Soru
Namaz esnasında dişlerimizin arasında kalan, nohuttan küçük şeylerin yutulması ile namaz bozulur mu?
Cevap
Görüntülenme:10
Namaz kılan bir kimse dişlerinin arasında kalan, nohut miktarından az olan şeyleri yutmasıyla namazı bozulmaz, ancak bu mekruhtur. Eğer yuttuğu şey nohut kadar olursa, bu takdirde namazı bozulur.
Nisap adlı kitapta şöyle denilmektedir: “Bir kimse namazdan önce yese ve içse, sonrada namaza dursa, ağzında yemek ve su artıkları kalsa ve onları namaz esnasında yese ve içse, bu kimsenin namazı bozulmaz. Fetva da bunun üzerinedir”.
İmam-ı Âzam ve Ebu Yusuf’a göre, dişlerini arasında bir şey kalan kimse namaz esnasında onları yutsa, hatta yuttuğu nohut tanesi kadar da olsa, namazı bozulmaz.
Nisap adlı kitapta şöyle denilmektedir: “Bir kimse namazdan önce yese ve içse, sonrada namaza dursa, ağzında yemek ve su artıkları kalsa ve onları namaz esnasında yese ve içse, bu kimsenin namazı bozulmaz. Fetva da bunun üzerinedir”.
İmam-ı Âzam ve Ebu Yusuf’a göre, dişlerini arasında bir şey kalan kimse namaz esnasında onları yutsa, hatta yuttuğu nohut tanesi kadar da olsa, namazı bozulmaz.
Kaynaklar
إذَا كَانَ بَيْنَ أَسْنَانِهِ شَيْءٌ مِنْ الطَّعَامِ فَابْتَلَعَهُ إنْ كَانَ قَلِيلًا دُونَ الْحِمَّصَةِ لَمْ تَفْسُدْ صَلَاتُهُ إلَّا أَنَّهُ يُكْرَهُ وَإِنْ كَانَ مِقْدَارَ الْحِمَّصَةِ فَسَدَتْ
فِي النِّصَابِ رَجُلٌ أَكَلَ أَوْ شَرِبَ قَبْلَ الشُّرُوعِ فِي الصَّلَاةِ وَبَقِيَ فِي فَمِهِ فَضْلُ طَعَامٍ أَوْ شَرَابٍ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ مَا بَقِيَ فِيهِ لَا تَفْسُدُ صَلَاتُهُ وَعَلَيْهِ الْفَتْوَى
لَوْ كَانَ بَيْنَ أَسْنَانِهِ شَيْءٌ وَهُوَ فِي الصَّلَاةِ فَابْتَلَعَهُ لَمْ تَفْسُدْ صَلَاتُهُ وَإِنْ كَانَ مِقْدَارَ الْحِمَّصَةِ وَهُوَ قَوْلُ أَبِي حَنِيفَةَ وَأَبِي يُوسُفَ
الشاملة. الهندية 1/102
فِي النِّصَابِ رَجُلٌ أَكَلَ أَوْ شَرِبَ قَبْلَ الشُّرُوعِ فِي الصَّلَاةِ وَبَقِيَ فِي فَمِهِ فَضْلُ طَعَامٍ أَوْ شَرَابٍ فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ مَا بَقِيَ فِيهِ لَا تَفْسُدُ صَلَاتُهُ وَعَلَيْهِ الْفَتْوَى
لَوْ كَانَ بَيْنَ أَسْنَانِهِ شَيْءٌ وَهُوَ فِي الصَّلَاةِ فَابْتَلَعَهُ لَمْ تَفْسُدْ صَلَاتُهُ وَإِنْ كَانَ مِقْدَارَ الْحِمَّصَةِ وَهُوَ قَوْلُ أَبِي حَنِيفَةَ وَأَبِي يُوسُفَ
الشاملة. الهندية 1/102