Soru
Gelen birisi için ayağa kalma câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:17
Gelen kimse için ayağa kalkmak câiz, hatta tazimi hak eden bir gelene, saygı göstermek için ayağa kalkmak menduptur.
Müşkilü’l Âsâr adlı kitap’da “başkası için ayağa kalmak, bizatihi mekruh değildir. Mekruh olan ayağa kalkma, kendisi geldiğinde ayağa kalkılmasını seven kimse için kalkmaktır.” denilmektedir.
İbn-i Vehbân “bizim zamanımızda(1350 yıllarını kast ediyor) gelen kimseye ayağa kalkmanin müstehap olması münasip olur. Çünkü kalkılmadığı takdirde, düşmanlığa, husumete ve kin tutmaya sebep olur. Özellikle de, ayağa kalkmanın adet edilmiş olduğu bir yerde yaşanılıyorsa. Ayağa kalkma hakkında gelen tehditler, önünde kalkılmasını seven kimseler içindir. ” demektedir.
İnâye ve diğer kitaplarda anlatıldığına göre, Eş Şeyhü’l Hâkim Ebi’Kasım, yanına bir zengin geldiğinde onun için ayağa kalkar ve hürmet eder, fakat fakirler ve ilim talebeleri geldiğinde ayağa kalkmazdı. Bunun sebebi ondan sorulduğunda “zengin geldiğinde benden, ona hürmet etmemi bekler. Şayet hürmeti terk edersem. O zarar görür. Fakirler ve ilim talebeleri ise, benden selama cevap vermemi ve onlarla beraber ilim hakkında konuşmama umarlar ve arzu ederler” demiştir.
Müşkilü’l Âsâr adlı kitap’da “başkası için ayağa kalmak, bizatihi mekruh değildir. Mekruh olan ayağa kalkma, kendisi geldiğinde ayağa kalkılmasını seven kimse için kalkmaktır.” denilmektedir.
İbn-i Vehbân “bizim zamanımızda(1350 yıllarını kast ediyor) gelen kimseye ayağa kalkmanin müstehap olması münasip olur. Çünkü kalkılmadığı takdirde, düşmanlığa, husumete ve kin tutmaya sebep olur. Özellikle de, ayağa kalkmanın adet edilmiş olduğu bir yerde yaşanılıyorsa. Ayağa kalkma hakkında gelen tehditler, önünde kalkılmasını seven kimseler içindir. ” demektedir.
İnâye ve diğer kitaplarda anlatıldığına göre, Eş Şeyhü’l Hâkim Ebi’Kasım, yanına bir zengin geldiğinde onun için ayağa kalkar ve hürmet eder, fakat fakirler ve ilim talebeleri geldiğinde ayağa kalkmazdı. Bunun sebebi ondan sorulduğunda “zengin geldiğinde benden, ona hürmet etmemi bekler. Şayet hürmeti terk edersem. O zarar görür. Fakirler ve ilim talebeleri ise, benden selama cevap vermemi ve onlarla beraber ilim hakkında konuşmama umarlar ve arzu ederler” demiştir.
Kaynaklar
قَوْلُهُ يَجُوزُ بَلْ يُنْدَبُ الْقِيَامُ تَعْظِيمًا لِلْقَادِمِ إلَخْ) أَيْ إنْ كَانَ مِمَّنْ يَسْتَحِقُّ التَّعْظِيمَ
وَفِي مُشْكِلِ الْآثَارِ الْقِيَامُ لِغَيْرِهِ لَيْسَ بِمَكْرُوهٍ لِعَيْنِهِ إنَّمَا الْمَكْرُوهُ مَحَبَّةُ الْقِيَامِ لِمَنْ يُقَامُ لَهُ، فَإِنْ قَامَ لِمَنْ لَا يُقَامُ لَهُ لَا يُكْرَهُ. قَالَ ابْنُ وَهْبَانَ أَقُولُ: وَفِي عَصْرِنَا يَنْبَغِي أَنْ يُسْتَحَبَّ ذَلِكَ أَيْ الْقِيَامُ لِمَا يُورِثُ تَرْكُهُ مِنْ الْحِقْدِ وَالْبَغْضَاءِ وَالْعَدَاوَةِ لَا سِيَّمَا إذَا كَانَ فِي مَكَان اُعْتِيدَ فِيهِ الْقِيَامُ، وَمَا وَرَدَ مِنْ التَّوَعُّدِ عَلَيْهِ فِي حَقِّ مَنْ يُحِبُّ الْقِيَامَ بَيْنَ يَدَيْهِ كَمَا يَفْعَلُهُ التُّرْكُ وَالْأَعَاجِمُ اهـ. قُلْت: يُؤَيِّدُهُ مَا فِي الْعِنَايَةِ وَغَيْرِهَا عَنْ الشَّيْخِ الْحَكِيمِ أَبِي الْقَاسِمِ كَانَ إذَا دَخَلَ عَلَيْهِ غَنِيٌّ يَقُومُ لَهُ وَيُعَظِّمُهُ، وَلَا يَقُومُ لِلْفُقَرَاءِ وَطَلَبَةِ الْعِلْمِ فَقِيلَ لَهُ فِي ذَلِكَ، فَقَالَ الْغَنِيُّ يَتَوَقَّعُ مِنِّي التَّعْظِيمَ، فَلَوْ تَرَكْته لَتَضَرَّرَ وَالْفُقَرَاءُ وَالطَّلَبَةُ إنَّمَا يَطْمَعُونَ فِي جَوَابِ السَّلَامِ وَالْكَلَامِ مَعَهُمْ فِي الْعِلْمِ، ابن عابدين. 6/384
وَفِي مُشْكِلِ الْآثَارِ الْقِيَامُ لِغَيْرِهِ لَيْسَ بِمَكْرُوهٍ لِعَيْنِهِ إنَّمَا الْمَكْرُوهُ مَحَبَّةُ الْقِيَامِ لِمَنْ يُقَامُ لَهُ، فَإِنْ قَامَ لِمَنْ لَا يُقَامُ لَهُ لَا يُكْرَهُ. قَالَ ابْنُ وَهْبَانَ أَقُولُ: وَفِي عَصْرِنَا يَنْبَغِي أَنْ يُسْتَحَبَّ ذَلِكَ أَيْ الْقِيَامُ لِمَا يُورِثُ تَرْكُهُ مِنْ الْحِقْدِ وَالْبَغْضَاءِ وَالْعَدَاوَةِ لَا سِيَّمَا إذَا كَانَ فِي مَكَان اُعْتِيدَ فِيهِ الْقِيَامُ، وَمَا وَرَدَ مِنْ التَّوَعُّدِ عَلَيْهِ فِي حَقِّ مَنْ يُحِبُّ الْقِيَامَ بَيْنَ يَدَيْهِ كَمَا يَفْعَلُهُ التُّرْكُ وَالْأَعَاجِمُ اهـ. قُلْت: يُؤَيِّدُهُ مَا فِي الْعِنَايَةِ وَغَيْرِهَا عَنْ الشَّيْخِ الْحَكِيمِ أَبِي الْقَاسِمِ كَانَ إذَا دَخَلَ عَلَيْهِ غَنِيٌّ يَقُومُ لَهُ وَيُعَظِّمُهُ، وَلَا يَقُومُ لِلْفُقَرَاءِ وَطَلَبَةِ الْعِلْمِ فَقِيلَ لَهُ فِي ذَلِكَ، فَقَالَ الْغَنِيُّ يَتَوَقَّعُ مِنِّي التَّعْظِيمَ، فَلَوْ تَرَكْته لَتَضَرَّرَ وَالْفُقَرَاءُ وَالطَّلَبَةُ إنَّمَا يَطْمَعُونَ فِي جَوَابِ السَّلَامِ وَالْكَلَامِ مَعَهُمْ فِي الْعِلْمِ، ابن عابدين. 6/384