Soru
Savaş halinde kafir memleketleri ve kaleleri içinde siviller olduğu halde bombalanması câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:25
Kafir kalelerine, içinde Müslüman esir ve tüccar olsa bile, ok ve kurşun atmakta bir beis yoktur. Eğer kafirler Müslüman çocukları veya Müslüman esirleri kendilerine kalkan ediniyorlarsa, askerler onlara ok ve benzeri şeyler atmasından men edilemez. Çünkü bu askerlerin amaçları, kafirlere atmaktır. Attıkları şey Müslümanlara isabet etse bile diyet ve kefarette yoktur.
Mancıkların dikilip atılarak savaşılır. Çünkü Peyğamber (sav) de böyle yapmıştır. Evlerini, mallarını yakmakla, suyu gönderip kendilerini boğmak, mallarını ve bağ\bahçelerini suyun içinde bırakmakla savaşılır. Ağaçları meyveli de olsa kesilir, ekinleri hasad edilecek gibi de olsa tahrip edilir. Bunların yapılmasının sebebi, birliklerinin bozulması ve güçlerinin kırılması için meşru kılınmıştır.
Eğer yukarıdaki durumlar(yakma, boğma, kesme gibi) olmadan, zannı galip ile, kafirler mağlup olup ele geçirileceklerse, bunların yapılması mekruhtur.
Mancıkların dikilip atılarak savaşılır. Çünkü Peyğamber (sav) de böyle yapmıştır. Evlerini, mallarını yakmakla, suyu gönderip kendilerini boğmak, mallarını ve bağ\bahçelerini suyun içinde bırakmakla savaşılır. Ağaçları meyveli de olsa kesilir, ekinleri hasad edilecek gibi de olsa tahrip edilir. Bunların yapılmasının sebebi, birliklerinin bozulması ve güçlerinin kırılması için meşru kılınmıştır.
Eğer yukarıdaki durumlar(yakma, boğma, kesme gibi) olmadan, zannı galip ile, kafirler mağlup olup ele geçirileceklerse, bunların yapılması mekruhtur.
Kaynaklar
وَلَا بَأْسَ بِرَمْيِهِمْ، وَإِنْ كَانَ فِيهِمْ مُسْلِمٌ أَسِيرٌ أَوْ تَاجِرٌ وَإِنْ تَتَرَّسُوا بِصِبْيَانِ الْمُسْلِمِينَ أَوْ
بِالْأُسَارَى لَمْ يَكُفُّوا عَنْ رَمْيِهِمْ، وَيَقْصِدُونَ بِالرَّمْيِ الْكُفَّارَ، وَمَا أَصَابُوهُ مِنْهُمْ لَا دِيَةَ عَلَيْهِمْ، وَلَا كَفَّارَةَ
الشاملة الهندية 2/194
وَنُقَاتِلُهُمْ بِنَصْبِ الْمَجَانِيقِ
جَمْعُ مَنْجَنِيقٍ؛ لِأَنَّهُ - عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ - نَصَبَهَا عَلَى الطَّائِفِ
وَالتَّحْرِيقِ النَّارِ أَرَادَ حَرْقَ دُورِهِمْ وَأَمْتِعَتِهِمْ وَنَحْوِ ذَلِكَ وَالتَّغْرِيقِ إِرْسَالِ الْمِيَاهِ عَلَى دُورِهِمْ وَبَسَاتِينِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَيْضًا
وَقَطْعِ الْأَشْجَارِ وَلَوْ مُثْمِرَةً وَإِفْسَادِ الزَّرْعِ وَلَوْ عِنْدَ الْحَصَادِ؛ لِأَنَّ فِي جَمِيعِ ذَلِكَ سَبَبًا لِغَيْظِهِمْ وَكَسْرِ شَوْكَتِهِمْ وَتَفْرِيقِ شَمْلِهِمْ فَيَكُونُ مَشْرُوعًا
وَفِي الْفَتْحِ هَذَا إذَا لَمْ يَغْلِبْ عَلَى الظَّنِّ أَنَّهُمْ مَأْخُوذُونَ بِغَيْرِ ذَلِكَ، فَإِنْ كَانَ الظَّنُّ أَنَّهُمْ مَغْلُوبُونَ وَأَنَّ الْفَتْحَ دَنَا كُرِهَ؛ لِأَنَّهُ إفْسَادٌ فِي غَيْرِ مَحَلِّ الْحَاجَةِ وَمَا أُبِيحَ إلَّا لَهَا
وَنَرْمِيهِم بِالسِّهَام وَإِنْ تَتَرَّسُوا بِأَسَارَى الْمُسْلِمِينَ أَيْ، وَإِنْ اتَّخَذُوهُمْ تُرْسًا وَنَقْصِدُهُمْ.
أَيْ: الْكُفَّارَ دُونَ الْمُسْلِمِينَ الَّذِينَ اتَّخَذُوهُمْ أَتْرَاسًا
بِه أَيْ: بِالرَّمْيِ مجمع الانهر 1\643
بِالْأُسَارَى لَمْ يَكُفُّوا عَنْ رَمْيِهِمْ، وَيَقْصِدُونَ بِالرَّمْيِ الْكُفَّارَ، وَمَا أَصَابُوهُ مِنْهُمْ لَا دِيَةَ عَلَيْهِمْ، وَلَا كَفَّارَةَ
الشاملة الهندية 2/194
وَنُقَاتِلُهُمْ بِنَصْبِ الْمَجَانِيقِ
جَمْعُ مَنْجَنِيقٍ؛ لِأَنَّهُ - عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ - نَصَبَهَا عَلَى الطَّائِفِ
وَالتَّحْرِيقِ النَّارِ أَرَادَ حَرْقَ دُورِهِمْ وَأَمْتِعَتِهِمْ وَنَحْوِ ذَلِكَ وَالتَّغْرِيقِ إِرْسَالِ الْمِيَاهِ عَلَى دُورِهِمْ وَبَسَاتِينِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَيْضًا
وَقَطْعِ الْأَشْجَارِ وَلَوْ مُثْمِرَةً وَإِفْسَادِ الزَّرْعِ وَلَوْ عِنْدَ الْحَصَادِ؛ لِأَنَّ فِي جَمِيعِ ذَلِكَ سَبَبًا لِغَيْظِهِمْ وَكَسْرِ شَوْكَتِهِمْ وَتَفْرِيقِ شَمْلِهِمْ فَيَكُونُ مَشْرُوعًا
وَفِي الْفَتْحِ هَذَا إذَا لَمْ يَغْلِبْ عَلَى الظَّنِّ أَنَّهُمْ مَأْخُوذُونَ بِغَيْرِ ذَلِكَ، فَإِنْ كَانَ الظَّنُّ أَنَّهُمْ مَغْلُوبُونَ وَأَنَّ الْفَتْحَ دَنَا كُرِهَ؛ لِأَنَّهُ إفْسَادٌ فِي غَيْرِ مَحَلِّ الْحَاجَةِ وَمَا أُبِيحَ إلَّا لَهَا
وَنَرْمِيهِم بِالسِّهَام وَإِنْ تَتَرَّسُوا بِأَسَارَى الْمُسْلِمِينَ أَيْ، وَإِنْ اتَّخَذُوهُمْ تُرْسًا وَنَقْصِدُهُمْ.
أَيْ: الْكُفَّارَ دُونَ الْمُسْلِمِينَ الَّذِينَ اتَّخَذُوهُمْ أَتْرَاسًا
بِه أَيْ: بِالرَّمْيِ مجمع الانهر 1\643