Soru
Cuma günü veya gecesi ölen kimse, kabir azabından kurtulmuş olur mu?
Cevap
Görüntülenme:22
Ölü Cuma günü kabir azabından kurtulur.
Ehl-i sünnet ve’l cemaate göre, kabir azabı hak, , Münker ve Nekir adlı meleklerın sualleri ve kabrin sıkıştırması haktır.
Meseleyi iki yönden almak gerekir;
Eğer Cuma günü veya gecesi ölen kimse Müslüman ve Allah(cc)’nun emirlerine ve yasaklarına itaatkar bir kimse ise, kabir azabı görmez, kabir onu sıkıştırır, onun dehşet ve korkusunu duyar. Eğer Müslüman Allah(cc)’nun emir ve yasaklarına âsi bir kimse olursa, bu durumda da, kabir azabı görür, kabir sıkar, ancak azabı Cuma günü ve gecesi kaldırılır ve bir daha dönmez. Şayet bu âsi Müslüman, Cuma günü veya gecesi ölürse, azabı bir saat(an) ve kabir bir defa sıkıştırmasından ibaret olur ve sonra da kesilir.
Şayet ölen kâfir kimse olursa (Allah(cc muhafaza etsin), onun azabı kıyamet gününe kadar devam eder. Bu kimseden Cuma günü ve ramazan ayında azap kaldırılır. Eti ruhuna, ruhu cismine bitişik olarak azap edilir. Hatta ruh cesetten ayrı dâhi olsa, cesedi ile birlikte ruhu da acı duyar.
Ehl-i sünnet ve’l cemaate göre, kabir azabı hak, , Münker ve Nekir adlı meleklerın sualleri ve kabrin sıkıştırması haktır.
Meseleyi iki yönden almak gerekir;
Eğer Cuma günü veya gecesi ölen kimse Müslüman ve Allah(cc)’nun emirlerine ve yasaklarına itaatkar bir kimse ise, kabir azabı görmez, kabir onu sıkıştırır, onun dehşet ve korkusunu duyar. Eğer Müslüman Allah(cc)’nun emir ve yasaklarına âsi bir kimse olursa, bu durumda da, kabir azabı görür, kabir sıkar, ancak azabı Cuma günü ve gecesi kaldırılır ve bir daha dönmez. Şayet bu âsi Müslüman, Cuma günü veya gecesi ölürse, azabı bir saat(an) ve kabir bir defa sıkıştırmasından ibaret olur ve sonra da kesilir.
Şayet ölen kâfir kimse olursa (Allah(cc muhafaza etsin), onun azabı kıyamet gününe kadar devam eder. Bu kimseden Cuma günü ve ramazan ayında azap kaldırılır. Eti ruhuna, ruhu cismine bitişik olarak azap edilir. Hatta ruh cesetten ayrı dâhi olsa, cesedi ile birlikte ruhu da acı duyar.
Kaynaklar
قَالَ أَهْلُ السُّنَّةِ وَالْجَمَاعَةُ: عَذَابُ الْقَبْرِ حَقٌّ وَسُؤَالُ مُنْكَرٍ وَنَكِيرٍ وَضَغْطَةُ الْقَبْرِ حَقٌّ لَكِنْ إنْ كَانَ كَافِرًا فَعَذَابُهُ يَدُومُ إلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَيُرْفَعُ عَنْهُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَشَهْرَ رَمَضَانَ فَيُعَذَّبُ اللَّحْمُ مُتَّصِلًا بِالرُّوحِ وَالرُّوحُ مُتَّصِلًا بِالْجِسْمِ فَيَتَأَلَّمُ الرُّوحُ مَعَ الْجَسَدِ، وَإِنْ كَانَ خَارِجًا عَنْهُ، وَالْمُؤْمِنُ الْمُطِيعُ لَا يُعَذَّبُ بَلْ لَهُ ضَغْطَةٌ يَجِدُ هَوْلَ ذَلِكَ وَخَوْفَهُ وَالْعَاصِي يُعَذَّبُ وَيُضْغَطُ لَكِنْ يَنْقَطِعُ عَنْهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَلَيْلَتَهَا ثُمَّ لَا يَعُودُ وَإِنْ مَاتَ يَوْمَهَا أَوْ لَيْلَتَهَا يَكُونُ الْعَذَابُ سَاعَةً وَاحِدَةً وَضَغْطَةُ الْقَبْرِ ثُمَّ يُقْطَعُ، كَذَا فِي الْمُعْتَقَدَاتِ لِلشَّيْخِ أَبِي الْمُعِينِ النَّسَفِيِّ الْحَنَفِيِّ مِنْ حَاشِيَةِ الْحَنَفِيِّ مُلَخَّصًا ابن عابدين 2\165