Soru
Bir kimsenin iki bağı olsa, su yolu bir olsa, bunları satsa, yukarıdaki bağın sahibi, aşağıdaki bağa suyu akıtmak istemese, buna hakkı var mıdır?
Cevap
Görüntülenme:1
Bu meselenin iki yönü vardır; bu iki bağı alan kimse ya, ayrı ayrı kimselerdir veya aynı kimsedir.
Eğer ayrı kimseler ise, eğer bağı satışta, sulama-suyu akıtma hakkı, nassan veya delâleten konuşulmamışsa, bağı satışta, sulama hakkı bu satışa girmez.
Eğer nassan veya delâleten konuşulmuşsa, her bir bağı satan alan için, aldığı bağa suyu akıtma hakkı vardır. Her iki müşteride, satıcının yerine kâimdir. Önce veya sonra satılmış olmasına itibar olunmaz.
Eğer satın alan, tek bir kimse ise, sulama hakkı satışta nassan veya delâleten konuşulmamışsa, bu satışta sulama hakkı dahil olmamıştır.
Eğer konuşulmuş ve ilk satılan bağda, üstteki bağ ise, aşağıdaki bağın sahibinin suyu akıtma hakkı olmaz. Ancak satıcı, evvelki satış vaktinse, aşağıdaki bağın sahibinin de suyu akıtma hakkı olduğunu şart koşmuşsa, bu takdirde de, suyu akıtma hakkı vardır.
Eğer ilk önce aşağıdaki bağı satmışsa, bu takdirde de, her ikisinin de bağına suyu akıtma hakkı vardır.
Eğer ayrı kimseler ise, eğer bağı satışta, sulama-suyu akıtma hakkı, nassan veya delâleten konuşulmamışsa, bağı satışta, sulama hakkı bu satışa girmez.
Eğer nassan veya delâleten konuşulmuşsa, her bir bağı satan alan için, aldığı bağa suyu akıtma hakkı vardır. Her iki müşteride, satıcının yerine kâimdir. Önce veya sonra satılmış olmasına itibar olunmaz.
Eğer satın alan, tek bir kimse ise, sulama hakkı satışta nassan veya delâleten konuşulmamışsa, bu satışta sulama hakkı dahil olmamıştır.
Eğer konuşulmuş ve ilk satılan bağda, üstteki bağ ise, aşağıdaki bağın sahibinin suyu akıtma hakkı olmaz. Ancak satıcı, evvelki satış vaktinse, aşağıdaki bağın sahibinin de suyu akıtma hakkı olduğunu şart koşmuşsa, bu takdirde de, suyu akıtma hakkı vardır.
Eğer ilk önce aşağıdaki bağı satmışsa, bu takdirde de, her ikisinin de bağına suyu akıtma hakkı vardır.
Kaynaklar
فِي فَتَاوَى الْفَضْلِيِّ قِطْعَتَا كَرْمٍ لِرَجُلٍ بَاعَ إحْدَاهُمَا مِنْ رَجُلٍ وَالْأُخْرَى مِنْ رَجُلٍ وَكَانَ مَجْرَاهُمَا وَاحِدًا فَمَنَعَ مُشْتَرِي الْقِطْعَةِ الْأَعْلَى مَجْرَى مَاءٍ الْقِطْعَةِ السُّفْلَى ذَكَرَ الْمَسْأَلَةَ وَلَمْ يُشْبِعْ فِي جَوَابِهَا وَفِي الْحَقِيقَةِ الْمَسْأَلَةُ عَلَى وَجْهَيْنِ: أَمَّا إنْ كَانَ مَالِكُ الْقِطْعَتَيْنِ مُخْتَلِفًا، أَوْ كَانَ مَالِكُهُمَا وَاحِدًا، إنْ كَانَ الْمَالِكَ مُخْتَلِفًا إنْ لَمْ يَذْكُرْ الشِّرْبَ فِي الْبَيْعِ لَا نَصًّا وَلَا دَلَالَةً لَا يَدْخُلُ الشِّرْبُ فِي الْبَيْعِ وَإِنْ ذَكَرَاهُ إمَّا نَصًّا وَإِمَّا دَلَالَةً كَانَ لِكُلِّ مُشْتَرٍ حَقُّ إجْرَاءِ الْمَاءِ إلَى أَرْضِهِ وَيَقُومُ كُلُّ مُشْتَرٍ مَقَامَ بَائِعِهِ وَلَا يُعْتَبَرُ فِيهِ التَّقَدُّمُ وَالتَّأَخُّرُ وَإِنْ كَانَ الْمَالِكُ وَاحِدًا فَإِنْ لَمْ يَذْكُرْ الشِّرْبَ فِي الْبَيْعِ لَا نَصًّا وَلَا دَلَالَةً لَا يَدْخُلُ تَحْتَ الْبَيْعِ وَإِنْ ذَكَرَاهُ فَإِنْ بَاعَ الْقِطْعَةَ الْعُلْيَا أَوَّلًا لَمْ يَكُنْ لِصَاحِبِ الْقِطْعَةِ السُّفْلَى إجْرَاءُ الْمَاءِ إلَّا إذَا اشْتَرَطَ الْبَائِعُ وَقْتَ الْبَيْعِ الْأَوَّلِ أَنْ يَكُونَ لَهُ حَقُّ إجْرَاءِ الْمَاءِ إلَى الْقِطْعَةِ السُّفْلَى وَإِنْ بَاعَ الْقِطْعَةَ السُّفْلَى أَوَّلًا كَانَ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا حَقُّ إجْرَاءِ الْمَاءِ إلَى أَرْضِهِ كَذَا فِي الْمُحِيطِ الشاملة الهندية 5\394