Soru
Ölünün arkasından ağlayanlar sebebiyle ölü azap görür deniliyor, bu doğru mu?
Cevap
Görüntülenme:11
Eskiden cahile araplar, öldüklerinde kendi iyiliklerini sayıp dökecek, arkasından ağlayacak matemciler tutarlardı. İşte islam gelince bu yanlış adetin de uygulamasını kaldırmıştır.
Peyğamber(sav) efendimizden rivayetlerin farklı gelmesi bazı farklı düşüncelerinde ortaya çıkmasına sebeb olmuştur. Aşağıda görüleceği üzere bir sahabi efendimiz O’ndan duyduğu hadisi söylemiş, diğer sahabi efendimiz ise, hadisin hangi sebeble söylendiğini de rivayet etmiştir.
Peyğamber(sav) efendimizden rivayet edilen “Şüphesizki, ev halkının ağladığından dolayı, kendisine azap olunur” hadisi de buna bir örnektir.
Hz. Âişe(r.anha) validemizden rivayet olunduğuna göre peyğamber(sav) efendimiz bu sözü bir Yahudi cenazesine ağlayan bir kavme rastladığında söylemiştir. Bu hadisde şudur; “Peyğamber(sav) efendimiz bu sözü, ölen bir Yahudi sebebiyle ağlayan bir kavme uğrayınca buyurdu ki “Şüphesiz ki ona şimdi azap olunuyor, onlar ise ona ağlıyorlar”
Alimler, bu farklı gelen rivayetlerden dolayı bu konuda birkaç görüş bildirmişlerdir. Bunun sebebi de Bir kısım alimler bu hadisden dolayı, eğer ölü sağlığında arkasından ağlanılmasını vasiyet etmişse, ev halkının ağlamasından dolayı ölü azap olunur görüşündedirler.
Fakat âlimlerin çoğunluğuna göre buradaki ağlamadan maksadın, islamda câiz olmayan nevha ve nedbe yaparak ki, yüksek sesle ağlamalar, yaka paça yolmalar, yüzüne veya dizine vurarak elbiselerini yırtma gibi, uygunsuz ve yakışıksız sözler söylemek cahiliye adetlerinde olduğu gibi ölünün bir takım iyiliklerini sayıp dökerek “vay benim yiğidim, evimin direği.. vs.” davranışlarda bulunmaktır.Yoksa kalbin rikkatından dolayı ağlamanın bir sakıncası olmadığını söylemişlerdir. Peyğamber(sav) efendimiz Hz. İbahimin vefatında mübarek gözlerinden yaşlar döküldüğü rivayet edilmektedir.
Ekser âlimlerimiz “Hiçbir günahkar başka birinin günahını yüklenmez” (en’am 164) ayetini ve Hz. Aişe validemizin yukarıdaki hadisini delil getirmişlerdir.
Netice olarak, bir kimse sağlığında “ben vefat ettiğimde, benim arkamdan yüksek sesle bağırığ çağrırak ellerinizi yüzlerinize ve dizlerinize vurun vs. gibi” islamın yasakladığı şeylerin yapılmasını vasiyet etmiş ve geride kalanlarda onun bu vasiyetinine göre yapmışlar ise, günaha girmeye sebeb olmasından dolayı sorumluluk altına girer. Bir vasiyeti olmadığı takdirde, geride kalanlar böyle yapsalar dahi, onun bir sorumluluğu yoktur.
Peyğamber(sav) efendimizden rivayetlerin farklı gelmesi bazı farklı düşüncelerinde ortaya çıkmasına sebeb olmuştur. Aşağıda görüleceği üzere bir sahabi efendimiz O’ndan duyduğu hadisi söylemiş, diğer sahabi efendimiz ise, hadisin hangi sebeble söylendiğini de rivayet etmiştir.
Peyğamber(sav) efendimizden rivayet edilen “Şüphesizki, ev halkının ağladığından dolayı, kendisine azap olunur” hadisi de buna bir örnektir.
Hz. Âişe(r.anha) validemizden rivayet olunduğuna göre peyğamber(sav) efendimiz bu sözü bir Yahudi cenazesine ağlayan bir kavme rastladığında söylemiştir. Bu hadisde şudur; “Peyğamber(sav) efendimiz bu sözü, ölen bir Yahudi sebebiyle ağlayan bir kavme uğrayınca buyurdu ki “Şüphesiz ki ona şimdi azap olunuyor, onlar ise ona ağlıyorlar”
Alimler, bu farklı gelen rivayetlerden dolayı bu konuda birkaç görüş bildirmişlerdir. Bunun sebebi de Bir kısım alimler bu hadisden dolayı, eğer ölü sağlığında arkasından ağlanılmasını vasiyet etmişse, ev halkının ağlamasından dolayı ölü azap olunur görüşündedirler.
Fakat âlimlerin çoğunluğuna göre buradaki ağlamadan maksadın, islamda câiz olmayan nevha ve nedbe yaparak ki, yüksek sesle ağlamalar, yaka paça yolmalar, yüzüne veya dizine vurarak elbiselerini yırtma gibi, uygunsuz ve yakışıksız sözler söylemek cahiliye adetlerinde olduğu gibi ölünün bir takım iyiliklerini sayıp dökerek “vay benim yiğidim, evimin direği.. vs.” davranışlarda bulunmaktır.Yoksa kalbin rikkatından dolayı ağlamanın bir sakıncası olmadığını söylemişlerdir. Peyğamber(sav) efendimiz Hz. İbahimin vefatında mübarek gözlerinden yaşlar döküldüğü rivayet edilmektedir.
Ekser âlimlerimiz “Hiçbir günahkar başka birinin günahını yüklenmez” (en’am 164) ayetini ve Hz. Aişe validemizin yukarıdaki hadisini delil getirmişlerdir.
Netice olarak, bir kimse sağlığında “ben vefat ettiğimde, benim arkamdan yüksek sesle bağırığ çağrırak ellerinizi yüzlerinize ve dizlerinize vurun vs. gibi” islamın yasakladığı şeylerin yapılmasını vasiyet etmiş ve geride kalanlarda onun bu vasiyetinine göre yapmışlar ise, günaha girmeye sebeb olmasından dolayı sorumluluk altına girer. Bir vasiyeti olmadığı takdirde, geride kalanlar böyle yapsalar dahi, onun bir sorumluluğu yoktur.
Kaynaklar
إنَّمَا يُعَذَّبُ الْمَيِّتُ بِبُكَاءِ أَهْلِهِ إذَا أَوْصَى بِذَلِكَ قَالَ بَعْضُهُمْ: يُعَذَّبُ لِمَا فِي الْحَدِيثِ إنَّ الْمَيِّتَ لَيُعَذَّبُ بِبُكَاءِ أَهْلِهِ عَلَيْهِ وَقَالَ عَامَّةُ الْعُلَمَاءِ لَا لقوله تعالى لا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى الأنعام 164:
وَتَأْوِيلُ الْحَدِيثِ أَنَّهُمْ فِي ذَلِكَ الزَّمَانِ كَانُوا يُوصُونَ بِالنُّوحِ فَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ ذَلِكَ بَحْرٌ عَنْ الظَّهِيرِيَّةِ وَفِي شَرْحِ التَّكْمِلَةِ أَنَّ الْمُرَادَ مِنْ الْحَدِيثِ النَّدْبُ وَالنِّيَاحَةُ وَعَنْ عَائِشَةَ - رَضِيَ اللَّهُ تَعَالَى عَنْهَا أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ ذَلِكَ لَمَّا مَرَّ عَلَى قَوْمٍ يَبْكُونَ عَلَى يَهُودِيٍّ فَقَالَ إنَّهُ لَيُعَذَّبُ وَهُمْ يَبْكُونَ عَلَيْهِ ابن عابدين 3\156
وَتَأْوِيلُ الْحَدِيثِ أَنَّهُمْ فِي ذَلِكَ الزَّمَانِ كَانُوا يُوصُونَ بِالنُّوحِ فَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ ذَلِكَ بَحْرٌ عَنْ الظَّهِيرِيَّةِ وَفِي شَرْحِ التَّكْمِلَةِ أَنَّ الْمُرَادَ مِنْ الْحَدِيثِ النَّدْبُ وَالنِّيَاحَةُ وَعَنْ عَائِشَةَ - رَضِيَ اللَّهُ تَعَالَى عَنْهَا أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ ذَلِكَ لَمَّا مَرَّ عَلَى قَوْمٍ يَبْكُونَ عَلَى يَهُودِيٍّ فَقَالَ إنَّهُ لَيُعَذَّبُ وَهُمْ يَبْكُونَ عَلَيْهِ ابن عابدين 3\156