İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Hediye

Soru

SORU: Anne veya baba hayattayken evlatları arasında mallarını bölüştürmek veya evlatlarının içerisinden bazılarına, diğerlerinden daha fazla bağış yapmak isterlerse, bunu yapmaları câiz midir?

Cevap

Görüntülenme:9

CEVAP: İslam dininde akıllı bir insan, hayattayken malını istediği şekilde tasarruf yapma hakkına sahiptir.  Fakat bu tasarrufunda, başkalarını da ilgilendirdiği ölçüde, uyması ve gözetmesi gereken adalet anlayışının olması ve Allah’ın(c.c.) “Adaletli olunuz, o takvaya en yakındır” emrine tutunması elbetteki güzel görülen bir davranıştır.

 

Hanefî mezhebine göre, evlatlar arasında diyâneten eşitlik varsa, evlatlarından birisine, malı  fazla vermek mekruhtur.  Diyâneten dereceleri farklı ise örneğin, evlatlarının birisi ilimle, diğeri de kazançla meşgul olursa, ilimle meşgul olana, diğerine nisbetle fazla vermesinde bir sakınca yoktur.  İmam-ı Âzam ve İmam-ı Ebu Yusuf’dan nakledildiğine göre, evlatlar arasında dînî fazilet ciheti gözetilerek fazla mal verilmesinde bir sakınca görmemişlerdir. Bununla birlikte  İmam Ebu Yusuf, evladın birisine fazla mal verilmekle, diğer evlatların bir ziyana uğramaması şartını da koymuştur. 

 

 

 

Hulâsa adlı kitap da “Eğer, evladı fâsık olur, kendiside evladını mirastan mahrum bırakarak malını hayır cihetine sarf etmek istiyorsa, bunu yapması, ona mal bırakmasından daha hayırlıdır.Çünkü, bu şekilde yapması, mâsiyette(günahı işlemede) ona yardımcı olmaması içindir”denilmektedir.Yine Hazâneti’l Müftin de “aynı sebebden dolayı, fâsık evladına yaşayabileceği kadar gıda dışında fazla bir şey vermesi gerekmez.(uygun olmaz)” denilmektedir. 

Bezâziyye adlı kitapta; baba, bütün malını bir oğluna bağışlasa, malın hepsi o oğlunun olmakla birlikte, baba günahkar olur.(1)

 

 

Baba hayattayken, evlatları arasında malı nasıl taksim edeceği veya bağış yapacak ise nasıl yapması gerektiği hakkında âlimler farklı görüş belirtmişlerdir. 

 

İmam Ebu Yusuf, Mâlikîler, Şâfîler ve  âlimlerin çoğuna göre, babanın evlatlarına verdiği bağışlarda eşit davranarak erkeğe ne vermişse kadına da onun verilmesi gerektiğinin müstehab olduğu görüşüne varmışlar ve şu hadisleri delil getirmişlerdir.”İbn-i Abbas(r.anh) anlatıyor; peygamber(s.a.v.) “ Evlatlarınızın arasınını eşit tutunuz.Şayet ben, tercih etseydim kadınları erkekler üzerine tercih ederdim’’ buyurdu”. Yine, Buhâri’nin naklettiğine göre; Nu’man İbn-i Beşir anlatıyor; babam bazı mallarını bana bağışlamıştı.  Annem, peygamber(s.a.v.) efendimiz şahit olmadıkça bu işe râzı olmayacağını söyleyince babam, bana yaptığı bu bağışa şahit olması için peygamber(s.a.v.)’e gitti.  Peygamber(s.a.v.), babama “diğer evlatlarına da bunun gibi yaptın mı?” diye sordu. Babam “hayır” deyince o,’’Allah(c.c.)’tan korkun ve evlatlarınız arasında adeletli olun” buyurdu.

Çünkü, muâmelede ve taksim etmede adâlet, istenilen ve arzu duyulandır(matluptur).  Bu görüşü savunan âlimler yukarıda ki hadislerin mendubiyet ifade ettiğini belirtmişlerdir.

 

İmam Muhammed’e ve Hanbelîlere göre ise, Allah(c.c.)’ın mirastaki taksim ettiği gibi erkeğe iki, kadına bir verilmesi gerektiği hükmüne varmışlar ve delil olarak ta, Allah(c.c.)’’ın  mirastaki taksiminin bu şekilde olduğunu ve o’nun taksiminin en güzel taksim olduğunu belirtmişlerdir.  İmam-ı Ahmed’den nakledildiğine göre “evlatlar arasında tefâdül(birini birinden üstün tutma) eğer bir sebeb varsa örneğin; evladı kör veya kötürümden dolayı muhtaç durumda olması,  borçlu olup borcunu ödemesi, ailesinin çok olması, ilimle meşgul olması veya buna benzer durumlarda câizdir”.(2)

 

Hanefîlerde İmam Ebu Yusuf’un görüşüyle fetvâ verilmiştir.(3)

 

Buna göre evlatların arası diyaneten eşit olup, ziyan da söz konusu değilse, evlatların bazılarına diğerlerinden fazla vermesinde bir sakınca olmadığı gibi, ziyan verme durumunda da evlatlar arasını eşit tutarak birine ne vermişse diğerine de onu verir.

 

 

 

Mısır’da El-Ezher fetva kurulunun bu konuda verdiği fetva şöyledir:

 

1-Anne ve baba, evlatlarına hediye, bağış ve infaklarında güçleri yettiği kadar aralarını eşit tutmaları vaciptir.Bu ölçünün dışına çıkmaları, yukarıdaki eşitliği emreden hadislerden dolayı câiz değildir.

 

2-Anne ve babadan birisi evlatlarından birisine  harcama yaparsa örneğin, evlendiriken yaptığı harcamalar ve evladının karısının mehrini vermesi veya bir göreve gelmesi için öğrenim masraflarını karşılaması veya kızlarına çehiz yapması gibi, diğer evlatlarına da evvelki evladına yaptığı harcama kadar infak etmesi gerekir.

 

3-Evlatların bazılarını diğerlerinden üstün tutarak fazla mal vermesi, şer’î bir sebebe dayanıyorsa meselâ, çalışıp ta kazanmaya engel olan, kötürüm hastası olması, kör olması ve çolak olması, yine bunun gibi çalışamayacak derecede âciz olması veya dînî ilimlerle meşgul olması gibi sebeblerle câizdir.(4)

Kaynaklar

Kaynaklar________

1-İbn-i Âbidin,Hâşiyet-ü Reddü’l Muhtâr cilt:8 s:454-455

2-Vehbe Züheylî, El-fıkhü’l İslam Ve Edülletühü cilt:5 s:34

3-İbn-i Âbidin a.g.e.

4-Vehbe Züheylî a.g.e 

Hediye konusunda diğer sorular