İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Sehiv Secdesi

Soru

Namaz kılarken, gizli okunacak yerde, açıktan okunsa veya bunun aksi olsa, sehiv secdesi gerekir mi?

Cevap

Görüntülenme:15
Namazın vaciplerinden birisi de, gizli okunacak yerde açıkken yani yüksek sesle okumaktır. Veya bunun aksidir.
Mesela öğle ve ikindi namazlarında gizli okumak vaciptir. Vacibi unutarak terk etmekle de, sehiv secdesi yapmak gerekir. Münferit yani namazı tek başına kılan kimse, açıktan okunması vacip olan namazlarda, gizlide okuyabilir. Mesela akşam namazlarında münferit kimse, dilerse açıktan okur, dilerse gizli okur.
Âlimler sehiv secdesini gerektirecek miktarında ihtilaf etmişlerdir.
Bazı âlimlere göre, her iki halde de, yani açıktan okunacak yerde gizli okumak veya bunun aksi durumunda, namazın sahih olacağı miktar okumaktır. En sahih görüşte budur. Bu hususta Fatiha ile diğerleri arasında fark yoktur.
Kâdıhan’a göre ise, mutlak olarak, yani okunan miktar az olsun, çok olsun fark etmez. Bir kimse, gizli okunacak yerde açıktan bir kelime dahi okusa, sehiv secdesi yapması gerekir. Bu Zâhirü’l rivayette böyledir.
Şu da unutulmamalıdır ki, İmam-ı Âzam’a göre namazın sahih olması için en az bir âyet, imameyne göre ise, en az üç kısa âyet veya buna denk sure okunmalıdır. İhtiyata en uygun olan da, imameynin görüşüdür.

Bu hüküm cemaatle kılınan namazlar içindir. Münferit namaz kılanlar ise, gizli okunacak yerde açıktan okumasıyla veya tersi durumda, bu kimsenin sehiv secdesi yapması gerekmez. Bu cemaate has bir hükümdür. Bu Zâhirü’l rivayette böyledir.

Nevâdirü’l rivayet de ise, bu husus cemaate has değil, namaz kılan herkes içindir. Bu en sahih görüş olarak bazı âlimlerce kabul edilmiştir.
Bazı âlimler Zâhirü’l rivayette olan hükmü almış, bazı âlimler de Nevâdirü’l rivayetteki hükmü almıştır.
3Alimler, Zâhirü’l rivayette olan hükmü bırakıp, Nevâdirü’l rivayetteki hükmü almalarının sebebini de, insanlardan zorluğu kaldırıp kolaylaştırmaktır.

Kaynaklar

حَتَّى لَوْ جَهَرَ فِيمَا يُخَافَتُ أَوْ خَافَتَ فِيمَا يُجْهَرُ وَجَبَ عَلَيْهِ سُجُودُ السَّهْوِ وَاخْتَلَفُوا فِي مِقْدَارِ مَا يَجِبُ بِهِ السَّهْوُ مِنْهُمَا قِيلَ: يُعْتَبَرُ فِي الْفَصْلَيْنِ بِقَدْرِ مَا تَجُوزُ بِهِ الصَّلَاةُ وَهُوَ الْأَصَحُّ وَلَا فَرْقَ بَيْنَ الْفَاتِحَةِ وَغَيْرِهَا، وَالْمُنْفَرِدُ لَا يَجِبُ عَلَيْهِ السَّهْوُ بِالْجَهْرِ وَالْإِخْفَاءِ؛ لِأَنَّهُمَا مِنْ خَصَائِصِ الْجَمَاعَةِ، هَكَذَا فِي التَّبْيِينِ (وَمِنْهَا الْجَهْرُ وَالْإِخْفَاءُ)
الشاملة الهندية 1\128
(وَالْجَهْرِ فِيمَا يُخَافِتُ فِيهِ) لِلْإِمَامِ (وَعَكْسُهُ) لِكُلِّ مُصَلٍّ فِي الْأَصَحِّ وَالْأَصَحُّ تَقْدِيرُهُ (بِقَدْرِ مَا تَجُوزُ بِهِ الصَّلَاةُ فِي الْفَصْلَيْنِ. وَقِيلَ) قَائِلُهُ قَاضِي خَانْ يَجِبُ السَّهْوُ (بِهِمَا) أَيْ بِالْجَهْرِ وَالْمُخَافَتَةِ (مُطْلَقًا) أَيْ قَلَّ أَوْ كَثُرَ
وَالْحَاصِلُ أَنَّ الْجَهْرَ فِي الْجَهْرِيَّةِ لَا يَجِبُ عَلَى الْمُنْفَرِدِ اتِّفَاقًا؛ وَإِنَّمَا الْخِلَافُ فِي وُجُوبِ الْإِخْفَاءِ عَلَيْهِ فِي السِّرِّيَّةِ وَظَاهِرُ الرِّوَايَةِ عَدَمُ الْوُجُوبِ كَمَا صَرَّحَ بِذَلِكَ فِي التَّتَارْخَانِيَّة عَنْ الْمُحِيطِ، وَكَذَا فِي الذَّخِيرَةِ وَشُرُوحِ الْهِدَايَةِ كَالنِّهَايَةِ وَالْكِفَايَةِ وَالْعِنَايَةِ وَمِعْرَاجِ الدِّرَايَةِ. وَصَرَّحُوا بِأَنَّ وُجُوبَ السَّهْوِ عَلَيْهِ إذَا جَهَرَ فِيمَا يُخَافِتُ رِوَايَةُ النَّوَادِرِ اهـ فَعَلَى ظَاهِرِ الرِّوَايَةِ لَا سَهْوَ عَلَى الْمُنْفَرِدِ إذَا جَهَرَ فِيمَا يُخَافِتُ فِيهِ وَإِنَّمَا هُوَ عَلَى الْإِمَامِ فَقَطْ
وَمَا تَصِحُّ بِهِ الصَّلَاةُ كَثِيرٌ، غَيْرَ أَنَّ ذَلِكَ عِنْدَهُ آيَةٌ وَاحِدَةٌ، وَعِنْدَهُمَا ثَلَاثُ آيَاتٍ هِدَايَةٌ ابن عابدين 2\81.
و فرض القرآءة آية يعنى ما يؤدى به فرض القراءة آية عند الامام و لو كانت تلك الآية قصيرة هى كلمتان او كلمات و قالا ثلاث آيات قصار او آية طويلة مقدار ثلاث آيات قصار و هو الاحوط
مجمع الانهر في شرح ملتقى الابحر بحاشيىة در الامنتقى شرح الملتقى 1\104

.

Sehiv Secdesi konusunda diğer sorular