İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Gasp (Sahibinin İzni Veya Rızası Olmadan Zorla Başkasının Malını Alma)

Soru

Bir kimse, başkasından gasp ettiği malı kendi malıyla veya başkasının malıyla karıştırsa, nasıl tazmin eder?

Cevap

Gasp eden kimse, gasp ettiği malı kendi malıyla veya başkasının malıyla karıştırsa, böyle bir durum, iki kısma ayrılır;
1-Bunlar ya bir biriyle iç içe karışmıştır. Bunlarda iki kısımdır.
Birincisi, bir birinden ayrılması mümkün olmayanlar, mesela ceviz yağı ile tohum yağını, buğday unu ile arpa ununu karıştırmak gibi. Âlimlerin icmasıyla, bu karışmış olan malda, mal sahibinin bir hakkı olmaz, böyle bir başkasının malını karıştıran kimse, mal sahibine, karıştırdığı malı tazmin eder.
İkincisi ise, bir birinden ayrılması mümkün olanlar ki, o da bir cinsin, aynı cinsten diğerine katılması, mesela buğdayı, buğdaya, sütü süte katmak gibi. Bu durumda İmam-ı Âzam’a göre, mal sahibinin hakkı olmaz, katan kimse, tazmin eder. İmameyne göre ise, mal sahibi muhayyerdir. Dilerse hakkının mislini tazmin ettirir, dilerse de karışmış malda ortak olur ve hakları kadar bölüşürler.
2-Bunlar yan yana konulmuştur. Bu da iki kısımdır.
Birincisi, külfetsiz ve meşakkatsiz ayrıştırılması mümkün olanlar. Mesela dirhemleri, dinarlarla, siyahı beyazla karıştırmak gibi. Karıştıran kimse, tazmin etmez, ayırır ve mal sahibine malını verir.
İkincisi, külfetsiz ve meşakkatsiz ayrıştırılması mümkün olmayanlar, mesela buğdayı arpa ile karıştırmak gibi. Kitabü’l Asl’da İmam Muhammed’in zikr ettiğine göre, bunda karıştıran kimse, tazmin eder, mal sahibinin nassan muhayyerlik hakkı yoktur.
Sonra âlimler ihtilaf etmişlerdir. Bazıları “bu görüş imameynin görüşüdür,” demişlerdir.
İmam-ı Âzam’a göre bunlar ortak olmazlar, karıştıran kimse, karıştırdığını tazmin eder. Karışmış mal da, gasp edenin olur.
Bir görüşe göre de, mal sahibinin muhayyerlik hakkı vardır, bu görüş âlimler arasında ittifak edilen bir görüştür.
Diğer bir görüşe göre de, sahih olan, bu ikisinin malda ortak olmamasıdır, âlimlerin ittifakıyla bu böyledir.

Kaynaklar

الْغَاصِبُ إذَا خَلَطَ الْمَغْصُوبَ بِمَالِ نَفْسِهِ أَوْ بِمَالِ غَيْرِهِ فَهُوَ عَلَى ضَرْبَيْنِ خَلْطُ مُمَازَجَةٍ وَخَلْطُ مُجَاوَرَةٍ أَمَّا خَلْطُ الْمُمَازَجَةِ فَهُوَ عَلَى ضَرْبَيْنِ خَلْطٌ لَا يُمْكِنُ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا بِالْقِسْمَةِ وَخَلْطٌ يُمْكِنُ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا بِالْقِسْمَةِ فَمَا لَا يُمْكِنُ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا بِالْقِسْمَةِ كَخَلْطِ دُهْنِ الْجَوْزِ بِدُهْنِ الْبَذْرِ وَدَقِيقِ الْحِنْطَةِ بِدَقِيقِ الشَّعِيرِ فَالْخَالِطُ ضَامِنٌ وَلَا حَقَّ لِلْمَالِكِ فِي الْمَخْلُوطِ بِالْإِجْمَاعِ وَإِنْ أَمْكَنَ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا بِالْقِسْمَةِ كَخَلْطِ الْجِنْسِ بِالْجِنْسِ مِثْلُ الْحِنْطَةِ بِالْحِنْطَةِ وَاللَّبَنُ بِاللَّبَنِ فَكَذَلِكَ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - وَعِنْدَهُمَا الْمَالِكُ بِالْخِيَارِ إنْ شَاءَ ضَمَّنَهُ مِثْلَ حَقِّهِ وَإِنْ شَاءَ شَارَكَهُ فِي الْمَخْلُوطِ وَاقْتَسَمَاهُ عَلَى قَدْرِ حَقِّهِمَا
وَأَمَّا خَلْطُ الْمُجَاوَرَةِ فَهُوَ عَلَى ضَرْبَيْنِ خَلْطٌ يُمْكِنُ التَّمْيِيزُ بِلَا كُلْفَةٍ وَلَا مَشَقَّةٍ وَخَلْطٌ لَا يُمْكِنُ التَّمْيِيزُ إلَّا بِكُلْفَةٍ وَمَشَقَّةٍ فَإِنْ أَمْكَنَ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا بِلَا كُلْفَةٍ وَمَشَقَّةٍ كَخَلْطِ الدَّرَاهِمِ بِالدَّنَانِيرِ وَالْبِيضِ بِالسُّودِ لَا يَضْمَنُ الْخَالِطُ وَيُمَيَّزُ وَإِنْ لَمْ يُمْكِنْ التَّمْيِيزُ إلَّا بِكُلْفَةٍ وَمَشَقَّةٍ كَخَلْطِ الْحِنْطَةِ بِالشَّعِيرِ ذَكَرَ فِي الْكِتَابِ أَنَّهُ يَضْمَنُ الْخَالِطُ وَلَمْ يَذْكُرْ الْخِيَارَ لِلْمَالِكِ نَصًّا ثُمَّ اخْتَلَفُوا قِيلَ: هَذَا قَوْلُهُمَا وَفِي قَوْلِ أَبِي حَنِيفَةَ - رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى - لَا يُشْتَرَكُ؛ لِأَنَّ الْحِنْطَةَ لَا تَخْلُو عَنْ حَبَّاتِ الشَّعِيرِ فَيَكُونُ خَالَطَ الْجِنْسَ بِالْجِنْسِ فَيَمْلِكُ عِنْدَهُ وَقِيلَ لَهُ الْخِيَارُ عِنْدَهُمْ جَمِيعًا وَقِيلَ الصَّحِيحُ أَنَّهُمَا لَا يَشْتَرِكَانِ عِنْدَهُمْ جَمِيعًا الشاملة الهندية 5\132

Gasp (Sahibinin İzni Veya Rızası Olmadan Zorla Başkasının Malını Alma) konusunda diğer sorular