Soru
Bir kimsenin, kaldırımın(yaya yolu) yarısı veya bir kısmına kadar veya kaldırımı işgal edecek şekilde, özellikle de dükkan sahipleri ve işportacılar, işgal etmeleri câiz midir?
Cevap
Görüntülenme:1
Bir kimse, umumi bir yol veya yaya yolu üzerine bina inşa etmesi ve kurması, kazâen câiz olmaz. İnsanlardan her birisinin bu kimseyi dâvâ etme hakkı olduğu gibi, dâvâ ettiği takdirde de, bu kimsenin onu yıkma hakkı vardır. Çünkü umumi yolda, herkesin hakkı vardır. Yaya yolu da, umumi bir yoldur.
Yukarıdaki hüküm, mahkemeye gidildiği takdirde, verilen hükümdür.
Bu kimse diyâneten, yani kendisi ile Allah(cc) arasındaki muamelede, eğer bu kimsenin yapmış olduğu bina veya kurduğu müştemilat, insanların geçmesine mani olacak ve zarar verecekse, buna ruhsatı yoktur, yaptığı takdirde günaha girer.
Eğer böyle birisine zarar vermezse, umumi yoldan faydalanmak herkesin hakkı olduğundan, bina yaptığı veya müştemilat kurduğu takdirde de, buna ruhsatı vardır. Fakat insanlardan birisi, müslüman olsun, zimmî olsun, dâvâ(mahkemeye şikayet) ettiği takdirde de, yıkılmasına hükmedilir.
Yukarıdaki hüküm, mahkemeye gidildiği takdirde, verilen hükümdür.
Bu kimse diyâneten, yani kendisi ile Allah(cc) arasındaki muamelede, eğer bu kimsenin yapmış olduğu bina veya kurduğu müştemilat, insanların geçmesine mani olacak ve zarar verecekse, buna ruhsatı yoktur, yaptığı takdirde günaha girer.
Eğer böyle birisine zarar vermezse, umumi yoldan faydalanmak herkesin hakkı olduğundan, bina yaptığı veya müştemilat kurduğu takdirde de, buna ruhsatı vardır. Fakat insanlardan birisi, müslüman olsun, zimmî olsun, dâvâ(mahkemeye şikayet) ettiği takdirde de, yıkılmasına hükmedilir.
Kaynaklar
وَلَوْ أَنَّ رَجُلًا بَنَى حَائِطًا مِنْ حِجَارَةٍ فِي الْفُرَاتِ وَاتَّخَذَ عَلَيْهِ رَحًى يُطْحَنُ بِالْمَاءِ لَمْ يَجُزْ لَهُ ذَلِكَ فِي الْقَضَاءِ وَمَنْ خَاصَمَهُ مِنْ النَّاسِ فَلَهُ هَدْمُهُ لِأَنَّ مَوْضِعَ الْفُرَاتِ حَقُّ الْعَامَّةِ بِمَنْزِلَةِ الطَّرِيقِ الْعَامِّ.
وَلَوْ بَنَى رَجُلٌ فِي الطَّرِيقِ الْعَامِّ كَانَ لِكُلِّ وَاحِدٍ أَنْ يُخَاصِمَهُ فِي ذَلِكَ وَيَهْدِمَهُ فَأَمَّا بَيْنَهُ وَبَيْنَ اللَّهِ تَعَالَى فَإِنْ كَانَ هَذَا الْحَائِطُ الَّذِي بَنَاهُ فِي الْفُرَاتِ يَضُرُّ بِمَجْرَى السُّفُنِ أَوْ الْمَاءِ لَمْ يَسَعْهُ وَهُوَ فِيهِ آثِمٌ وَإِنْ كَانَ لَا يَضُرُّ بِأَحَدٍ فَهُوَ فِي سَعَةٍ مِنْ الِانْتِفَاعِ بِمَنْزِلَةِ الطَّرِيقِ الْعَامِّ إذَا بَنَى فِيهِ بِنَاءً فَإِنْ كَانَ يَضُرُّ بِالْمَارَّةِ فَهُوَ آثِمٌ فِي ذَلِكَ وَإِنْ كَانَ لَا يَضُرُّ بِهَا فَهُوَ فِي سَعَةٍ مِنْ ذَلِكَ وَمَنْ خَاصَمَهُ مِنْ مُسْلِمٍ أَوْ ذِمِّيٍّ قُضِيَ عَلَيْهِ بِهَدْمِهِ وَكَذَلِكَ النِّسَاءُ وَالْمُكَاتَبُونَ وَأَمَّا الْعَبْدُ فَلَا خُصُومَةَ فِي ذَلِكَ وَالصَّبِيُّ بِمَنْزِلَةِ الْعَبْدِ تَبَعٌ لَا خُصُومَةَ لَهُ فِي ذَلِكَ وَالْمَغْلُوبُ وَالْمَعْتُوهُ كَذَلِكَ إلَّا أَنْ يُخَاصِمَ عَنْهُ أَبُوهُ أَوْ وَصِيُّهُ كَذَا فِي الْمَبْسُوطِ الشاملة الهندية 5\406
وَلَوْ بَنَى رَجُلٌ فِي الطَّرِيقِ الْعَامِّ كَانَ لِكُلِّ وَاحِدٍ أَنْ يُخَاصِمَهُ فِي ذَلِكَ وَيَهْدِمَهُ فَأَمَّا بَيْنَهُ وَبَيْنَ اللَّهِ تَعَالَى فَإِنْ كَانَ هَذَا الْحَائِطُ الَّذِي بَنَاهُ فِي الْفُرَاتِ يَضُرُّ بِمَجْرَى السُّفُنِ أَوْ الْمَاءِ لَمْ يَسَعْهُ وَهُوَ فِيهِ آثِمٌ وَإِنْ كَانَ لَا يَضُرُّ بِأَحَدٍ فَهُوَ فِي سَعَةٍ مِنْ الِانْتِفَاعِ بِمَنْزِلَةِ الطَّرِيقِ الْعَامِّ إذَا بَنَى فِيهِ بِنَاءً فَإِنْ كَانَ يَضُرُّ بِالْمَارَّةِ فَهُوَ آثِمٌ فِي ذَلِكَ وَإِنْ كَانَ لَا يَضُرُّ بِهَا فَهُوَ فِي سَعَةٍ مِنْ ذَلِكَ وَمَنْ خَاصَمَهُ مِنْ مُسْلِمٍ أَوْ ذِمِّيٍّ قُضِيَ عَلَيْهِ بِهَدْمِهِ وَكَذَلِكَ النِّسَاءُ وَالْمُكَاتَبُونَ وَأَمَّا الْعَبْدُ فَلَا خُصُومَةَ فِي ذَلِكَ وَالصَّبِيُّ بِمَنْزِلَةِ الْعَبْدِ تَبَعٌ لَا خُصُومَةَ لَهُ فِي ذَلِكَ وَالْمَغْلُوبُ وَالْمَعْتُوهُ كَذَلِكَ إلَّا أَنْ يُخَاصِمَ عَنْهُ أَبُوهُ أَوْ وَصِيُّهُ كَذَا فِي الْمَبْسُوطِ الشاملة الهندية 5\406