Soru
Soru: Bir bayan, yanında mahremi olmadan hac için veya başka bir yolculuğa çıkabilir mi?
Cevap
Cevap: Peygamber(sav) efendimiz, kadının mahremsiz yolculuğa çıkmasını nehy etmiştir. Bu rivâyetler şunlardır:
Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allaha ve ahiret gününe inanan bir kadına, bir gece ve gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir."(1)
İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan (yabancı) bir kadınla yalnız kalmasın!" Bunun üzerine bir adam kalkarak: "Ey Allah'ın Resülü, kadınım hacc için yola çıktı, ben ise falan falan gazvelere yazıldım!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hacc yap!" diye emretti."(2)
Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular: Bir kadına, üç (gün) devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir”(3)
Ebu Said El Hudriyyü(R.anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Allaha ve ahiret gününe inanan bir kadına, üç günlük ve üçten daha fazla devam edecek bir mesafeye, yanında babası veya kocası veya erkek kardeşi veya bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir”(4)
Ebu Davud’da gelen bir hadis de ise, yarım günlük(berîd) mesafeye dahi bir kadının mahremsiz yola çıkamayacağı bildirilmektedir.
Yukarıda bahsedilen hadislerle ilgili olarak Nevevî bu konuda şöyle der “Hadislerdeki bu ifadelerin farklılığı, soran kişilerin ve yerlerin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Beyhâki bu konuda şöyle söyler: “Sanki Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a üç günlük mesafeye mahremsiz giden bir kadın hakkında soruldu, O’da “gidemez” buyurdu. (Başka bir kişi tarafından) yine kendisine iki günlük mesafeye gitmesi hakkında sorulduğunda “gidemez” cevabını verdi. (Başka bir kişi tarafından) yine kendisine bir günlük mesafeye gitmesi hakkında sorulduğunda “gidemez” cevabını verdi. (Başka kimse tarafından) yarım günlük mesafeye gidip gitmeyeceği hakkında soruldu “gidemez” buyurdu. Dolayısıyla da her kişi kendi işittiğini rivâyet etmiştir. Bir rivâyette muhtelif rivâyetlerin olması, sahabinin Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı farklı yerlerde işitmiş olmasından kaynaklanmıştır. Râvide bazen bir rivâyetei bazen de diğerini rivâyet etmiştir. Bunların hepsi de sahihtir. Bu rivâyetlerin hepsinde de yolculuk ismini sınırlandıracak bir sınır yoktur. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunlarla da yolculuk isminin verilebileceği en az mesafeyi sınırlamayı istememiştir.
Hasılı, yolculuk olarak isimlendirilen üç günlük veya iki günlük veya bir gün veya yarım günlük dahi olsa kadının mahremsiz olarak sefere(yolculuğa) çıkması yasaklanmıştır. Çünkü İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ)’nın rivâyeti yolculuk olarak sıfatlanan bütün durumları kapsamaktadır. Kadı bu konuda şöyle der “İslam âlimlerinin ittifakıyla bir kadın hacc ve umre dışında mahremsiz yolculuğa çıkamaz. Sadece dârül harpten mahremsiz hicret edebilir.”(5)
İmam-ı Ahmed’e göre, yolculuk ister az ister çok olsun bir kadın mahremsiz yola çıkamaz.(6)
Ancak kadının hacc gibi farz olan bir ibadeti yerine getirmede mahrem şartı olup olmaması mezhepler arasında ihtilaflıdır.
Hanefi mezhebine göre, mahremi bulunma şartı haccın vücubunun şartıdır. Bu nedenle bir kadın genç olsun ihtiyar olsun yanında mahremi olmadan hacc yolculuğuna çıkamaz. Her ne kadar yanında diğer kadınlarda bulunsa bile. Mahremden maksat, akrabiyetlik, süt akrabalığı ve evlilikle oluşan nikah yapması ebediyen câiz olmayan kimselerdir. Örneğin, babası, erkek kardeşleri, yeğenleri damadı, süt kardeşleri gibi. Bu akrabaların Müslüman veya müşrik veya ehli kitap olabilmesinde bir mahzur yoktur. Yalnız kızı gibi nikahı dinimizce haram olan kimseleri nikah yapmasını kabul eden Mecûsi olmaması gerekir. Mahremin deli ve buluğa ermeyen erkek çocuk olmaması gerekir. Mürâhik erkek çocuğu buluğa eren gibidir. Buluğa ermeyen kız çocuğu ise mahremsiz yolculuğa çıkabilir. Ancak kız çocuğu müşteha(baliğ olmayan fakat vücut hatları belirgin olan) olursa mahremsiz yola çıkamaz.
Hanefilerde mahrem bulunma şartının olabilmesi için sefer müddeti olan üç günlük yol olması gerekir. Yani namazı kısaltacak kadar mesafesi olmalıdır. Bu mesafede günümüzde 85-90 kilometre civarındadır. Mekke’ye üç günden az olan yolculukta ise mahrem bulunma şartı aranmaz. Bir mahalleden diğer mahalleye giderken mahrem şartı aranmadığı gibi. Kadının mahremi bulunup ta kocası da izin vermediği takdirde, eğer üzerine hac farz ise kadın kocasının sözünü dinlemeyip farz olan haccını yapabilir. Mahremsiz bir kadın, yolculuğa çıkıp hacc yaparsa, hadisde olan nehiyden dolayı kerâhetle(tahrimen mekruh) câizdir. İmam-ı Âzam ve Ebu Yusuf’a göre bir kadının bir günlük yolculuğa tek başına çıkmasını kerih görmüşlerdir. İbn-i Âbidin “günümüzde fesatın yaygın olduğundan dolayı da fetvânın bu şekilde olması gerekir” demektedir.(7)
Şâfîlere göre, bir kadının hacc yolculuğunda kendisine refaket edecek kocası veya mahremi veya güvenilir bir kadın topluluğu bulunmadığı takdirde hacc o kimseye vâcip değildir. Fakat yol emniyeti olduğu takdirde
tek başına da farz olan haccını yapmak için yolculuğa çıkabilir. Ama nafile hacc için, mutlaka bir mahremi olması gerekir. Güvenilir bir kadın topluluğunun içinde olması dahi yeterli değildir.
Mâlikîlere göre, kadının yanında kocası veya bir mahremi veya ister erkek ister kadın veya ister bu iki cinsten karışık olsun emin bir topluluk içinde bulunduğu takdirde kendisine hacc etmek vâcip olur.
Hanbelilere göre, kadının hacc etmesi için bir mahremin bulunması gerekir. Bunlara göre kadın için bir mahremin bulunması haccın vucubunun şartıdır. (8)
Buradan anlaşılan Şâfî,Mâlikî ve diğer fukahanın ihtilafları kadının farz olan hacc yolculuğuna çıkması haliyle sınırlıdır. Keyfi olarak yolculuğa çıkması hacc yolculuğuna çıkmasına kıyas edilemez.(9)
Günümüzde şâfi mezhebini taklit ederek bir kadın topluluğu içinde, nafile umre veya hacca, giden kimseler, yukarıdaki şâfî mezhebinin bu görüşüyle amel edemezler. Çünkü bu mezhebe göre, nafile olarak hac ve umreye, bir kadın topluluğun içerisinde dahi gidemez.
Kaynaklar
1-Buhârî, Taksîru's-Salât 4; Müslim, Hacc 419, 422, (1339); Muvatta, İsti'zân 37, (2, 979); Ebü Dâvud, Menâsik 2, (1723-1725); Tirmizî, Radâ 15, (1170).
2-Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).
3-Müslim, Hacc 419, 422, (1339)
4-Müslim, Hacc 419, 422, (1339)
5-Nevevî, Şerh-i Müslim, 5/116-117, Neylü’l Evtâr Şevkânî, 4/596
6-El Mufassal, Zeydânî, 2/175
7-Bedâi,3/55-56 İbn-i Âbidin, 3/464-465
8-El Mufassal, Zeydânî, 2/165-166-167, Mezâhibü’l Erbaa, 1/632-636
9-El Fıkhü’l İslâmiyye ve Edülletühû, Zühaylî, 3/36