Soru
Ölü yıkayıcın hangi özellik ve nitelikte olması daha iyidir?
Cevap
Görüntülenme:37
Cenazeyi insanlar içinde ölüye akrabalık bakımından en yakın olan kimsenin yıkaması müstehaptır.
Eğer yıkamayı bilmiyorsa, o cenazeyi vera sahibi ve emin bir kimse yıkaması müstehaptır.
Öli yıkayan kimsenin doğru sözlü, yıkamayı tam bilen ölüde gördüğü kötü durumları gizleyen ve güzel gördüklerini de anlatam bir kimse olması müstehaptır.
Eğer ölü yıkayıcısı, ölüde gördüğü yüzünün nurlanması, güzel kokular ve buna benzer hayrete düşüren şeyler gördüğünde, bunları insanlara anlatması müstehaptır.
Eğer onda yüzünün kararması, kötü koku hasıl olması, suretinin bozulması, azalarının değişmesi ve bundan başka kötü haller görürse. Bunları hiçbir kimseye haber vermesi câiz olmaz.
Eğer ölü bidat ehlinden ve bidatini de açıkça yapan kimse ise, yıkayan kimse, onda hoşa gitmeyen halleri, diğer insanların o bidatten uzaklaşmları niyetiyle, insanlara söylemesinde bir sakınca yoktur.
Eğer yıkamayı bilmiyorsa, o cenazeyi vera sahibi ve emin bir kimse yıkaması müstehaptır.
Öli yıkayan kimsenin doğru sözlü, yıkamayı tam bilen ölüde gördüğü kötü durumları gizleyen ve güzel gördüklerini de anlatam bir kimse olması müstehaptır.
Eğer ölü yıkayıcısı, ölüde gördüğü yüzünün nurlanması, güzel kokular ve buna benzer hayrete düşüren şeyler gördüğünde, bunları insanlara anlatması müstehaptır.
Eğer onda yüzünün kararması, kötü koku hasıl olması, suretinin bozulması, azalarının değişmesi ve bundan başka kötü haller görürse. Bunları hiçbir kimseye haber vermesi câiz olmaz.
Eğer ölü bidat ehlinden ve bidatini de açıkça yapan kimse ise, yıkayan kimse, onda hoşa gitmeyen halleri, diğer insanların o bidatten uzaklaşmları niyetiyle, insanlara söylemesinde bir sakınca yoktur.
Kaynaklar
وَيُسْتَحَبُّ لِلْغَاسِلِ أَنْ يَكُونَ أَقْرَبَ النَّاسِ إلَى الْمَيِّتِ فَإِنْ لَمْ يَعْلَمْ الْغُسْلَ فَأَهْلُ الْأَمَانَةِ وَالْوَرَعِ، كَذَا فِي الزَّاهِدِيِّ. يُسْتَحَبُّ أَنْ يَكُونَ الْغَاسِلُ ثِقَةً يَسْتَوْفِي الْغُسْلَ وَيَكْتُمُ مَا يَرَى مِنْ قَبِيحٍ وَيُظْهِرُ مَا يَرَى مِنْ جَمِيلٍ فَإِنْ رَأَى مَا يُعْجِبُهُ مِنْ تَهَلُّلِ وَجْهِهِ وَطِيبِ رَائِحَتِهِ وَأَشْبَاهِ ذَلِكَ يُسْتَحَبُّ لَهُ أَنْ يُحَدِّثَ بِهِ النَّاسَ وَإِنْ رَأَى مَا يُكْرَهُ مِنْ سَوَادِ وَجْهِهِ وَنَتْنِ رَائِحَتِهِ وَانْقِلَابِ صُورَتِهِ وَتَغَيُّرِ أَعْضَائِهِ وَغَيْرِ ذَلِكَ لَمْ يَجُزْ لَهُ أَنْ يُحَدِّثَ بِهِ أَحَدًا، كَذَا فِي الْجَوْهَرَةِ النَّيِّرَةِ. فَإِنْ كَانَ الْمَيِّتُ مُبْتَدِعًا مُظْهِرًا لِبِدْعَتِهِ وَرَأَى الْغَاسِلُ مِنْهُ مَا يُكْرَهُ فَلَا بَأْسَ بِأَنْ يُحَدِّثَ بِهِ النَّاسَ لِيَكُونَ زَجْرًا لَهُمْ عَنْ الْبِدْعَةِ، كَذَا فِي السِّرَاجِ الْوَهَّاجِ الشاملة الهندية 1/159 .