Soru
Yolda bir yitik buldum, ne yapmam gerekir?
Cevap
Görüntülenme:11
Bir kimse bir yitik bulduğu takdirde, önce eğer çevresinde varsa yitik bulduğuna “şahit olun ben bunu sahibine vermek için alıyorum. Bir yitik kaybedeni görürseniz veya işitirseniz bana gönderin” diyerek , kimi âlimlere göre, adil iki kişiyi şahit tutar, şahit tutacak kimse yoksa veya elinden bulduğunu alacak zalim kimseler ise, şahid tutmaz. Bu şahid tutma işi şunun içindir, eğer sahibi bana vermek için almadın diye dava etmesinden kaçınmaktır.
Şahit tuttuktak sonra, bulduğu malın altın, gümüş, para veya şöyle bir eşyadır diye ilan etmez, insanların toplandığı yerde, camilerin kapısında, yollarda ve kahvehanelerde bir yitik bulduğunu ilan eder.
İlan etmesi kimi âlimlere göre her Cuma, kimine göre her ay, kimine göre de altı ay da bir ilan eder.
Bulunan eşya gibi bir şey ise, bulan kimse satıp, bedelini sahibi adına muhafaza da edebilir.
Sahibinin artık aramayacağı kanaatına varırsa, onun sevabı sahibine olarak, fakirlere tasadduk eder.
Kendisi fakirse, dilerse kendi alabilir. Eğer kendisi muhtaç değilse, fakir olma şartıyla, asıl, yani babası, dedesi ne kadar yukarı çıkarsa ve füruğuna, çocuğuna, çocuğun çocuğuna ne kadar aşağı inilsede hatta fakirse kendi hanımına da verebilir.
Diyelimki fakire tasadduk ettikten sonra sahibi ortaya çıksa, bu takdirde, eğer hala fakirin elindeyse malını alır, yok elinde değilse, sahibi sadaka olarak verilmesini dilerse kabul eder, dilerse sadakayı veren yani yitik malı bulandan, bulduğu vakitteki değerini alır. Bu takdirde sevabı bulanın olur.
Yitik mal, çekirdek ve nar kabukları gibi sahibi tarafından aranılamayacak kıymetsiz olursa, ilan ve haber etmeden onlardan faydalanmak câizdir.
Yitik malı bulan bir kimse, efdal olan bulduğunu hakime götürüp teslim etmesidir.
Yitik malı bulan bir kimse, bunun karşılığında sahibinden bir ücret talep edemez. Ancak mal sahibinin, bulan kimseye bir şey vermesi güzel görülmüştür.
Şahit tuttuktak sonra, bulduğu malın altın, gümüş, para veya şöyle bir eşyadır diye ilan etmez, insanların toplandığı yerde, camilerin kapısında, yollarda ve kahvehanelerde bir yitik bulduğunu ilan eder.
İlan etmesi kimi âlimlere göre her Cuma, kimine göre her ay, kimine göre de altı ay da bir ilan eder.
Bulunan eşya gibi bir şey ise, bulan kimse satıp, bedelini sahibi adına muhafaza da edebilir.
Sahibinin artık aramayacağı kanaatına varırsa, onun sevabı sahibine olarak, fakirlere tasadduk eder.
Kendisi fakirse, dilerse kendi alabilir. Eğer kendisi muhtaç değilse, fakir olma şartıyla, asıl, yani babası, dedesi ne kadar yukarı çıkarsa ve füruğuna, çocuğuna, çocuğun çocuğuna ne kadar aşağı inilsede hatta fakirse kendi hanımına da verebilir.
Diyelimki fakire tasadduk ettikten sonra sahibi ortaya çıksa, bu takdirde, eğer hala fakirin elindeyse malını alır, yok elinde değilse, sahibi sadaka olarak verilmesini dilerse kabul eder, dilerse sadakayı veren yani yitik malı bulandan, bulduğu vakitteki değerini alır. Bu takdirde sevabı bulanın olur.
Yitik mal, çekirdek ve nar kabukları gibi sahibi tarafından aranılamayacak kıymetsiz olursa, ilan ve haber etmeden onlardan faydalanmak câizdir.
Yitik malı bulan bir kimse, efdal olan bulduğunu hakime götürüp teslim etmesidir.
Yitik malı bulan bir kimse, bunun karşılığında sahibinden bir ücret talep edemez. Ancak mal sahibinin, bulan kimseye bir şey vermesi güzel görülmüştür.
Kaynaklar
فان اشهد عليه و عرف....................................................
ابن عابدين 4\278-280
ابن عابدين 4\278-280