Soru
Bir kimse, başka bir kimsenin arazisini gasp etse ve ekse, ektikleri de bitse, arazi sahibi yerini almak istediğinde, ektiklerini söktürebilir mi?
Cevap
Bir kimse, başka bir kimsenin arazisini gasp etse ve ekse, arazi sahibi yerini almak istediğinde, arazisini alma ve yerini boşaltmak için de, ekini sökmesini emretme hakkı vardır.
Eğer gasp eden ektiğini sökmekten kaçınırsa, arazi sahibinin bizatihi bunları sökme hakkı vardır.
Eğer arazi sahibi, ziraat yetişip olgunlaşıncaya kadar huzurda yoksa, bu durumda ekin, gasp edenin olur, yer sahibi de ziraat sebebiyle yer noksanlaşmışsa, noksanlığını tazmin ettirmek için, gasp edene müracaat eder.
Âlimlerimiz noksanlığı tespit etme hususunda itilaf etmişlerdir.
Bazıları şöyle demiştir; bakılır, ziraatten yapılmadan önce bu arazi ne kadara kiralanır, ziraat yapıldıktan sonra ne kadara kiralanır. Aradaki fark, noksanlığın miktarı olmuş olur. İmam Şemsü’l Eimme “doğruya en yakın olan budur” demiştir.
Şayet arazi sahibi, gasp edenin ektiği bitmeden önce gelirse, dilerse ekin bitene kadar terk eder, sonra sökmesini emreder. Dilerse tohumun kıymetini verir. Tohumun kıymetini verirse, başkasının yerine ekilmiş olduğu tohumun kıymetini verir. Bunu tesbiti de şöyle olur; arazi tohum ekilmiş ve ekilmemiş olarak fiyatlanır ve aradaki farkı tazmin eder.
Eğer gasp eden ektiğini sökmekten kaçınırsa, arazi sahibinin bizatihi bunları sökme hakkı vardır.
Eğer arazi sahibi, ziraat yetişip olgunlaşıncaya kadar huzurda yoksa, bu durumda ekin, gasp edenin olur, yer sahibi de ziraat sebebiyle yer noksanlaşmışsa, noksanlığını tazmin ettirmek için, gasp edene müracaat eder.
Âlimlerimiz noksanlığı tespit etme hususunda itilaf etmişlerdir.
Bazıları şöyle demiştir; bakılır, ziraatten yapılmadan önce bu arazi ne kadara kiralanır, ziraat yapıldıktan sonra ne kadara kiralanır. Aradaki fark, noksanlığın miktarı olmuş olur. İmam Şemsü’l Eimme “doğruya en yakın olan budur” demiştir.
Şayet arazi sahibi, gasp edenin ektiği bitmeden önce gelirse, dilerse ekin bitene kadar terk eder, sonra sökmesini emreder. Dilerse tohumun kıymetini verir. Tohumun kıymetini verirse, başkasının yerine ekilmiş olduğu tohumun kıymetini verir. Bunu tesbiti de şöyle olur; arazi tohum ekilmiş ve ekilmemiş olarak fiyatlanır ve aradaki farkı tazmin eder.
Kaynaklar
غَصَبَ مِنْ آخَرَ أَرْضًا فَزَرَعَهَا وَنَبَتَ فَلِصَاحِبِهَا أَنْ يَأْخُذَ الْأَرْضَ وَيَأْمُرَ الْغَاصِبَ بِقَلْعِ الزَّرْعِ تَفْرِيغًا لِمِلْكِهِ فَإِنْ أَبَى أَنْ يَفْعَلَ فَلِلْمَغْصُوبِ مِنْهُ أَنْ يَفْعَلَهُ بِنَفْسِهِ فَإِنْ لَمْ يَحْضُرْ الْمَالِكُ حَتَّى أَدْرَكَ الزَّرْعُ فَالزَّرْعُ لِلْغَاصِبِ وَهَذَا مَعْرُوفٌ وَلِلْمَالِكِ أَنْ يَرْجِعَ عَلَى الْغَاصِبِ بِنُقْصَانِ الْأَرْضِ إنْ انْتَقَصَتْ الْأَرْضُ بِسَبَبِ الزِّرَاعَةِ، ثُمَّ إنَّ الْمَشَايِخَ رَحِمَهُمْ اللَّهُ تَعَالَى اخْتَلَفُوا فِي مَعْرِفَةِ النُّقْصَانِ قَالَ بَعْضُهُمْ: يُنْظَرُ بِكَمْ تُؤَاجَرُ قَبْلَ الزِّرَاعَةِ وَبِكَمْ تُؤَاجَرُ بَعْدَهَا فَمِقْدَارُ التَّفَاوُتِ نُقْصَانُ الْأَرْضِ قَالَ شَمْسُ الْأَئِمَّةِ: وَهُوَ أَقْرَبُ إلَى الصَّوَابِ وَإِنْ حَضَرَ الْمَالِكُ وَالزَّرْعُ لَمْ يَنْبُتْ بَعْدُ فَإِنْ شَاءَ صَاحِبُ الْأَرْضِ تَرَكَهَا حَتَّى يَنْبُتَ الزَّرْعُ، ثُمَّ يَأْمُرُهُ بِالْقَلْعِ وَإِنْ شَاءَ أَعْطَاهُ قِيمَةَ بَذْرِهِ لَكِنْ مَبْذُورًا فِي أَرْضِ غَيْرِهِ وَهُوَ أَنْ تُقَوَّمُ الْأَرْضُ غَيْرَ مَبْذُورَةٍ وَمَبْذُورَةً فَيَضْمَنُ فَضْلَ مَا بَيْنَهُمَا كَذَا فِي الذَّخِيرَ
الشاملة الهندية 5\143
الشاملة الهندية 5\143