Soru
Bir kimse, namazların son oturuşunda, oturmayarak ayağa kalksa, bu kimsenin ne yapması gerekir?
Cevap
Görüntülenme:6
Bir kimse namazların son oturuşunda unutarak ayağa kalksa, eğer secde ile tamamlamadıktan sonra, tekrar oturur ve teşehhüd eder, sehiv secdesi yapar ve tekrar teşehhüd, salavat ve okuyacaksa, Rabbenâ âtinâ … ve Rabbenağfirlî…. duasını okur ve selam verir.
Burada ayağa kalkma, oturuşa yakın olmadığı takdirdedir. Bir insanın yarısı düzleşmişse, ayağa kalkmıştır.
Eğer oturuşa yakın ise, oturur, teşehhüd, salavat ve okuyacaksa, Rabbenâ âtinâ … ve Rabbenağfirlî…. duasını okur ve selam verir. Sehiv secdesi bu durumda yapmaz.
Bu kimse namazın son oturuşunda oturmaz veya teşehhüd miktarı oturmaz, ayağa kalkar, unutarak, yanılarak veya kasten secde ile tamamlarsa, kıldığı farz namazı, İmam Muhammed’e göre, alnını yerden kaldırmakla nafileye dönmüş olur. Fetvâ da, buna göredir.
Eğer bu kıldığı namaz dört rekatlı ise, kıldığı beş rekat olunca, o namazın rekat sayısını, nafile namaza dönüşmesi için, eğer dilerse, altıya tamamlar. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Mesela öğle ve ikindinin farz namazları gibi. Çünkü nafile namazların çift olarak kılınması meşrudur. Sonra farzı yeniden kılar.
Eğer kıldığı namaz üç rekatli akşam namazı ise, zaten dört rekat kıldığından, bu namaza rekat eklemez. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Sonra farzı yeniden kılar.
Fakat akşam namazından önce nafile namazların kılınmasının mekruh olduğu söylenerek, bu namaza bir rekat eklenmez, dördüncü rekatın secdesinden sonra hemen selam verilir denilmişse de, buna cevaben, bu kast olunan nafileler içindir, oysa bunda kasıt yoktur denilmiştir. Sabah ve ikindin namazı da böyledir.
Sabah namazının iki rekat farzında olursa, bir rekat daha kıldığından, kılmış olduğu rekat sayısı üç olmuş olur. Eğer dilerse, nafileye dönüşmesi için, bir rekat daha ekler ve dört rekate tamamlamış olur. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Sonra farzı yeniden kılar.
Mekruh vakitlerde, rekat ekleyerek nafile namaza dönmesini mekruh gören âlimler de vardır. Fakat mutemed olan görüşe göre, bunda bir sakınca yoktur. Fetvâ da, buna göre verilmiştir. Bahr adlı kitabın yazarı, bunda bir sakınca olmamasını, evlâ olanı, terk etmekle yorumlamıştır.
Buradaki rekat ekleme, bazı âlimler, vacip olduğunu söyleseler de, en açık ve kuvvetli görüşe göre menduptur.
Bir kimse, nafileye dönüşmesi için, rekat eklemeden namazını bu şekilde fazla kılsa, bu namazın kazası gerekir mi? Çünkü nafile namazlara başlanıldığında, tamamlanmaz ise, kazası gerekir.
Mesela sabah namazını üç rekat kıldı, selam verdi ve nafile namazına dönüşmesi için de, bir rekat daha eklemedi, yeniden namazını kıldı, diğer namazları da bu şekilde düşünülürse, kaza etmek gerekir mi, diye akla bir soru gelse, bu namazı kasten bu şekilde kılmadığından dolayı, kaza etmesi gerekmez, diye cevap verilmiştir.
Burada ayağa kalkma, oturuşa yakın olmadığı takdirdedir. Bir insanın yarısı düzleşmişse, ayağa kalkmıştır.
Eğer oturuşa yakın ise, oturur, teşehhüd, salavat ve okuyacaksa, Rabbenâ âtinâ … ve Rabbenağfirlî…. duasını okur ve selam verir. Sehiv secdesi bu durumda yapmaz.
Bu kimse namazın son oturuşunda oturmaz veya teşehhüd miktarı oturmaz, ayağa kalkar, unutarak, yanılarak veya kasten secde ile tamamlarsa, kıldığı farz namazı, İmam Muhammed’e göre, alnını yerden kaldırmakla nafileye dönmüş olur. Fetvâ da, buna göredir.
Eğer bu kıldığı namaz dört rekatlı ise, kıldığı beş rekat olunca, o namazın rekat sayısını, nafile namaza dönüşmesi için, eğer dilerse, altıya tamamlar. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Mesela öğle ve ikindinin farz namazları gibi. Çünkü nafile namazların çift olarak kılınması meşrudur. Sonra farzı yeniden kılar.
Eğer kıldığı namaz üç rekatli akşam namazı ise, zaten dört rekat kıldığından, bu namaza rekat eklemez. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Sonra farzı yeniden kılar.
Fakat akşam namazından önce nafile namazların kılınmasının mekruh olduğu söylenerek, bu namaza bir rekat eklenmez, dördüncü rekatın secdesinden sonra hemen selam verilir denilmişse de, buna cevaben, bu kast olunan nafileler içindir, oysa bunda kasıt yoktur denilmiştir. Sabah ve ikindin namazı da böyledir.
Sabah namazının iki rekat farzında olursa, bir rekat daha kıldığından, kılmış olduğu rekat sayısı üç olmuş olur. Eğer dilerse, nafileye dönüşmesi için, bir rekat daha ekler ve dört rekate tamamlamış olur. En sahih görüşe göre, namazın sonunda da, sehiv secdesi yapmaz. Sonra farzı yeniden kılar.
Mekruh vakitlerde, rekat ekleyerek nafile namaza dönmesini mekruh gören âlimler de vardır. Fakat mutemed olan görüşe göre, bunda bir sakınca yoktur. Fetvâ da, buna göre verilmiştir. Bahr adlı kitabın yazarı, bunda bir sakınca olmamasını, evlâ olanı, terk etmekle yorumlamıştır.
Buradaki rekat ekleme, bazı âlimler, vacip olduğunu söyleseler de, en açık ve kuvvetli görüşe göre menduptur.
Bir kimse, nafileye dönüşmesi için, rekat eklemeden namazını bu şekilde fazla kılsa, bu namazın kazası gerekir mi? Çünkü nafile namazlara başlanıldığında, tamamlanmaz ise, kazası gerekir.
Mesela sabah namazını üç rekat kıldı, selam verdi ve nafile namazına dönüşmesi için de, bir rekat daha eklemedi, yeniden namazını kıldı, diğer namazları da bu şekilde düşünülürse, kaza etmek gerekir mi, diye akla bir soru gelse, bu namazı kasten bu şekilde kılmadığından dolayı, kaza etmesi gerekmez, diye cevap verilmiştir.
Kaynaklar
(وَلَوْ سَهَا عَنْ الْقُعُودِ الْأَخِيرِ) كُلِّهِ أَوْ بَعْضِهِ (عَادَ) وَيَكْفِي كَوْنُ كِلَا الْجِلْسَتَيْنِ قَدْرَ التَّشَهُّدَ (مَا لَمْ يُقَيِّدْهَا بِسَجْدَةٍ) لِأَنَّ مَا دُونَ الرَّكْعَةِ مَحَلُّ الرَّفْضِ وَسَجَدَ لِلسَّهْوِ لِتَأْخِيرِ الْقُعُودِ (وَإِنْ قَيَّدَهَا) بِسَجْدَةٍ عَامِدًا أَوْ نَاسِيًا أَوْ سَاهِيًا أَوْ مُخْطِئًا (تَحَوَّلَ فَرْضُهُ نَفْلًا بِرَفْعِهِ) الْجَبْهَةَ عِنْدَ مُحَمَّدٍ
وَبِهِ يُفْتَى لِأَنَّ تَمَامَ الشَّيْءِ بِآخِرِهِ (وَضَمَّ سَادِسَةً) وَلَوْ فِي الْعَصْرِ وَالْفَجْرِ (إنْ شَاءَ) لِاخْتِصَاصِ الْكَرَاهَةِ وَالْإِتْمَامِ بِالْقَصْدِ (وَلَا يَسْجُدُ لِلسَّهْوِ عَلَى الْأَصَحِّ) .....
ابن عابدين 2\84-85- 86-87
وَبِهِ يُفْتَى لِأَنَّ تَمَامَ الشَّيْءِ بِآخِرِهِ (وَضَمَّ سَادِسَةً) وَلَوْ فِي الْعَصْرِ وَالْفَجْرِ (إنْ شَاءَ) لِاخْتِصَاصِ الْكَرَاهَةِ وَالْإِتْمَامِ بِالْقَصْدِ (وَلَا يَسْجُدُ لِلسَّهْوِ عَلَى الْأَصَحِّ) .....
ابن عابدين 2\84-85- 86-87