İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Çeşitli Meseleler

Soru

Bir Müslümanın, başka bir müslümanın elini öpmesinde bir sakınca var mıdır?

Cevap

Görüntülenme:19
Bir Müslüman kimsenin, teberrüken(mübarek görme) âlim ve adil yöneticinin, elini öpmesinde bir sakınca yoktur. Hatta bir görüşe göre de sünnettir. Bunların dışında kalan kimselerin ellerini öpmeğe ise ruhsat verilmemiştir. Muhtar olan görüşe budur.
Bazı âlimler göre, hâkimin ve mütedeyyin kimselerin ellerinin öpülmesinde de bir sakınca yoktur.
El Muhît adlı kitapta da “diğer Müslümanların bir birinin ellerini öpmelerine gelince, eğer islamına saygı ve ikram için olursa, câiz, eğer dünyalık bir şeyi elde etmek için olursa, bu durumda da mekruhtur.” denilmektedir.
Müslüman kimselerin bir birleriyle karşılaştıklarında, bir birlerinin ellerini öpmelerine gelince, eğer âlim veya adil yönetici veya islamına saygı ve ikram için olmadığı takdirde, âlimlerimizin ittifakıyla tahrimen mekruhtur. Değilse mekruh değildir.
Ayrıca mü’minin başka bir mü’minin ellerini öpmesi, o kimseyi selamlamasıdır.
Bir görüşe göre 5 çeşit öpme vardır;
1-Sevgi öpmesi, çocuğun yüzünden öpülmesi gibi,
2-Rahmet ve merhamet öpmesi, anne ve babanın başından öpülmesi gibi,
3-Şefkat öpmesi, kardeşinin yüzünden öpme gibi,
4-Şehvet öpmesi, hanımını şehvetle dudağından öpme gibi,
5-Selamlama öpmesi, Müslümanların ellerini öpmek gibi.
Bazı âlimler de, 6. olarak Hacerü’l Esved’in diyaneten öpülmesini de saymışlardır.
İmam Aynî’ye göre, el, ayak, baş, böğür, iki kaş arası ve iki dudağın ve yüzün öpülmesi, bu konuda gelen hadislere göre, saygı ve ikram için olduğu takdirde mubahtır. Nitekim Peygamber(sav) efendimiz, Hz. Cafer(r.anh) Habeş’den geldiğinde, ona sarılarak kucaklamış ve iki kaşı arasını öpmüştür.
El Hidaye adlı kitapta da, “bir adamın, başka bir adamın ağzını veya elini veya ondan bir şey öpmesi veya sarılıp kucaklaması mekruhtur” denilmekte, Tahâvî’nin bildirdiğine göre, bu görüş İmam Âzam ve İmam Muhammed’in görüşüdür. İmam Ebu Yusuf’a göre ise, öpmekte ve sarılıp kucaklamakta bir sakınca yoktur. İmam Ebu Yusuf, Hz. Cafer(r.anh) hakkındaki hadisi, İmam Âzam ve İmam Muhammed’de, Peygamber(sav) efendimizin “Peygamber(sav) efendimiz sarılıp kucaklamaktan ve öpmekten, nehy etti” hadisini delil getirmişlerdir.

Kaynaklar

وَلَا بَأْسَ بِتَقْبِيلِ يَدِ) الرَّجُلِ (الْعَالِمِ) وَالْمُتَوَرِّعِ عَلَى سَبِيلِ التَّبَرُّكِ دُرَرٌ وَنَقَلَ الْمُصَنِّفُ عَنْ الْجَامِعِ أَنَّهُ لَا بَأْسَ بِتَقْبِيلِ يَدِ الْحَاكِمِ وَالْمُتَدَيِّنِ (السُّلْطَانِ الْعَادِلِ) وَقِيلَ سُنَّةٌ مُجْتَبًى (وَتَقْبِيلُ رَأْسِهِ) أَيْ الْعَالِمِ (أَجْوَدُ) كَمَا فِي الْبَزَّازِيَّةِ (وَلَا رُخْصَةَ فِيهِ) أَيْ فِي تَقْبِيلِ الْيَدِ (لِغَيْرِهِمَا) أَيْ لِغَيْرِ عَالِمٍ وَعَادِلٍ هُوَ الْمُخْتَارُ مُجْتَبًى وَفِي الْمُحِيطِ إنْ لِتَعْظِيمِ إسْلَامِهِ وَإِكْرَامِهِ جَازَ وَإِنْ لِنَيْلِ الدُّنْيَا كُرِهَ.
قَوْلُهُ وَقِيلَ سُنَّةٌ) أَيْ تَقْبِيلُ يَدِ الْعَالِمِ وَالسُّلْطَانِ الْعَادِلِ قَالَ الشُّرُنْبُلَالِيُّ وَعَلِمْت أَنَّ مُفَادَ الْأَحَادِيثِ سُنِّيَّتُهُ أَوْ نَدْبُهُ كَمَا أَشَارَ إلَيْهِ الْعَيْنِيُّ
قَوْلُهُ فَمَكْرُوهٌ بِالْإِجْمَاعِ) أَيْ إذَا لَمْ يَكُنْ صَاحِبُهُ عَالِمًا وَلَا عَادِلًا، وَلَا قَصَدَ تَعْظِيمَ إسْلَامِهِ وَلَا إكْرَامَهُ، وَسَيَأْتِي أَنَّ قُبْلَةَ يَدِ الْمُؤْمِنِ تَحِيَّةً تَوْفِيقًا بَيْنَ كَلَامِهِمْ، وَلَا يُقَالُ حَالَةَ اللِّقَاءِ مُسْتَثْنَاةٌ لِأَنَّا نَقُولُ حَيْثُ نَدَبَ فِيهَا الشَّارِعُ - صَلَّى اللَّهُ تَعَالَى عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - إلَى الْمُصَافَحَةِ عُلِمَ أَنَّهَا تَزِيدُ عَنْ غَيْرِهَا فِي التَّعْظِيمِ، فَكَيْفَ لَا تُسَاوِيهَا سَائِحَانِيٌّ.
قِيلَ التَّقْبِيلُ عَلَى خَمْسَةِ أَوْجُهٍ: قُبْلَةُ الْمَوَدَّةِ لِلْوَلَدِ عَلَى الْخَدِّ، وَقُبْلَةُ الرَّحْمَةِ لِوَالِدَيْهِ عَلَى الرَّأْسِ، وَقُبْلَةُ الشَّفَقَةِ لِأَخِيهِ عَلَى الْجَبْهَةِ وَقُبْلَةُ الشَّهْوَةِ لِامْرَأَتِهِ وَأَمَتِهِ عَلَى الْفَمِ وَقُبْلَةُ التَّحِيَّةِ لِلْمُؤْمِنِينَ عَلَى الْيَدِ وَزَادَ بَعْضُهُمْ، قُبْلَةُ الدِّيَانَةِ لِلْحَجَرِ الْأَسْوَدِ جَوْهَرَةٌ. ابن عابدين 66/383-84
قَالَ الْإِمَامُ الْعَيْنِيُّ بَعْدَ كَلَامٍ فَعُلِمَ إبَاحَةُ تَقْبِيلِ الْيَدِ وَالرِّجْلِ وَالرَّأْسِ وَالْكَشْحِ كَمَا عُلِمَ مِنْ الْأَحَادِيثِ الْمُتَقَدِّمَةِ إبَاحَتُهَا عَلَى الْجَبْهَةِ، وَبَيْنَ الْعَيْنَيْنِ وَعَلَى الشَّفَتَيْنِ عَلَى وَجْهِ الْمَبَرَّةِ وَالْإِكْرَامِ 380
قَالَ فِي الْهِدَايَةِ وَيُكْرَهُ أَنْ يُقَبِّلَ الرَّجُلُ فَمَ الرَّجُلِ أَوْ يَدَهُ أَوْ شَيْئًا مِنْهُ أَوْ يُعَانِقَهُ وَذَكَرَ الطَّحَاوِيُّ أَنَّ هَذَا قَوْلُ أَبِي حَنِيفَةَ وَمُحَمَّدٍ، وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ لَا بَأْسَ بِالتَّقْبِيلِ وَالْمُعَانَقَةِ لِمَا رُوِيَ «أَنَّهُ - عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ - عَانَقَ جَعْفَرًا حِينَ قَدِمَ مِنْ الْحَبَشَةِ وَقَبَّلَهُ بَيْنَ عَيْنَيْهِ وَلَهُمَا مَا رُوِيَ " «أَنَّهُ - عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ - نَهَى عَنْ الْمُكَامَعَةِ» " وَهِيَ الْمُعَانَقَةُ «وَعَنْ الْمُكَاعَمَةِ» وَهِيَ التَّقْبِيلُ،
380

Çeşitli Meseleler konusunda diğer sorular