İçeriğe geç
Veciz Fetvalar
Cihad

Soru

Müslüman bir kimse dârü’l harpte, o ülkede yaşayan kafirlerle kumar oynaması, onlara içki ve domuz eti satması ve faiz ile paralarını almaları câiz midir?

Cevap

Görüntülenme:18
Müslümanların yaşadığı islam beldelerinde, taraflardan biri kafir olsa da, fasid akidlerle, o kafirin malalını almak helal olmaz.
Fakat dârü’l harpta kafirlerin rızası ile faiz yoluyla bir dirhem karşılığında iki dirhem peşin veya veresiye alabildiği gibi, ister kumar yoluyla olsun, ister fasid akidlerle olsun, mallarını almak helaldır ve câizdir. Fakat aldatmak yoluyla mallarını ellerinden alınması, haramdır.
Buna göre, dârü’l harpte bir Müslüman, kafirlere şarap, domuz ve leş eti satabilir, onlarla kumar oynadığında kazancı helaldır. Karşılığında almış olduğu bedel de helaldir. Çünkü onların malları, biz Müslümanlara mubahtır.
Bu durum İmam-ı Âzam ve İmam-ı Muhammed’e göre böyledir.
İmam Ebu Yusuf’a göre, faiz ister darül harpde ister dârü’l islamda olsun faiz, faizdir. Diğer fasid akidler, leş satışı, şarap satışı, bunlarda câiz değildir.
Buna göre Ebu Yusuf’a göre islam beldesinde Müslümana yasak olan, dârül harpte de yasaktır.
El Muhîti'l Bürhâniye adlı eser sahibi, dârü'l harpte müslümanın kafirden faiz almasının câiz olduğunu, fakat fâiz vermesinin ise câiz olmadığını söylemektedir.
Bedâi'de ise, bir müslüman eman ile(pasaportla) dârü'l harbe girdiğinde, oradaki bir kafirle fâiz akdi veya islamda fâsid olan akidlerin(sözleşmeler) yapmasının, İmam Âzam ve İmam Muhammed'e göre câiz, İmam Ebu Yusuf'a göre ise câiz olmadığı bildirmiştir. .

Kaynaklar

في كافى الحاكم و ان بايعهم الدرهم بدرهمين نقدا او نسيئة او بايعهم بالخمر و الخنزير و الميتة فلا بئس بذلك لان له ان يأخذ اموالهم برضاهم في قولهما و لا يجوز شيئ من ذلك في قول ابى يوسف
اقول: و على هذا فلا يحل اخذ ماله بعقد فاسد بخلاف المسلم المستأمن في دار الحرب فان له اخذ مالهم برضاهم و لو بربا او قمار لان مالهم مباح لنا الا ان الغدر حرام و ما اخذ برضاهم ليس غدرا من المستأمن
ابن عابد 4\166-169
وَعَلَى هَذَا إذَا دَخَلَ مُسْلِمٌ أَوْ ذِمِّيٌّ دَارَ الْحَرْبِ بِأَمَانٍ، فَعَاقَدَ حَرْبِيًّا عَقْدَ الرِّبَا أَوْ غَيْرِهِ مِنْ الْعُقُودِ الْفَاسِدَةِ فِي حُكْمِ الْإِسْلَامِ جَازَ عِنْدَ أَبِي حَنِيفَةَ، وَمُحَمَّدٍ - رَحِمَهُمَا اللَّهُ - وَكَذَلِكَ لَوْ كَانَ أَسِيرًا فِي أَيْدِيهِمْ أَوْ أَسْلَمَ فِي دَارِ الْحَرْبِ وَلَمْ يُهَاجِرْ إلَيْنَا، فَعَاقَدَ حَرْبِيًّا وَقَالَ أَبُو يُوسُفَ: لَا يَجُوزُ لِلْمُسْلِمِ فِي دَارِ الْحَرْبِ إلَّا مَا يَجُوزُ لَهُ فِي دَارِ الْإِسْلَامِ
بدائع الشاملة 7/132

Cihad konusunda diğer sorular