Soru
Yemin kefaretini oruçla yerine getirmek isteyen fakir bir kimse, üç gün tutacağı orucu arka arkaya mı tutması gerekir?
Cevap
Görüntülenme:20
Eğer bir kimse, yeminini bozduğunda, azad edilecek bir köle bulamaz veya on fakiri giydirmek veya on fakiri doyurmaya gücü yetmediği takdirde, yemin kefaretini oruçla yerine getirmek isteyen fakir bir kimse, üç gün tutacağı orucu, arka arkaya tutması gerekir. Evlâ olan ise, zengininde kefareti olmasıdır.
Yemin kefaretini ödemede zenginliğin ölçüsü, kifayet miktarından fazla, yemin kefareti miktarını verebilecek kifayette olmasıdır. Bu durum, yemin kefaretinin verilmesi, nasla sabit olan eşyalar, kendisinde bulunmayan kimseler içindir. Mesela azad edecek kölesi yok veya on fakiri giydirecek elbiseleri yok veya on fakiri doyuracak taamı yok.
Fakat bir kimse nasla sabit olana sahipse, borçlu olsun olmasın, yemin kefaretini oruçla tutması câiz olmaz.
Fakat bir kimsenin nasla sabit olan yemin kefareti ödeyeceği yukarıdaki sayılan şeyleri yoksa, bu takdirde, zenginlik ve fakirlik ölçüsüne itibar olunur. Yani yemin kefaretini ödemede zenginliğin ölçüsü, kifayet miktarından fazla, yemin kefareti miktarını verebilecek kifayette olmasına itibar olunur. Eğer yeterli miktar varsa, oruç tutmaz, değilse oruçla kefaret yeminini yerine getirir.
Yemin kefaretini ödemede zenginliğin ölçüsü, kifayet miktarından fazla, yemin kefareti miktarını verebilecek kifayette olmasıdır. Bu durum, yemin kefaretinin verilmesi, nasla sabit olan eşyalar, kendisinde bulunmayan kimseler içindir. Mesela azad edecek kölesi yok veya on fakiri giydirecek elbiseleri yok veya on fakiri doyuracak taamı yok.
Fakat bir kimse nasla sabit olana sahipse, borçlu olsun olmasın, yemin kefaretini oruçla tutması câiz olmaz.
Fakat bir kimsenin nasla sabit olan yemin kefareti ödeyeceği yukarıdaki sayılan şeyleri yoksa, bu takdirde, zenginlik ve fakirlik ölçüsüne itibar olunur. Yani yemin kefaretini ödemede zenginliğin ölçüsü, kifayet miktarından fazla, yemin kefareti miktarını verebilecek kifayette olmasına itibar olunur. Eğer yeterli miktar varsa, oruç tutmaz, değilse oruçla kefaret yeminini yerine getirir.
Kaynaklar
فَإِنْ لَمْ يَقْدِرْ عَلَى أَحَدِ هَذِهِ الْأَشْيَاءِ الثَّلَاثَةِ صَامَ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ مُتَتَابِعَاتٍ وَهَذِهِ كَفَّارَةُ الْمُعْسِرِ وَالْأَوْلَى كَفَّارَةُ الْمُوسِرِ وَحَدُّ الْيَسَارِ فِي كَفَّارَةِ الْيَمِينِ أَنْ يَكُونَ لَهُ فَضْلٌ عَلَى كَفَافِهِ مِقْدَارَ مَا يُكَفِّرُ عَنْ يَمِينِهِ وَهَذَا إذَا لَمْ يَكُنْ فِي مِلْكِهِ عَيْنُ الْمَنْصُوصِ عَلَيْهِ أَمَّا إذَا كَانَ فِي مِلْكِهِ عَيْنُ الْمَنْصُوصِ عَلَيْهِ وَهُوَ أَنْ يَكُونَ فِي مِلْكِهِ عَبْدٌ أَوْ كِسْوَةٌ أَوْ طَعَامُ عَشَرَةٍ لَا يَجُوزُ أَنْ يَصُومَ سَوَاءٌ كَانَ عَلَيْهِ دَيْنٌ أَوْ لَمْ يَكُنْ وَأَمَّا إذَا لَمْ يَكُنْ فِي مِلْكِهِ عَيْنُ الْمَنْصُوصِ عَلَيْهِ فَحِينَئِذٍ يُعْتَبَرُ الْيَسَارُ وَالْإِعْسَارُ كَذَا فِي السِّرَاجِ الْوَهَّاجِ الشاملة الهندية 2/61-62.