Soru
Yara üzerine mesh ve yaranın veya kırılan bir uzvun üzerine sarılan sargı, hangi durumlarda mesh edilmesi câiz dir?
Cevap
Görüntülenme:9
Yara üzerinde sargı yoksa, eğer yıkamak zarar vermiyorsa, yıkanır, zarar veriyorsa, yıkanmaz, yaranın üzeri mesh edilir. O da zarar verirse terk edilir. Bu durum üzerinde sargı olmadığı takdirdedir.
Peki üzerinde sargı varsa ne yapmak gerekir?
Sargılar üzerine mesh etmek, ancak suyun isabetinden veya sargıyı çözmekle zarar gören kimse, sargı üzerini mesh eder.
Sargının çözülmesinden zarar görmek, sargıyı çözse, kendi başına bağlamayacak bir yerde olması veya bağlayacak bir kimse bulunmaması hallerini de içine almaktadır.
Eğer yarayı soğuk su ile yıkamak zarar verirse, imameyne göre, sıcak su ile yıkar. Fetvâ da imameynin görüşüne göredir.
Sargı yaradan daha fazla yer işgal ediyorsa, sargının çözülmesi veya çözüldükten sonra yaranın mesh edilmesi zarar veriyorsa, hem yaranın üzeri hem de yarasız yerin üstü mesh edilir. Fakat yaranın üstünü mesh etmek zarar verirde, sargıyı çözmek zarar vermez ise, bu takdirde, diğer yerlerin sargısı çözülür sadece yara üstündeki sargı kalır ve yaranın üzerindeki sargı mesh edilir. Yaranın etrafındaki sağlam yerler yıkanır.
Yaranın üzerindeki sargının hükmü ne ise, kırık ve çıkıklarında sargı ile bağlanıldığında, hükmü aynıdır.
Sargının çoğu üzerine mesh etmek yeterlidir. Fakat yarısı veya yarısından az olan kısımları mesh etmek, sargı üzerine mesh için yeterli olmaz.
Bir kimsenin tırnağı kırılsa, üzerine ilaç veya sakız koysa, bunları kaldırmak zarar verirse, bu takdirde kaldırmayıp üzerini mesh eder, bu mesh de zarar verirse, meshi de terk eder. Etrafını yıkar.
Uzuvlarında yarık/yara olan bir kimse, gücü yeterse üzerlerine su döker, gücü yetmez ise mesh eder, meshe de gücü yetmez ise meshi de terk eder. Etrafını yıkar.
Peki üzerinde sargı varsa ne yapmak gerekir?
Sargılar üzerine mesh etmek, ancak suyun isabetinden veya sargıyı çözmekle zarar gören kimse, sargı üzerini mesh eder.
Sargının çözülmesinden zarar görmek, sargıyı çözse, kendi başına bağlamayacak bir yerde olması veya bağlayacak bir kimse bulunmaması hallerini de içine almaktadır.
Eğer yarayı soğuk su ile yıkamak zarar verirse, imameyne göre, sıcak su ile yıkar. Fetvâ da imameynin görüşüne göredir.
Sargı yaradan daha fazla yer işgal ediyorsa, sargının çözülmesi veya çözüldükten sonra yaranın mesh edilmesi zarar veriyorsa, hem yaranın üzeri hem de yarasız yerin üstü mesh edilir. Fakat yaranın üstünü mesh etmek zarar verirde, sargıyı çözmek zarar vermez ise, bu takdirde, diğer yerlerin sargısı çözülür sadece yara üstündeki sargı kalır ve yaranın üzerindeki sargı mesh edilir. Yaranın etrafındaki sağlam yerler yıkanır.
Yaranın üzerindeki sargının hükmü ne ise, kırık ve çıkıklarında sargı ile bağlanıldığında, hükmü aynıdır.
Sargının çoğu üzerine mesh etmek yeterlidir. Fakat yarısı veya yarısından az olan kısımları mesh etmek, sargı üzerine mesh için yeterli olmaz.
Bir kimsenin tırnağı kırılsa, üzerine ilaç veya sakız koysa, bunları kaldırmak zarar verirse, bu takdirde kaldırmayıp üzerini mesh eder, bu mesh de zarar verirse, meshi de terk eder. Etrafını yıkar.
Uzuvlarında yarık/yara olan bir kimse, gücü yeterse üzerlerine su döker, gücü yetmez ise mesh eder, meshe de gücü yetmez ise meshi de terk eder. Etrafını yıkar.
Kaynaklar
وَإِنَّمَا يَمْسَحُ إذَا لَمْ يَقْدِرْ عَلَى غَسْلِ مَا تَحْتَهَا وَمَسَحَهُ بِأَنْ تَضَرَّرَ بِإِصَابَةِ الْمَاءِ أَوْ حَلَّهَا. هَكَذَا فِي شَرْحِ الْوُقَايَةِ وَمِنْ ضَرَرِ الْحَلِّ أَنْ يَكُونَ فِي مَكَان لَا يَقْدِرُ عَلَى رَبْطِهَا بِنَفْسِهِ وَلَا يَجِدُ مَنْ يَرْبِطُهَا
إِذَا زَادَتْ الْجَبِيرَةُ عَلَى نَفْسِ الْجِرَاحَةِ فَإِنْ ضَرَّهَا الْحَلُّ وَالْمَسْحُ يُمْسَحُ عَلَى مَا يُوَارِي الْجِرَاحَةَ وَمَا يُوَازِي مَوْضِعًا صَحِيحًا وَإِنْ ضَرَّهَا الْمَسْحُ لَا الْحَلُّ يَمْسَحُ عَلَى الْخِرْقَةِ الَّتِي عَلَى رَأْسِهَا وَيَغْسِلُ مَا حَوْلَهَا وَإِنْ لَمْ يَضُرَّهُ الْمَسْحُ وَلَا الْحَلُّ غَسَلَ مَا حَوْلَهَا وَمَسَحَهَا نَفْسَهَا وَسِوَى ذَلِكَ بَيْنَ الْجِرَاحَةِ وَغَيْرِهَا مِثْلُ الْكَيِّ وَالْكَسْرِ هَكَذَا فِي فَتْحِ الْقَدِيرِ وَيَكْتَفِي بِالْمَسْحِ عَلَى أَكْثَرِ الْجَبِيرَةِ. هَكَذَا فِي الْهِدَايَةِ وَبِهِ يُفْتَى. كَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ وَلَا يَجُوزُ عَلَى النِّصْفِ فَمَا دُونَهُ إجْمَاعًا
وَلَوْ انْكَسَرَ ظُفْرُهُ فَجَعَلَ عَلَيْهِ دَوَاءً أَوْ عِلْكًا فَإِنْ كَانَ يَضُرُّهُ نَزْعُهُ مَسَحَ عَلَيْهِ وَإِنْ ضَرَّهُ الْمَسْحُ تَرَكَهُ، وَشُقُوقُ أَعْضَائِهِ يُمِرُّ عَلَيْهَا الْمَاءَ إنْ قَدَرَ وَإِلَّا مَسَحَ عَلَيْهَا إنْ قَدَرَ وَإِلَّا تَرَكَهُ وَغَسَلَ مَا حَوْلَهَا.
الشاملة. الهندية. 1/34
إِذَا زَادَتْ الْجَبِيرَةُ عَلَى نَفْسِ الْجِرَاحَةِ فَإِنْ ضَرَّهَا الْحَلُّ وَالْمَسْحُ يُمْسَحُ عَلَى مَا يُوَارِي الْجِرَاحَةَ وَمَا يُوَازِي مَوْضِعًا صَحِيحًا وَإِنْ ضَرَّهَا الْمَسْحُ لَا الْحَلُّ يَمْسَحُ عَلَى الْخِرْقَةِ الَّتِي عَلَى رَأْسِهَا وَيَغْسِلُ مَا حَوْلَهَا وَإِنْ لَمْ يَضُرَّهُ الْمَسْحُ وَلَا الْحَلُّ غَسَلَ مَا حَوْلَهَا وَمَسَحَهَا نَفْسَهَا وَسِوَى ذَلِكَ بَيْنَ الْجِرَاحَةِ وَغَيْرِهَا مِثْلُ الْكَيِّ وَالْكَسْرِ هَكَذَا فِي فَتْحِ الْقَدِيرِ وَيَكْتَفِي بِالْمَسْحِ عَلَى أَكْثَرِ الْجَبِيرَةِ. هَكَذَا فِي الْهِدَايَةِ وَبِهِ يُفْتَى. كَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ وَلَا يَجُوزُ عَلَى النِّصْفِ فَمَا دُونَهُ إجْمَاعًا
وَلَوْ انْكَسَرَ ظُفْرُهُ فَجَعَلَ عَلَيْهِ دَوَاءً أَوْ عِلْكًا فَإِنْ كَانَ يَضُرُّهُ نَزْعُهُ مَسَحَ عَلَيْهِ وَإِنْ ضَرَّهُ الْمَسْحُ تَرَكَهُ، وَشُقُوقُ أَعْضَائِهِ يُمِرُّ عَلَيْهَا الْمَاءَ إنْ قَدَرَ وَإِلَّا مَسَحَ عَلَيْهَا إنْ قَدَرَ وَإِلَّا تَرَكَهُ وَغَسَلَ مَا حَوْلَهَا.
الشاملة. الهندية. 1/34