Soru
İhtikar nedir? Hangi eşya ve mallarda olur?
Cevap
Görüntülenme:13
Yiyecek cinsinden olan bir şeyi, İmam Ebu Yusuf’a göre, insanlara zarar veren her şeyi, İmam-ı Muhammed’e göre ise insan ve hayvanların yiyeceği olan şeyleri, darlık ve pahalılık zamanlarını beklemek üzere şehirde satmamak ve bu yüzden de insanlara zarar vermek demektir. Bu da mekruhtur.
Âlimlerimiz gıda/insanların ihtiyacı olan şeyleri, bir aydan az bekletmeyi ihtikar saymamışlar, bir ay ve bir aydan fazla olursa da, ihtikar saymışlardır.
İhtikar yiyecek maddelerinden bazıları ile sınırlı değildir. Alınıp satılan bütün yiyecek maddelerinde ihtikar vardır.
İhtikar, ya pahalanmasını beklemek için veya darlık olması için yapılır.
Darlık için yapılan ihtikarın vebali, pahalanmasını beklemenin vebalinden daha büyüktür.
Âlimlerimiz gıda/insanların ihtiyacı olan şeyleri, bir aydan az bekletmeyi ihtikar saymamışlar, bir ay ve bir aydan fazla olursa da, ihtikar saymışlardır.
İhtikar yiyecek maddelerinden bazıları ile sınırlı değildir. Alınıp satılan bütün yiyecek maddelerinde ihtikar vardır.
İhtikar, ya pahalanmasını beklemek için veya darlık olması için yapılır.
Darlık için yapılan ihtikarın vebali, pahalanmasını beklemenin vebalinden daha büyüktür.
Kaynaklar
الِاحْتِكَارُ مَكْرُوهٌ وَذَلِكَ أَنْ يَشْتَرِيَ طَعَامًا فِي مِصْرٍ وَيَمْتَنِعَ مِنْ بَيْعِهِ وَذَلِكَ يَضُرُّ بِالنَّاسِ
وَالِاحْتِكَارُ فِي كُلِّ مَا يَضُرُّ بِالْعَامَّةِ فِي قَوْلِ أَبِي يُوسُفَ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - وَقَالَ مُحَمَّدٌ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - الِاحْتِكَارُ بِمَا يَتَقَوَّتُ بِهِ النَّاسُ وَالْبَهَائِمُ كَذَا فِي الْحَاوِي
وَإِذَا قَلَّتْ الْمُدَّةُ لَا يَكُونُ احْتِكَارًا وَإِذَا طَالَتْ الْمُدَّةُ يَكُونُ احْتِكَارًا وَعَنْ أَصْحَابِنَا أَنَّهُمْ قَدَّرُوا الطَّوِيلَةَ بِالشَّهْرِ فَمَا دُونَهُ قَلِيلٌ ثُمَّ يَقَعُ التَّفَاوُتُ فِي الِاحْتِكَارِ بَيْنَ أَنْ يَتَرَبَّصَ لِلْغَلَاءِ وَبَيْنَ أَنْ يَتَرَبَّصَ لِلْقَحْطِ فَوَبَالُ الثَّانِي أَعْظَمُ مِنْ وَبَالِ الْأَوَّلِ وَفِي الْجُمْلَةِ التِّجَارَةُ فِي الطَّعَامِ غَيْرُ مَحْمُودَةٍ كَذَا فِي الْمُحِيطِ.
الشاملة الهندية 3/214.
وَالِاحْتِكَارُ فِي كُلِّ مَا يَضُرُّ بِالْعَامَّةِ فِي قَوْلِ أَبِي يُوسُفَ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - وَقَالَ مُحَمَّدٌ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - الِاحْتِكَارُ بِمَا يَتَقَوَّتُ بِهِ النَّاسُ وَالْبَهَائِمُ كَذَا فِي الْحَاوِي
وَإِذَا قَلَّتْ الْمُدَّةُ لَا يَكُونُ احْتِكَارًا وَإِذَا طَالَتْ الْمُدَّةُ يَكُونُ احْتِكَارًا وَعَنْ أَصْحَابِنَا أَنَّهُمْ قَدَّرُوا الطَّوِيلَةَ بِالشَّهْرِ فَمَا دُونَهُ قَلِيلٌ ثُمَّ يَقَعُ التَّفَاوُتُ فِي الِاحْتِكَارِ بَيْنَ أَنْ يَتَرَبَّصَ لِلْغَلَاءِ وَبَيْنَ أَنْ يَتَرَبَّصَ لِلْقَحْطِ فَوَبَالُ الثَّانِي أَعْظَمُ مِنْ وَبَالِ الْأَوَّلِ وَفِي الْجُمْلَةِ التِّجَارَةُ فِي الطَّعَامِ غَيْرُ مَحْمُودَةٍ كَذَا فِي الْمُحِيطِ.
الشاملة الهندية 3/214.