Soru
Karı ve kocanın evindeki eşyalar, ayrıldıklarında kimin olur?
Cevap
Görüntülenme:13
İmam-ı Âzam ve İmam Muhammed’e göre, karı ve koca içinde oturdukları evde bulunan eşyalar husunda, nikahlıyken veya koca tarafından olsun veya kadın tarafından olsun ayrıldıktan sonra ihtilaf çıksa, âdeten kadınlara uygun olan eşyalar, mesela kadın elbisesi, baş örtüsü, çıkrık, sandık ve buna benzer şeyler, kadının olur. Ancak koca, bunların içinden kendisine ait olduğuna dair bir delil getirirse, bu durumda kocanın olur.
Evde bulunan eşyaların içinde, erkeklerin kullandığı eşyalar olursa, mesela silah, balta, başa giyilen şey/takke gibi, ok, yay ve buna benzer şeyler de, kocanın olur. Ancak kadın bu eşyalerın içinden kendisinin olduğuna dair delil/beyyine getirişe, bu durumda da, o eşya kadının olur.
Hem kadının hem de erkeğin kullandığı eşyalar olursa, mesela köle, hizmetçi, yatak, koyun ve öküz gibi, bunlarda kocanın olur. Ancak bunların içinden kadının kendisine ait olduğuna dair delil getirişe, bu durumda delil getirdiği eşyalar kadının olur.
Bu durumların hepsi, ev eşyalarının, kimin olduğuna dair anlaşamadıkları takdirinde böyledir.
Evde bulunan eşyaların içinde, erkeklerin kullandığı eşyalar olursa, mesela silah, balta, başa giyilen şey/takke gibi, ok, yay ve buna benzer şeyler de, kocanın olur. Ancak kadın bu eşyalerın içinden kendisinin olduğuna dair delil/beyyine getirişe, bu durumda da, o eşya kadının olur.
Hem kadının hem de erkeğin kullandığı eşyalar olursa, mesela köle, hizmetçi, yatak, koyun ve öküz gibi, bunlarda kocanın olur. Ancak bunların içinden kadının kendisine ait olduğuna dair delil getirişe, bu durumda delil getirdiği eşyalar kadının olur.
Bu durumların hepsi, ev eşyalarının, kimin olduğuna dair anlaşamadıkları takdirinde böyledir.
Kaynaklar
قَالَ أَبُو حَنِيفَةَ وَمُحَمَّدٌ - رَحِمَهُمَا اللَّهُ تَعَالَى إذَا اخْتَلَفَ الزَّوْجَانِ فِي مَتَاعٍ مَوْضُوعٍ فِي الْبَيْتِ الَّذِي كَانَا يَسْكُنَانِ فِيهِ حَالَ قِيَامِ النِّكَاحِ أَوْ بَعْدَ مَا وَقَعَتْ الْفُرْقَةُ بِفِعْلٍ مِنْ الزَّوْجِ أَوْ مِنْ الْمَرْأَةِ فَمَا يَكُونُ لِلنِّسَاءِ عَادَةً كَالدِّرْعِ وَالْخِمَارِ وَالْمَغَازِلِ وَالصُّنْدُوقِ وَمَا أَشْبَهَ ذَلِكَ؛ فَهُوَ لِلْمَرْأَةِ إلَّا أَنْ يُقِيمَ الزَّوْجُ الْبَيِّنَةَ عَلَى ذَلِكَ وَمَا يَكُونُ لِلرِّجَالِ كَالسِّلَاحِ وَالْقَبَاءِ وَالْقَلَنْسُوَةِ وَالْمِنْطَقَةِ وَالْقَوْسِ وَنَحْوِ ذَلِكَ فَهُوَ لِلرَّجُلِ إلَّا أَنْ تُقِيمَ الْمَرْأَةُ الْبَيِّنَةَ عَلَى ذَلِكَ وَمَا يَكُونُ لِلرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ كَالْعَبْدِ وَالْخَادِمِ وَالْفُرُشِ وَالشَّاةِ وَالثَّوْرِ فَهُوَ لِلرَّجُلِ إلَّا أَنْ تُقِيمَ الْمَرْأَةُ الْبَيِّنَةَ عَلَى ذَلِكَ، كَذَا فِي فَتَاوَى قَاضِي خَانْ. الشاملة الهندية 1/329