Soru
Ölüm hastalığı nedir, ölüm hastalığında olan bir kimsenin, yaptığı hediye ve sadakalar câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:18
Âlimler ölüm hastalığının sınırı hususunda ihtilaf etmişlerdir. Fetvâda muhtar olan, ölümüne zann-ı galibin bulunmasıdır. İster yatalak hasta olsun, ister olmasın hüküm aynıdır.
Ebu’l Leyse göre ise, ölüm hastalığı, hastanın ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyecek durumda olmasıdır. Bu güzel bir görüştür. Bizde bu görüşü alırız.
Asl kitabında İmam şunları söylemiştir; ”hastanın bağışı ve sadakası, ancak teslim alınmakla câizdir. Teslim alındığında da, malının üçte birinden hibe ve sadakası câiz olur. Hediye eden şahıs, hediyeyi teslimden önce ölürse, hediye batıl olur.
Şu bilinmelidir ki; hastanın hibesi, akden bir sözleşmedir. Vasiyet değildir. Hibede itibar ise, olan malının üçte biridir. Çünkü manen vasiyettir.
Çünkü hastanın malına, varislerin hakları taalluk eder. Hibe ile hasta bağışta bulunduğunda, şeriatın koyduğu ölçü miktarı hibede bulunması gerekir, o ölçüde, üçte birdir.
Ebu’l Leyse göre ise, ölüm hastalığı, hastanın ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyecek durumda olmasıdır. Bu güzel bir görüştür. Bizde bu görüşü alırız.
Asl kitabında İmam şunları söylemiştir; ”hastanın bağışı ve sadakası, ancak teslim alınmakla câizdir. Teslim alındığında da, malının üçte birinden hibe ve sadakası câiz olur. Hediye eden şahıs, hediyeyi teslimden önce ölürse, hediye batıl olur.
Şu bilinmelidir ki; hastanın hibesi, akden bir sözleşmedir. Vasiyet değildir. Hibede itibar ise, olan malının üçte biridir. Çünkü manen vasiyettir.
Çünkü hastanın malına, varislerin hakları taalluk eder. Hibe ile hasta bağışta bulunduğunda, şeriatın koyduğu ölçü miktarı hibede bulunması gerekir, o ölçüde, üçte birdir.
Kaynaklar
وَلَا تَجُوزُ هِبَةُ الْمَرِيضِ وَلَا صَدَقَتُهُ إلَّا مَقْبُوضَةً فَإِذَا قُبِضَتْ جَازَتْ مِنْ الثُّلُثِ وَإِذَا مَاتَ الْوَاهِبُ قَبْلَ التَّسْلِيمِ بَطَلَتْ، يَجِبُ أَنْ يُعْلَمَ بِأَنَّ هِبَةَ الْمَرِيضِ هِبَةٌ عَقْدًا وَلَيْسَتْ بِوَصِيَّةٍ وَاعْتِبَارُهَا مِنْ الثُّلُثِ مَا كَانَتْ؛ لِأَنَّهَا وَصِيَّةٌ مَعْنًى؛ لِأَنَّ حَقَّ الْوَرَثَةِ يَتَعَلَّقُ بِمَالِ الْمَرِيضِ وَقَدْ تَبَرَّعَ بِالْهِبَةِ فَيَلْزَمُ تَبَرُّعُهُ بِقَدْرِ مَا جَعَلَ الشَّرْعُ لَهُ وَهُوَ الثُّلُثُ،. الشاملة الهندية 4/400
وَتَكَلَّمُوا فِي حَدِّ مَرَضِ الْمَوْتِ وَالْمُخْتَارُ لِلْفَتْوَى أَنَّهُ إذَا كَانَ الْغَالِبُ مِنْهُ الْمَوْتَ كَانَ مَرَضَ الْمَوْتِ، سَوَاءٌ كَانَتْ صَاحِبَةَ فِرَاشٍ أَوْ لَمْ تَكُنْ، كَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ. قَالَ أَبُو اللَّيْثِ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - هُوَ أَنْ لَا يَقْدِرَ أَنْ يُصَلِّيَ قَائِمًا وَهُوَ أَحَبُّ وَبِهِ نَأْخُذُ، كَذَا فِي الْجَوْهَرَةِ النَّيِّرَةِ402
وَتَكَلَّمُوا فِي حَدِّ مَرَضِ الْمَوْتِ وَالْمُخْتَارُ لِلْفَتْوَى أَنَّهُ إذَا كَانَ الْغَالِبُ مِنْهُ الْمَوْتَ كَانَ مَرَضَ الْمَوْتِ، سَوَاءٌ كَانَتْ صَاحِبَةَ فِرَاشٍ أَوْ لَمْ تَكُنْ، كَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ. قَالَ أَبُو اللَّيْثِ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - هُوَ أَنْ لَا يَقْدِرَ أَنْ يُصَلِّيَ قَائِمًا وَهُوَ أَحَبُّ وَبِهِ نَأْخُذُ، كَذَا فِي الْجَوْهَرَةِ النَّيِّرَةِ402