Soru
Borç verenin, borç verdiği kimseden hediye alması câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:18
Eğer borç verme esnasında, borçlunun hediye vermesi şart koşulmuşsa, bu hediye haram olduğu gibi, borç verenin bunu kabul etmemesi gerekir.
Eğer borç akti esnasında şart koşulmamışsa ve borç alan, borçlu kimsenin bu hediyeyi borçtan dolayı mı, yoksa borçtan dolayı olmadığı bilmezse, alacaklı kimsenin borç verdiği kimseden hediye almasında bir sakınca yoktur. Hediyeyi almaktan kaçınmak ise, daha evlâ/daha iyidir.
Ayrıca borç veren ile borç alan kimsenin aralarında, borç vermeden önce, akrabalık veya aralarındaki dostluktan kaynaklı hediyeleşmeler gerçekleşmişse veya borç alan kimse, cömertlikle ve eli açıklıkla bilinen birisi ise, bu durum borçtan dolayı vermediğinin bilinmesi konumdadır ki, bu takdirde borç veren kimse, borç alanın hediyesini kabul etmekten kaçınmaz ve alır. Bezâziyye adlı kitabın sahibi ise, bu durumlarda almanın daha efdal olduğunu belirtmiştir.
Eğer yukarıda ifade edilen durumlardan birisi olmadığı takdirde, durum şüpheli olmuş olur ki, böyle durumda da, hediyeyi borçtan dolayı vermediği anlaşılıncaya kadar, hediyeyi almaktan kaçınır.
İmam Muhammed ise, böyle teferruatları söylemeden, hediyeyi kabul etmesinde bir sakınca görmemiştir.
Bezâziyye adlı kitapta, eğer hediye borç verilme karşılığında olursa, mekruhtur. Değilse mekruh değildir.
Eğer borç akti esnasında şart koşulmamışsa ve borç alan, borçlu kimsenin bu hediyeyi borçtan dolayı mı, yoksa borçtan dolayı olmadığı bilmezse, alacaklı kimsenin borç verdiği kimseden hediye almasında bir sakınca yoktur. Hediyeyi almaktan kaçınmak ise, daha evlâ/daha iyidir.
Ayrıca borç veren ile borç alan kimsenin aralarında, borç vermeden önce, akrabalık veya aralarındaki dostluktan kaynaklı hediyeleşmeler gerçekleşmişse veya borç alan kimse, cömertlikle ve eli açıklıkla bilinen birisi ise, bu durum borçtan dolayı vermediğinin bilinmesi konumdadır ki, bu takdirde borç veren kimse, borç alanın hediyesini kabul etmekten kaçınmaz ve alır. Bezâziyye adlı kitabın sahibi ise, bu durumlarda almanın daha efdal olduğunu belirtmiştir.
Eğer yukarıda ifade edilen durumlardan birisi olmadığı takdirde, durum şüpheli olmuş olur ki, böyle durumda da, hediyeyi borçtan dolayı vermediği anlaşılıncaya kadar, hediyeyi almaktan kaçınır.
İmam Muhammed ise, böyle teferruatları söylemeden, hediyeyi kabul etmesinde bir sakınca görmemiştir.
Bezâziyye adlı kitapta, eğer hediye borç verilme karşılığında olursa, mekruhtur. Değilse mekruh değildir.
Kaynaklar
وأما هدية المستقرض المقرض، فإن كانت مشروطة في الاستقراض فهي حرام، ولا ينبغي للمقرض أن يقبل، وإذا لم تكن مشروطة في العقد، ولم يعلم أنه أهدى إليه لأجل الدين، أو لا لأجل الدين؛ ذكر شيخ الإسلام لا بأس بقبولها، والتورع عنه أولى، وهكذا حكي عن بعض مشايخنا .
بعد هذا قالوا: إذا كانت المهاداة تجري بينهما قبل القرض بسبب القرابة أو الصداقة أو كان المستقرض معروفاً بالجود والسخاء، فهذا قائم مقام العلم أنه أهداه لا لأجل الدين، فلا يتورع عنه، وإن لم يكن شيئاً من ذلك، والحالة حالة الإشكال، فيتورع عنه حتى ينص أنه أهدى لا لأجل الدين، ومحمد رحمه الله لم يرَ به بأساً بلا تفصيل المحيط البرهاني 5\367
الفتاوى البزازية 2\480
بعد هذا قالوا: إذا كانت المهاداة تجري بينهما قبل القرض بسبب القرابة أو الصداقة أو كان المستقرض معروفاً بالجود والسخاء، فهذا قائم مقام العلم أنه أهداه لا لأجل الدين، فلا يتورع عنه، وإن لم يكن شيئاً من ذلك، والحالة حالة الإشكال، فيتورع عنه حتى ينص أنه أهدى لا لأجل الدين، ومحمد رحمه الله لم يرَ به بأساً بلا تفصيل المحيط البرهاني 5\367
الفتاوى البزازية 2\480