İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Çeşitli Meseleler

Soru

Emr-i bi’l ma’ruf(iyiliği emr etme) ve nehy-i ani’l münker(kötülükten sakındırma) her durumda yapmak gerekir mi?

Cevap

Görüntülenme:36
Bir kimse bir kötülük yapan birini gördüğünde, nasihat ve öğüt daha tesirli olsun diye, yumuşaklıkla ve iyilikle anlatması gerekir. Kabul etmez ise sözle azarlar, kötü söz ve küfür etmez. Sonrada kabul etmez ise, eliyle mesela şarabı döker ve çalgı aleti kırılır.
Fakih, Bostan adlı kitabında şöyle demiştir; emr-i bil’l ma’rufun bir çok yolları vardır.
Bir kimse bir kötülük gördüğünde, zann-ı galibi kötülük yapan kimseye emr-i ma’ruf yapınca, kabul edeceğini ve kötülükten uzaklaşacağı tarzında ise, bu durumda emr-i bi’l ma’ruf yapmak vaciptir. Terkine müsâade yoktur.
Şayet zann-ı galibiyle bilirse ki, onlara iyiliği emr etse, kendisini kötüleyecekler ve küfr edecekler, bu durumda da, efdal olan, emr-i ma’rufu terk etmektir.
Bunun gibi, döveceklerini ve kendisinin buna sabr etmeyeceğini ve aralarında bir düşmanlık ve bundan dolayı da bir çatışma olacağını bilirse de, emr-i ma’rufu terk etmesi efdaldir.
Şayet kendisini döveceklerini ve buna da sabr edeceğini ve bu olaydan birisine şikayette bulunmayacağını bilirse, bu durumda bu yaptıkları kötülükten nehy etmesinde bir sakınca yoktur. Bu durumda bu kimse mücahiddir.
Şayet sözünün kabul edilmeyeceğini ve dövülmekten ve sövülmekten de kendisinin bir korkusu yoksa, bu durumda muhayyerdir. Fakat efdal olan, iyiliği emr etmektir.

Kaynaklar

ذَكَرَ الْفَقِيهُ
فِي كِتَابِ الْبُسْتَانِ أَنَّ الْأَمْرَ بِالْمَعْرُوفِ عَلَى وُجُوهٍ إنْ كَانَ يَعْلَمُ بِأَكْبَرِ رَأْيِهِ أَنَّهُ لَوْ أَمَرَ بِالْمَعْرُوفِ يَقْبَلُونَ ذَلِكَ مِنْهُ وَيُمْنَعُونَ عَنْ الْمُنْكَرِ فَالْأَمْرُ وَاجِبٌ عَلَيْهِ وَلَا يَسَعُهُ تَرْكُهُ وَلَوْ عَلِمَ بِأَكْبَرِ رَأْيِهِ أَنَّهُ لَوْ أَمَرَهُمْ بِذَلِكَ قَذَفُوهُ وَشَتَمُوهُ فَتَرْكُهُ أَفْضَلُ، وَكَذَلِكَ لَوْ عَلِمَ أَنَّهُمْ يَضْرِبُونَهُ وَلَا يَصْبِرُ عَلَى ذَلِكَ وَيَقَعُ بَيْنَهُمْ عَدَاوَةٌ وَيَهِيجُ مِنْهُ الْقِتَالُ فَتَرْكُهُ أَفْضَلُ، وَلَوْ عَلِمَ أَنَّهُمْ لَوْ ضَرَبُوهُ صَبَرَ عَلَى ذَلِكَ وَلَا يَشْكُو إلَى أَحَدٍ فَلَا بَأْسَ بِأَنْ يَنْهَى عَنْ ذَلِكَ وَهُوَ مُجَاهِدٌ وَلَوْ عَلِمَ أَنَّهُمْ لَا يَقْبَلُونَ مِنْهُ وَلَا يَخَافُ مِنْهُ ضَرْبًا وَلَا شَتْمًا فَهُوَ بِالْخِيَارِ وَالْأَمْرُ أَفْضَلُ كَذَا فِي الْمُحِيطِ الشاملة الهندية 5/352-53

Çeşitli Meseleler konusunda diğer sorular