Soru
Bir kimse tarlasını ve bağını sularken komşusunun bahçesine zarar verirse, komşusuna vermiş olduğu zararı karşılamak zorunda mıdır?
Cevap
Görüntülenme:9
Peyğamber (sav) efendimiz, bir hadis-i şerifinde “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir. Muhacir ise Allah (cc)’nun yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir”(Müslim, imân 64-65) buyurmaktadır.
Başka bir hadiste de Peyğamber (sav) efendimiz “Şerrinden komşusunun emin olmadığı kimse cennete giremez.(Müslim, imân 73)Buyurmuştur.
Bir Müslümanın ev komşusu neyse, bağ, tarla ve bahçe komşusu da aynıdır.
Bir kimsenin bağı, bahçesi veya tarlası eğimli ve yüksek yerde, komşusunun tarlası ise çukur bir yerde ise, eğer tarlası üste olan arazisini suladığında, su alt taraftaki komşunun bağ, bahçe ve tarlasına girip zarar verirse, üstteki komşu alttaki komşunun ne zararı varsa ödeme zorundadır. Ve o komşuya, kendi tarlasıyla komşusunun tarlasına suyun akmasını önleyen bir set veya baraj kurması emredilir. Sulamasına da mani olunur.
Eğer tarlasını sulayan bir kimsenin tarlası yüksek ve eğimli bir yerde değil de, komşusuyla aynı hizada olursa, tarlayı sulaması engellenmez. Mutad olan(normal ve alışıla gelmiş) bir sulma yapıldığı takdirde her ne kadar zarar da verse.
Fıkhi kitaplarda şöyle bir kural vardır: Her kim bağ, bahçe ve tarlasını normal ve alışıla gelmiş olmayan bir şekilde sulayıp, komşusuna zarar vermişse, zararını karşılamak zorundadır. Eğer normal ve alışıla gelmiş bir şekilde sularsa, komşusuna zarar vermiş olsa dahi zararını karşılamak zorunda değildir.
Bir kimsenin tarlasında, delik veya oyuk olsa, sahibi bu oyuk ve deliğin olduğunu bildiği halde kapatmamışsa ve o delikten komşusunun tarlasına su gidip zarar verirse, tarlasını sulayan, komşusunun zararlarını karşılamak zorundadır. Eğer delik veya oyuk olduğunu bilmiyorsa, verdiği zararı karşılamaz.
Her kim tarlasını haksız yere sularsa veya nöbetinin dışında sularsa veya hakkından fazlasıyla sularsa, veya suyu, nehrin\su kanalının kapasitesinin üzerinde akıtırsa veya suyu başka bir kanala\su arkına\nehre veya hakkı olmayan bir yere dönderirse veya hakkı olmadığı halde kanalı\su arkını\nehri kapatıp su yükselse, kanalı\su arkını\nehri kıyısından aksa veya zarar vererek kıyıyı harap edip, bir insanın tarlasına aksa ve ekinine zarar verse, verdiği zararı karşılamak zorundadır. Çünkü, başkasının hakkına girmiş\sınırını açmıştır.
Başka bir hadiste de Peyğamber (sav) efendimiz “Şerrinden komşusunun emin olmadığı kimse cennete giremez.(Müslim, imân 73)Buyurmuştur.
Bir Müslümanın ev komşusu neyse, bağ, tarla ve bahçe komşusu da aynıdır.
Bir kimsenin bağı, bahçesi veya tarlası eğimli ve yüksek yerde, komşusunun tarlası ise çukur bir yerde ise, eğer tarlası üste olan arazisini suladığında, su alt taraftaki komşunun bağ, bahçe ve tarlasına girip zarar verirse, üstteki komşu alttaki komşunun ne zararı varsa ödeme zorundadır. Ve o komşuya, kendi tarlasıyla komşusunun tarlasına suyun akmasını önleyen bir set veya baraj kurması emredilir. Sulamasına da mani olunur.
Eğer tarlasını sulayan bir kimsenin tarlası yüksek ve eğimli bir yerde değil de, komşusuyla aynı hizada olursa, tarlayı sulaması engellenmez. Mutad olan(normal ve alışıla gelmiş) bir sulma yapıldığı takdirde her ne kadar zarar da verse.
Fıkhi kitaplarda şöyle bir kural vardır: Her kim bağ, bahçe ve tarlasını normal ve alışıla gelmiş olmayan bir şekilde sulayıp, komşusuna zarar vermişse, zararını karşılamak zorundadır. Eğer normal ve alışıla gelmiş bir şekilde sularsa, komşusuna zarar vermiş olsa dahi zararını karşılamak zorunda değildir.
Bir kimsenin tarlasında, delik veya oyuk olsa, sahibi bu oyuk ve deliğin olduğunu bildiği halde kapatmamışsa ve o delikten komşusunun tarlasına su gidip zarar verirse, tarlasını sulayan, komşusunun zararlarını karşılamak zorundadır. Eğer delik veya oyuk olduğunu bilmiyorsa, verdiği zararı karşılamaz.
Her kim tarlasını haksız yere sularsa veya nöbetinin dışında sularsa veya hakkından fazlasıyla sularsa, veya suyu, nehrin\su kanalının kapasitesinin üzerinde akıtırsa veya suyu başka bir kanala\su arkına\nehre veya hakkı olmayan bir yere dönderirse veya hakkı olmadığı halde kanalı\su arkını\nehri kapatıp su yükselse, kanalı\su arkını\nehri kıyısından aksa veya zarar vererek kıyıyı harap edip, bir insanın tarlasına aksa ve ekinine zarar verse, verdiği zararı karşılamak zorundadır. Çünkü, başkasının hakkına girmiş\sınırını açmıştır.
Kaynaklar
و ان كانت ارضه في صعدة و ارض جاره في هبطة و يعلم أنه لو سقى أرضه يتعدى الى ارض خاره يضمن, و يؤمر برفع المسناة حتى يحول بينه و بين التعدي و يمنع من السقي حتى يرفع المسناة, و ان لم تكن أرضه فى صعدة لا يمنع قال رضي الله عنه : و المذكور في عامة الكتب أنه ان سقي غير معتاد ضمن و ان كان معتادا لا يضمن و ان كان في ارضه ثقب او جحر فإن علم بالثقب و لم يسد حتى فسد أرض جاره يضمن و إن كان لا يعلم لا يضمن كذا في الخلاصة , و لو سقى أرض ه بغير حق او في غير نوبته او اكثر من حقه او أجرى الماء زيادة على ما يطيقه النهر او حول الماء الى نهر او موضع ليس له حق او سكر النهر و ليس له ذلك فارتفع الماء و سال عن ضفة النهر او خرب ضفة النهر حتى سال الماء و أفسد زرع إنسان ضمن لانه متعد
الهندية 5\483
الهندية 5\483