İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Hastaların Namazı

Soru

Baş ile îma yaparak namaz nasıl kılınır?

Cevap

Görüntülenme:11
Bir kimse hasta olduğunda ayakta namazını eda edemeyecek durumda ise namazını oturarak kılar. Eğer oturmaya da gücü yetmiyor ise namazını başı ile ima ederek namazını kılar. Hanefi mezhebinde kaş ile, göz ve kalp ile ima ederek namazını kılamaz.Bu haldebir kimseden namaz düşer. Bu kimse, eğer hastayken kılamadığı namazı beş vakitten fazla olursa iyileştiğinde kılamadığı namazlarını kaza etmez, beş vakit veya ondan da az olursa iyileştiğinde kaza eder.
Baş ile ima demek başı aşağı ve yukarı kaldırmakla olur. Baş ile ima eden bir kimse secdesi için rükudan daha fazla başını eğmesi gerekir. Bu namazın sıhhati içindir.
Bu kimse imayı ayakta olduğu halde başı ile yapabildiği gibi oturarak ta yapabilir. Oturarak kılması daha efdaldir. Çünkü namazda asıl olan secde olduğundan, oturma hali de secdeye daha yakındır. Oturarak başı ile ima edemeyen ve bir şeye dayanamayarak ta îma ile namaz kılamayan sırt üstü veya sağ yanı veya sol yanı üzere yatarak başı ile îma ederek namazını kılar.
İma ile namaz kılan bir kimse, kıyam ve rüku için ayağa kalkıp normal kıyam ve rüku yaparak, secde için ise oturup başı ile ima ederek namazını kılabilirse de efdal olan oturarak başı ile ima etmesidir.
Efdal olan namaz kılma şekli; oturduğu yerde tekbir alır, kıyam, rüku ve secdesini başı ile ima ederek kılar. Burada önemli olan, secdede rükudan daha fazla başı eğmesidir. Yoksa namazı câiz olmaz.
Oturarak başı ile namaz kılan bir kimse secde için yastığı, başına kaldırmaz. Peyğamber (sav) bundan nehy etmiştir.Bu mekruhtur. Zaten koymuş olduğu yastıkta secde ederken rükudan daha fazla başını eğmişse, namazı câiz olur. Değilse caiz olmaz, namazın sıhhatine engeldir.
Geriye şöyle bir mesele kalıyorki; ima ile orurarak namaz kılan bir kimse, secde için yere yastık vb gibi yerin sertliğini hissettirecek bir şey koysa, rüku için belini eğse, secdeyi de yere koyduğu yastığın üstüne yapsa bu baş ile ima olur mu?
Olmaz, çünkü belini eğmekle rükusunu yapmış, secdeyi de oturarak namaz kılan kimsenin yaptığı şekilde yapmıştır. Belini eğerek ve secdeyi de yaparak, bu kimse oturarak namaz kılmaya güç getirmiş sayılır. Artık bu kimse ima ile namaz kılamaz.(bkn. İbn-i Abidin) Bu bir imadır diyenlerde vardır.
Bir kimse namazını ima ile başlamış, rükusunu ve secdesini ima ederek kılmış olsa sonra kıyama gücü yetse, ve kıyama kalksa, namazını yeniden kılması gerekir. Çünkü zayıf olanın üzerine kuvvetli olan bina edilemez.
Fakat ima niyetiyle namaza başlasa, ima ile rüku ve secde etmeden gücü yeterek tekrar ayakta normal namazına devam etse, rüku ve secde yapsa bu câizdir. Çünkü ima ile bir rükün eda etmemiş, zayıfın üzerine kuvvetli olanı bina etmemiştir.
Burada önemli olan, bir kimse ayakta namaza başlasa, namaz içinde hastalansa, oturarak namazını kılmaya devam eder, oturmaya da gücü yetmese, imâ ile oturarak, olmadı sırt üstü yatarak, olmadı sağ tarafına veya sol tarafına yatarak namazını tamamlar. Efdal olan sırt üstü yatarak, başını hafifçe kaldırıp ayaklarını da kıbleye uzatma herahetinden(uzatması tenzihen mekruhtur) dolayı dizlerini dikerek, yüzü kıbleye dönük durumda kılmaktır.Çünkü kuvvetli üzerine zayıf olanı bina etmiştir.
Yatarak namazını ima ile kılan birisi, namaz içinde iyileşip, oturarak namaz kılmaya veya normal kıyam ve rüku için ayağa kalsa, namazına yeniden başlaması gerekir.
Havahirzade namıyla meşhur Şeyhü’l İmam Ez-Zahidi ima ile namaz kılanlar hakkında farklı bir görüşü vardır. O’na göre, “İma ile namaz kılmak isteyen bir kimse, ayağa kalkmaya gücü varsa, ayağa kalkar ve rükusunu ayakta başı ile ima eder, secde için ise oturur ve başı ile ima ederek secdesini yapar. Çünkü ima, rüku ve secdeden bedeldir. Rüku ve secde yapan ama ayakta duramayan bir kimse, ayakta rüku eder, secdesini de oturarak yapar”

Kaynaklar

وَإِنْ تَعَذَّرَا لَا الْقِيَامُ أَوْمَأَ قَاعِدًا وَهُوَ أَفْضَلُ مِنْ الْإِيمَاءِ قَائِمًا لِقُرْبِهِ مِنْ الْأَرْضِ وَيَجْعَلُ سُجُودَهُ أَخْفَضَ مِنْ رُكُوعِهِ لُزُومًا وَلَا يَرْفَعُ إلَى وَجْهِهِ شَيْئًا يَسْجُدُ عَلَيْهِ فَإِنَّهُ يُكْرَهُ تَحْرِيمًا فَإِنْ فُعِلَ وَهُوَ يَخْفِضُ بِرَأْسِهِ لِسُجُودِهِ أَكْثَرَ مِنْ رُكُوعِهِ صَحَّ على أَنَّهُ إيمَاءٌ لَا سُجُودٌ إلَّا أَنْ يَجِدَ قُوَّةَ الْأَرْضِ ....... وَإِنْ تَعَذَّرَ الْقُعُودُ أَوْمَأَ مُسْتَلْقِيًا عَلَى ظَهْرِهِ وَرِجْلَاهُ نَحْوَ الْقِبْلَةِ غَيْرَ أَنَّهُ يَنْصِبُ رُكْبَتَيْهِ لِكَرَاهَةِ مَدِّ الرِّجْلِ إلَى الْقِبْلَةِ وَيَرْفَعُ رَأْسَهُ يَسِيرًا لِيَصِيرَ وَجْهُهُ إلَيْهَا أَوْ عَلَى جَنْبِهِ الْأَيْمَنِ أَوْ الْأَيْسَرِ وَوَجْهُهُ إلَيْهَا وَالْأَوَّلُ أَفْضَلُ وَإِنْ تَعَذَّرَ الْإِيمَاءُ وَكَثُرَتْ الْفَوَائِتُ بِأَنْ زَادَتْ عَلَى يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ سَقَطَ الْقَضَاءُ عَنْهُ وَعَلَيْهِ الْفَتْوَى ابن عابدين 2\564-570
فإن كان قادرا على القيام دون الركوع و السجود فإنه يومئ قاعدا لا قائما فهو المستحب و لو أومأ قائما جاز تحفة الفقحاء الشاملة 190
و أما إذا كان يصلي بالإيماء قاعدا او مستلقيا فلا يبني إذا قدر علي القيام او الركوع و السجود عندنا تحفة الفقحاء الشاملة 193
اذا عجز المريض عن الإيماء بالرأس في ظاهر الرواية يسقط عنه فرض الصلاة و لا يعتبر الإيماء بالعينين و الحاجبين قاضيحان 1\153
يصلى قاعدا بإيماء اي جوازا لا وجوبا فلو قام و قرأ و ركع ثم قعد و أومأ للسجود يجزيه شرح الزيادات قاضيخان الشاملة 236
و زاد شيخ الإسلام المعروف بخواخر زاد فقال: اذا أراد الرجل ان يؤمئ بالركوع يومئ قائما, و اذا أراد ان يومئ بالسجود يومئ قاعدا ؛ لأن إيماء بدل عن الركوع و السجود. و لو كان قادرا على الركوع و السجود يركع قائما ويسجد قاعدا فكذلك الإيماء المحيط البرهاني 327

Hastaların Namazı konusunda diğer sorular