İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Çeşitli Meseleler

Soru

Bir erkek yabancı(mahrem olmayan) bir kadının nerelerine bakması câizdir?

Cevap

Görüntülenme:9
Bir kimse mahremi olmayan yabancı bir kadının şehvetten emin olursa eğer, açıkta olan ziynet yerleri ki onlar da sadece el ve yüzüne bakabilir. Şehvetten emin olmaz ise bu yerlere de bakamaz. Şehvetle bakması ise haramdır. Eğer bakarsa zannı galibi şehvet duyacağı yönde olursa yine bakması haram olur.
Yabancı bir kadına şehvetsiz yüzüne bakmak mekruhtur.
Ayaklarına bakılmaz. İmam-ı Âzam’dan bu konuda iki rivayet var, birisi helal diğeri câiz olmadığıdır.
Bir kadından ayrılmışta olsa kılına, başının saçı, ayağının tırnağı, kasığının kılları gibi parçalarına da bakmak câiz olmaz.
Yabancı genç ve iştiha sahibi bir kadının yüzüne ve ellerine şehvetsiz de olsa el sürmek ve dokunmak helal olmaz.
Bu kadın şayet ihtiyar ve iştiha sahibi olamaz ise onunla musafaha yapmakta ve dokunmakta bir beis yoktur.
Erkek çok yaşlı olur ve her iki tarafta şehvetinden emin olursa, musafaha yapmalarında bir beis yoktur. Fakat bir taraf şehvetinden emin değilse, bundan kaçınmak gerekir.
İmam Muhammed “Kadın çok yaşlı olduğunda bir erkeğin dokunmasını mübah görerek, erkeğin cinsel ilişki kuramayacak halde olmasını şart koşmamış, hem erkek hemde kadın cinsel ilişki kuramayacak durumda iseler bunların bir birleriyle musafaha etmelerinde bir beis yoktur” demiştir.
Kalın elbiseli ve çok yaşlı bir kadınla kucaklaşmak ve sarılmakta da bir beis yoktur.
Yabancı bir kadına bakma zaruret zamanında bakma ruhsatı vardır. Mesela, bir hakimin mahkeme edeceği kadına bakması, bir kimsenin evleneceği bir kadına bakması gibi, bunlarda her ne kadar şehvet korkusu olsa bile bakmalarında bir beis yoktur.

Kaynaklar

أَمَّا النَّظَرُ إلَى الْأَجْنَبِيَّاتِ فَنَقُولُ يجُوزُ النَّظَرُ إلَى مَوَاضِعِ الزِّينَةِ الظَّاهِرَةِ مِنْهُنَّ وَذَلِكَ الْوَجْهُ وَالْكَفُّ فِي ظَاهِرِ الرِّوَايَةِ، وَإِنْ غَلَبَ عَلَى ظَنِّهِ أَنَّهُ يَشْتَهِي فَهُوَ حَرَامٌ،النَّظَرُ إلَى وَجْهِ الْأَجْنَبِيَّةِ إذَا لَمْ يَكُنْ عَنْ شَهْوَةٍ لَيْسَ بِحَرَامٍ لَكِنَّهُ مَكْرُوهٌ وَالْأَصَحُّ أَنَّ كُلَّ عُضْوٍ لَا يَجُوزُ النَّظَرُ إلَيْهِ قَبْلَ الِانْفِصَالِ لَا يَجُوزُ بَعْدَهُ كَشَعْرِ رَأْسِهَا وَقُلَامَةِ رِجْلِهَا وَشَعْرِ عَانَتِهَا
وَلَا يَحِلُّ لَهُ أَنْ يَمَسَّ وَجْهَهَا، وَلَا كَفَّهَا، وَإِنْ كَانَ يَأْمَنُ الشَّهْوَةَ وَهَذَا إذَا كَانَتْ شَابَّةً تُشْتَهَى، فَإِنْ كَانَتْ لَا تُشْتَهَى لَا بَأْسَ بِمُصَافَحَتِهَا وَمَسِّ يَدِهَا
وَكَذَلِكَ إذَا كَانَ شَيْخًا يَأْمَنُ عَلَى نَفْسِهِ وَعَلَيْهَا فَلَا بَأْسَ بِأَنْ يُصَافِحَهَا، وَإِنْ كَانَ لَا يَأْمَنُ عَلَى نَفْسِهِ أَوْ عَلَيْهَا فَلْيَجْتَنِبْ، ثُمَّ إنَّ مُحَمَّدًا - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - أَبَاحَ الْمَسَّ لِلرَّجُلِ إذَا كَانَتْ الْمَرْأَةُ عَجُوزًا وَلَمْ يَشْتَرِطْ كَوْنَ الرَّجُلِ بِحَالٍ لَا يُجَامِعُ مِثْلُهُ، وَفِيمَا إذَا كَانَ الْمَاسُّ هِيَ الْمَرْأَةَ قَالَ إذَا كَانَا كَبِيرَيْنِ لَا يُجَامِعُ مِثْلُهُ وَلَا يُجَامَعُ مِثْلُهَا فَلَا بَأْسَ بِالْمُصَافَحَةِ فَتَأَمَّلْ عِنْدَ الْفَتْوَى، كَذَا فِي الْمُحِيطِ. وَلَا بَأْسَ بِأَنْ يُعَانِقَ الْعَجُوزَ مِنْ وَرَاءِ الثِّيَابِ إلَّا أَنْ تَكُونَ ثِيَابُهَا
إلَّا أَنْ تَكُونَ ثِيَابُهَا تَصِفُ مَا تَحْتَهَا، كَذَا فِي الْغِيَاثِيَّةِ
ثُمَّ النَّظَرُ إلَى الْحُرَّةِ الْأَجْنَبِيَّةِ قَدْ يَصِيرُ مُرَخَّصًا عِنْدَ الضَّرُورَة جُوزُ لِلْقَاضِي إذَا أَرَادَ أَنْ يَحْكُمَ عَلَيْهَا وَ... وَلَوْ أَرَادَ أَنْ يَتَزَوَّجَ امْرَأَةً فَلَا بَأْسَ بِأَنْ يَنْظُرَ إلَيْهَا، وَإِنْ خَافَ أَنْ يَشْتَهِيَهَا،
الهندية الشاملة 5\329-330

Çeşitli Meseleler konusunda diğer sorular