Soru
Başkasının mülkünde olan arazilerden, ot toplama hakkım var mıdır?
Cevap
Görüntülenme:1
Öncelikle otun tarifi nedir, ne değildir? Bunu açıklayalım.
Ot, yerde biten ve yayılan, gövdesi olmayan her bir bitkidir. Gövdesi olan bitkiler ise, ağaçtır. Bu tariften sonra, sorunun cevabına gelecek olursak;
Başkasının mülkünde olan ot iki türlüdür; ya sahibi onu ekmemiş, yetiştirmemiş ve kendi başına bitmiştir.
Kendi başına sahipli arazide biten otu, arazi sahibi ona sahiplenmemiş, yani kesmemiş, toplayıp bir yere yığmamış ise, başkasını bu ottan men edemez. Fakat arazi sahibi, otu toplamak için, başkasının kendi mülküne girmesine, engel olma hakkı vardır.
Âlimlerimiz, arazi sahibiyle, ot almak isteyen kimse arasında tartışma çıkıp, bu hususta fetvâ istedikleri takdirde şöyle demişlerdir; eğer ot almak isteyen kimse, o araziye yakın, herkese açık mubah arazide, ot bulurlarsa, bu takdirde, arazi sahibi, bu kimsenin, arazisine girmesini engelleme hakkı vardır. Eğer yakında böyle bir ot bulamaz ise, bu takdirde de, arazi sahibine “ya otu ona verirsin veya hakkı olan otu alması için, arazine girmesine izin verirsin” denilir.
Arazi sahibinin, hayvanları için, kendisinin yetiştirdiği ota gelince, ot yetişmesi için yeri sürmüş, ekmiş ve sulamış ve otu yetiştirmiş. İşte bu ota, en layık olan, arazi sahibidir. Hiçbir kimse, arazi sahibinin rızası olmadan, bu ottan her hangi bir şekilde faydalanamaz. Çünkü bu, kendisinin kazancıdır. Kazanç da, kazananındır.
Ot, yerde biten ve yayılan, gövdesi olmayan her bir bitkidir. Gövdesi olan bitkiler ise, ağaçtır. Bu tariften sonra, sorunun cevabına gelecek olursak;
Başkasının mülkünde olan ot iki türlüdür; ya sahibi onu ekmemiş, yetiştirmemiş ve kendi başına bitmiştir.
Kendi başına sahipli arazide biten otu, arazi sahibi ona sahiplenmemiş, yani kesmemiş, toplayıp bir yere yığmamış ise, başkasını bu ottan men edemez. Fakat arazi sahibi, otu toplamak için, başkasının kendi mülküne girmesine, engel olma hakkı vardır.
Âlimlerimiz, arazi sahibiyle, ot almak isteyen kimse arasında tartışma çıkıp, bu hususta fetvâ istedikleri takdirde şöyle demişlerdir; eğer ot almak isteyen kimse, o araziye yakın, herkese açık mubah arazide, ot bulurlarsa, bu takdirde, arazi sahibi, bu kimsenin, arazisine girmesini engelleme hakkı vardır. Eğer yakında böyle bir ot bulamaz ise, bu takdirde de, arazi sahibine “ya otu ona verirsin veya hakkı olan otu alması için, arazine girmesine izin verirsin” denilir.
Arazi sahibinin, hayvanları için, kendisinin yetiştirdiği ota gelince, ot yetişmesi için yeri sürmüş, ekmiş ve sulamış ve otu yetiştirmiş. İşte bu ota, en layık olan, arazi sahibidir. Hiçbir kimse, arazi sahibinin rızası olmadan, bu ottan her hangi bir şekilde faydalanamaz. Çünkü bu, kendisinin kazancıdır. Kazanç da, kazananındır.
Kaynaklar
ثُمَّ تَفْسِيرُ الْكَلَأِ كُلُّ مَا يَنْجُمُ عَلَى وَجْهِ الْأَرْضِ أَيْ يَنْبَسِطُ وَيَنْتَشِرُ وَلَا يَكُونُ لَهُ سَاقٌ فَهُوَ كَلَأٌ وَمَا كَانَ لَهُ سَاقٌ فَهُوَ شَجَرٌ
وَالثَّانِي أَنْ يَكُونَ فِي أَرْضٍ مَمْلُوكَةٍ لَهُ نَبَتَ بِنَفْسِهِ مِنْ غَيْرِ إنْبَاتٍ لَا يَمْنَعُهُ صَاحِبُ الْأَرْضِ قَبْلَ الْإِحْرَازِ إلَّا أَنَّ لَهُ أَنْ يَمْنَعَ النَّاسَ مِنْ الدُّخُولِ فِي أَرْضِهِ لِأَجْلِ الْكَلَأِ قَالَ مَشَايِخُنَا إذَا وَقَعَتْ الْمُنَازَعَةُ بَيْنَ صَاحِبِ الْأَرْضِ وَبَيْنَ مَنْ يُرِيدُ الْكَلَأَ إنْ كَانَ الْمُرِيدُ لِلْكَلَأِ يَجِدُ الْكَلَأَ فِي أَرْضٍ مُبَاحَةٍ قَرِيبَةٍ مِنْ تِلْكَ الْأَرْضِ فَلِصَاحِبِ الْأَرْضِ أَنْ يَمْنَعَهُ مِنْ الدُّخُولِ وَإِنْ لَمْ يَجِدْ يُقَالُ لِصَاحِبِ الْأَرْضِ إمَّا أَنْ تُعْطِيَهُ الْكَلَأَ أَوْ تَأْذَنَ لَهُ بِالدُّخُولِ فَيَأْخُذُ حَقَّهُ كَذَا فِي مُحِيطِ السَّرَخْسِيِّ.
وَأَمَّا مَا أَنْبَتَهُ صَاحِبُ الْأَرْضِ بِأَنْ سَقَى أَرْضَهُ وَكَرَبَهَا لِيُنْبِتَ فِيهَا الْحَشِيشَ لِدَوَابِّهِ فَهُوَ أَحَقُّ بِذَلِكَ وَلَيْسَ لِأَحَدٍ أَنْ يَنْتَفِعَ بِشَيْءٍ مِنْهُ إلَّا بِرِضَاهُ لِأَنَّهُ كَسْبُهُ وَالْكَسْبُ لِلْمُكْتَسِبِ كَذَا فِي الْمَبْسُوطِ الشاملة الهندية 5\392
.
وَالثَّانِي أَنْ يَكُونَ فِي أَرْضٍ مَمْلُوكَةٍ لَهُ نَبَتَ بِنَفْسِهِ مِنْ غَيْرِ إنْبَاتٍ لَا يَمْنَعُهُ صَاحِبُ الْأَرْضِ قَبْلَ الْإِحْرَازِ إلَّا أَنَّ لَهُ أَنْ يَمْنَعَ النَّاسَ مِنْ الدُّخُولِ فِي أَرْضِهِ لِأَجْلِ الْكَلَأِ قَالَ مَشَايِخُنَا إذَا وَقَعَتْ الْمُنَازَعَةُ بَيْنَ صَاحِبِ الْأَرْضِ وَبَيْنَ مَنْ يُرِيدُ الْكَلَأَ إنْ كَانَ الْمُرِيدُ لِلْكَلَأِ يَجِدُ الْكَلَأَ فِي أَرْضٍ مُبَاحَةٍ قَرِيبَةٍ مِنْ تِلْكَ الْأَرْضِ فَلِصَاحِبِ الْأَرْضِ أَنْ يَمْنَعَهُ مِنْ الدُّخُولِ وَإِنْ لَمْ يَجِدْ يُقَالُ لِصَاحِبِ الْأَرْضِ إمَّا أَنْ تُعْطِيَهُ الْكَلَأَ أَوْ تَأْذَنَ لَهُ بِالدُّخُولِ فَيَأْخُذُ حَقَّهُ كَذَا فِي مُحِيطِ السَّرَخْسِيِّ.
وَأَمَّا مَا أَنْبَتَهُ صَاحِبُ الْأَرْضِ بِأَنْ سَقَى أَرْضَهُ وَكَرَبَهَا لِيُنْبِتَ فِيهَا الْحَشِيشَ لِدَوَابِّهِ فَهُوَ أَحَقُّ بِذَلِكَ وَلَيْسَ لِأَحَدٍ أَنْ يَنْتَفِعَ بِشَيْءٍ مِنْهُ إلَّا بِرِضَاهُ لِأَنَّهُ كَسْبُهُ وَالْكَسْبُ لِلْمُكْتَسِبِ كَذَا فِي الْمَبْسُوطِ الشاملة الهندية 5\392
.