İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Ziman (Bir Malın Telef Olması, Gasp Edilmesi Veya Zarar Görmesi Durumunda Ortaya Çıkan Tazmin Sorumluluğu Ve Bu Zarara Karşılık Ödenmesi Gereken Bedel)

Soru

Münakaşa esnasında husumetlim elbisemi yırttı. Bedelini tazmin etmesi gerekir mi?

Cevap

Görüntülenme:6
Bir kimse başka bir kimsenin elbisesini fâhiş(aşırı) bir şekilde yırtarsa, sahibi muhayyerdir. Dilerse elbisesinin kıymetini, yırtan kimseye tam ödetir ve yırtılan elbise yırtanın olur. Çünkü o elbise yapılması uygun olmayan bir yönden helak etmiştir.
Dilerse elbiseyi alır, noksanlığını ödettirir. Çünkü o elbise, bir yönden noksanlaşmış olsa da, hakikaten elde mevcuttur. Keza bazı menfaatleri de vardır.
Eğer yırtık az ise, gâsıp(elbiseyi yırtan) o elbiseyi tazmin eder ve elbise de sahibinde kalır. Çünkü mal her yönden mevcuttur.
Sahih olan yırtığın aşırı olması, malın bir kısmının ve menfeat cinsiin gitmiş olmasıdır. Bu durumda da, malın ve menfaatin bazısı da kalır.
Yırtığın az olmasıyla, o maldaki menfaatten bir şey gitmemiştir. Sadece noksanlık girmiştir.
İmam-ı Muhammed El Asl adlı kitapta “elbiseyi yırtmak, aşırı noksanlıktır ve elbisenin menfaatinin bir kısmı da gitmiştir.
İmam Serahsî “yırtılan elbisenin hükmü, eğer aşırı yırtılmış ise, sahibinin muhayyerliğindedir. Eğer yırtık az ise, elbiseyi alır ve noksanını tazmin ettirir. Mallardan her bir malın hükmü de budur. Ancak ribevi mallar müstesnadır” demiştir.

Kaynaklar

مَنْ خَرَقَ ثَوْبَ غَيْرِهِ خَرْقًا فَاحِشًا فَصَاحِبُهُ بِالْخِيَارِ إنْ شَاءَ ضَمَّنَ الْغَاصِبَ كُلَّ قِيمَةِ ثَوْبِهِ وَكَانَ الثَّوْبُ لِلْغَاصِبِ؛ لِأَنَّهُ مُسْتَهْلَكٌ مِنْ وَجْهٍ فَإِنَّهُ لَا يَصْلُحُ لِجَمِيعِ مَا كَانَ صَالِحًا لَهُ قَبْلَهُ وَإِنْ شَاءَ أَخَذَ الثَّوْبَ وَضَمَّنَهُ النُّقْصَانَ؛ لِأَنَّهُ تَعَيَّبَ مِنْ وَجْهٍ لِكَوْنِهِ قَائِمًا حَقِيقَةً وَكَذَا بَعْضُ الْمَنَافِعِ وَإِنْ خَرَقَهُ خَرْقًا يَسِيرًا ضَمِنَ الْغَاصِبُ نُقْصَانَهُ وَأَخَذَ رَبُّ الثَّوْبِ ثَوْبَهُ؛ لِأَنَّ الْعَيْنَ قَائِمٌ مِنْ كُلِّ وَجْهٍ وَالصَّحِيحُ أَنَّ الْفَاحِشَ مَا يَفُوتُ بِهِ بَعْضُ الْعَيْنِ وَجِنْسُ الْمَنْفَعَةِ وَيَبْقَى بَعْضُ الْعَيْنِ وَبَعْضُ الْمَنْفَعَةِ وَالْيَسِيرُ مَا لَا يَفُوتُ بِهِ شَيْءٌ مِنْ الْمَنْفَعَةِ وَإِنَّمَا يَدْخُلُ فِيهِ النُّقْصَانُ؛ لِأَنَّ مُحَمَّدًا - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - جَعَلَ فِي الْأَصْلِ قَطْعُ الثَّوْبِ نُقْصَانًا فَاحِشًا وَالْفَائِتُ بِهِ بَعْضُ الْمَنَافِعِ كَذَا فِي الْكَافِي
قَالَ الشَّيْخُ شَمْسُ الْأَئِمَّةِ السَّرَخْسِيُّ وَالْحُكْمُ الَّذِي فِي الْخَرْقِ فِي الثَّوْبِ مِنْ تَخْيِيرِ الْمَالِكِ إذَا كَانَ الْخَرْقُ فَاحِشًا وَإِمْسَاكُ الثَّوْبِ وَأَخْذُ النُّقْصَانِ إذَا كَانَ الْخَرْقُ يَسِيرًا فَهُوَ الْحُكْمُ فِي كُلِّ عَيْنٍ مِنْ الْأَعْيَانِ إلَّا فِي الْأَمْوَالِ الرِّبَوِيَّةِ الشاملة الهندية 5\122

Ziman (Bir Malın Telef Olması, Gasp Edilmesi Veya Zarar Görmesi Durumunda Ortaya Çıkan Tazmin Sorumluluğu Ve Bu Zarara Karşılık Ödenmesi Gereken Bedel) konusunda diğer sorular