Soru
Bir kimsenin akıcı bir yarası olsa, üzerini bezle bağlasa ve dirhem miktarından fazla kan veya irin, bezin üstüne veya elbisesine bulaşsa, bu kimsenin bu şekilde namaz kılması câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:1
Bir kimsenin akıcı bir yarası olsa, üzerini bezle bağlasa, namaza engel olan dirhem miktarından fazla kan veya irin beze veya elbisesine isabet etse, eğer bu kimse yeni bir bez koysa, namazı bitirmeden tekrar kan veya irin aynı şekilde bezi veya elbisesini kirletecekse, bu kimse bezi veya elbisesini yıkamadan bu şekilde namaz kılması câizdir.
Eğer böyle değilse, muhtar olan görüşe göre, bu şekilde, yani bezi ve elbisesine isabet eden necaseti(kan ve irini) temizlemeden namaz kılması câiz değildir.
Bir görüşe göre, aslen yıkaması vacip değildir.
Diğer bir görüşe göre de, akan şey bir defa bulaşacaksa, yıkamak vacip, ikinci defa bulaşacaksa, vacip değildir. İmam Serahsî bu görüşü tercih etmiştir. Bedâyi sahibise, ulemanın bu görüşü seçtiklerini ve bu görüşün sahih olduğunu bildirmiştir.
Nitekim İbn-i Âbidin de, metindeki görüşle, zikr olunan görüşün birleştirilmesi mümkün olmaz ise, bu görüşün özürlüler için daha uygun ve genişlik ifade ettiğini bildirmektedir.
Eğer böyle değilse, muhtar olan görüşe göre, bu şekilde, yani bezi ve elbisesine isabet eden necaseti(kan ve irini) temizlemeden namaz kılması câiz değildir.
Bir görüşe göre, aslen yıkaması vacip değildir.
Diğer bir görüşe göre de, akan şey bir defa bulaşacaksa, yıkamak vacip, ikinci defa bulaşacaksa, vacip değildir. İmam Serahsî bu görüşü tercih etmiştir. Bedâyi sahibise, ulemanın bu görüşü seçtiklerini ve bu görüşün sahih olduğunu bildirmiştir.
Nitekim İbn-i Âbidin de, metindeki görüşle, zikr olunan görüşün birleştirilmesi mümkün olmaz ise, bu görüşün özürlüler için daha uygun ve genişlik ifade ettiğini bildirmektedir.
Kaynaklar
إذَا كَانَ بِهِ جُرْحٌ سَائِلٌ وَقَدْ شَدَّ عَلَيْهِ خِرْقَةً فَأَصَابَهَا الدَّمُ أَكْثَرَ مِنْ قَدْرِ الدَّمِ أَوْ أَصَابَ ثَوْبَهُ إنْ كَانَ بِحَالٍ لَوْ غَسَلَهُ يَتَنَجَّسُ ثَانِيًا قَبْلَ الْفَرَاغِ مِنْ الصَّلَاةِ جَازَ أَنْ لَا يَغْسِلَهُ وَصَلَّى قَبْلَ أَنْ يَغْسِلَهُ وَإِلَّا فَلَا هَذَا هُوَ الْمُخْتَارُ هَكَذَا فِي الْمُضْمَرَاتِ الشاملة الهندية 1\41.
(وَإِنْ سَالَ عَلَى ثَوْبِهِ) فَوْقَ الدِّرْهَمِ (جَازَ لَهُ أَنْ لَا يَغْسِلَهُ إنْ كَانَ لَوْ غَسَلَهُ تَنَجَّسَ قَبْلَ الْفَرَاغِ مِنْهَا) أَيْ: الصَّلَاةِ (وَإِلَّا) يَتَنَجَّسْ قَبْلَ فَرَاغِهِ (فَلَا) يَجُوزُ تَرْكُ غَسْلِهِ، هُوَ الْمُخْتَارُ لِلْفَتْوَى وَكَذَا مَرِيضٌ لَا يَبْسُطُ ثَوْبَهُ إلَّا تَنَجَّسَ فَوْرًا لَهُ تَرْكُهُ
وَقِيلَ لَا يَجِبُ غَسْلُهُ أَصْلًا، وَقِيلَ: إنْ كَانَ مُقَيَّدًا بِأَنْ لَا يُصِيبَهُ مَرَّةً أُخْرَى يَجِبُ. وَإِنْ كَانَ يُصِيبُهُ الْمَرَّةَ بَعْدَ الْأُخْرَى فَلَا وَاخْتَارَهُ السَّرَخْسِيُّ بَحْرٌ.
قُلْت: بَلْ فِي الْبَدَائِعِ أَنَّهُ اخْتِيَارُ مَشَايِخِنَا، وَهُوَ الصَّحِيحُ اهـ فَإِنْ لَمْ يُمْكِنْ التَّوْفِيقُ بِحَمْلِهِ عَلَى مَا فِي الْمَتْنِ فَهُوَ أَوْسَعُ عَلَى الْمَعْذُورِينَ
ابن عابدينن 1\306-7
(وَإِنْ سَالَ عَلَى ثَوْبِهِ) فَوْقَ الدِّرْهَمِ (جَازَ لَهُ أَنْ لَا يَغْسِلَهُ إنْ كَانَ لَوْ غَسَلَهُ تَنَجَّسَ قَبْلَ الْفَرَاغِ مِنْهَا) أَيْ: الصَّلَاةِ (وَإِلَّا) يَتَنَجَّسْ قَبْلَ فَرَاغِهِ (فَلَا) يَجُوزُ تَرْكُ غَسْلِهِ، هُوَ الْمُخْتَارُ لِلْفَتْوَى وَكَذَا مَرِيضٌ لَا يَبْسُطُ ثَوْبَهُ إلَّا تَنَجَّسَ فَوْرًا لَهُ تَرْكُهُ
وَقِيلَ لَا يَجِبُ غَسْلُهُ أَصْلًا، وَقِيلَ: إنْ كَانَ مُقَيَّدًا بِأَنْ لَا يُصِيبَهُ مَرَّةً أُخْرَى يَجِبُ. وَإِنْ كَانَ يُصِيبُهُ الْمَرَّةَ بَعْدَ الْأُخْرَى فَلَا وَاخْتَارَهُ السَّرَخْسِيُّ بَحْرٌ.
قُلْت: بَلْ فِي الْبَدَائِعِ أَنَّهُ اخْتِيَارُ مَشَايِخِنَا، وَهُوَ الصَّحِيحُ اهـ فَإِنْ لَمْ يُمْكِنْ التَّوْفِيقُ بِحَمْلِهِ عَلَى مَا فِي الْمَتْنِ فَهُوَ أَوْسَعُ عَلَى الْمَعْذُورِينَ
ابن عابدينن 1\306-7