir talaka ister birden fazla talaka niyet etsin üç talak vaki olur. Boşamamaya niyet etmişse bir şey lazım gelmez. Diğer bir görüşe göre de kaç talaka niyet etmişse niyet ettiği talak vaki olur.
2-Gizli kinaye lafızları: Bu lafızlar “çık, git, benim için bir kadın yoktur, ayrıl, rahmini temizle, sen birsin, ehline katıl, sana hiç hacetim yoktur” lafızları ile firak ve serah kelimelerinin müştakları ile kullanılan lafızlardır. Bu çeşit talakın hükmü, boşamaya niyet etmediği takdirde bir şey olmaz. Ancak niyetinde boşama varsa adede, yoksa bir talak vaki olur. Aded var ise kaça niyet etmişse, niyeti kadar talak vaki olur.
Bu mezhebe göre, zahiri ve hâfi kinaye lafızlarla talakın oluşması için iki şart vardır:
1-Niyetin bulunması veya niyetin yerine geçen halin delaleti olması gerekir. Buda aralarında bir husumet veya öfke halinde veya kadının talakı istemesine cevap tarzında olur. İşte bu hallerde niyet olmasa dahi kazaen talak vaki olur. Diyaneten ise kocanın sözü kabul edilir.
2-Niyetin kinaye lafızları söylenirken yakın olmasıdır.
Bu açıklamalardan sonra yukarıdaki sorunun cevabına gelince, dört mezhebin görüşüne göre hanımını üç talakla boşama niyeti olduğu halde “git” sözü söylenirse hanımını üç talakla boşamış olur. Bu durumda koca hanımını tekrar nikah altına alması için hanımının başka birisiyle evlenip tekrar boşanmış olması gerekir.
Önemli not: Yukarıdaki bilgiler sorumuz ile alakalıdır. Şayet bir kimsenin hanımı ile arasında kinaî talakla ilgili sözler geçmişse, bir bilene sorarak meselesini çözümlemelidir. Allah daha iyi bilir.
___KAYNAKLAR___
1-Mecmeu’l Enhür Fî Şerh-i Mültekal Ebhur, 1/402-406, Hâşiyetü Reddi’l Muhtâr Alâ Dürri’l Muhtâr Şerh-i Tenvîri’l Ebsâr, İbn-i Âbidin, Şerh, 4/423-424-425, Keşşâfü Istılâhâti’l Fünun 3/162, Bedâî, 4/182, Hukuku İslâmiyye Ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu, 2/184-191, Fetevây-i Hindiyye, 1/374-379, Mezâhibü’l Erbaa, 4/322-332, El-Fıkhü’l İslamiyyetü Ve Edülletühû, V. Zühaylî,7/380-381

Talak (Nikah Akdinin Belirli Sözlerle Bozulması) konusunda diğer sorular